Dışişleri Bakanı Babacan 2009'u anlattı

Dışişleri Bakanı Babacan 2009'u anlattı.8957
  • Giriş : 17.01.2009 / 08:05:00
  • Güncelleme : 17.01.2009 / 08:02:32

Babacan, 2009 yılında Türkiye-AB ilişkileriyle ilgili zor bir tablo çizdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dışişleri Bakanı Ali Babacan, gazetecilerin katıldığı bir programda 2009 yılında Türkiye-AB ilişkileriyle ilgili zor bir tablo çizdi: Birçok şeye hazırlıklı olmalıyız

NTV'de Oğuz Tongsir'in sunduğu programda gazeteciler Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ı ağırlıyor. Bakan Babacan, Türkiye'nin Gazze savaşındaki konumu Obama sonrası ABD ilişkileri ve ateşkesle ilgili çalışmaları Işın Elçin, Fehmi Koru, Semih İdiz'e anlatıyor.

Babacan Gazze'de gelinen noktayı şöyle açıkladı:

Gazze'de yarın saat 11.00'le birlikte 3 hafta dolmuş olacak. Ölü sayısı 1100'ü geçti. 5 bin yaralı var. Ölenlerin üçte biri çocuk ve kadın. İnsanlık açısından baktığında tolere edilebilir bir durum değil.

Gazze olayları başlamadan önce Ortadoğu'da olabilecek olayları dillendirmeye başladık. 2009'un çok riskli bir yıl olacağını belirttik. İsrail saldırıları başladı. Başbakan pek çok ülkeyi ziyaret etti telefonla bağlantılar kurduk. İslam Konferansı Örgütü toplandı. BM toplandı bir karar aldı ve acil ateşkes çağrısında bulundu. Ancak saldırılar devam ediyor.

Biz ayrıcalıklı bir konumdayız. Tüm taraflarla konuşabiliyoruz. Tüm tarafların güvenini kazanmış bir ülke olmamız bize sorumluluk da yüklüyor. Bu durum bize izleme hakkı vermiyor.

Silahların susması bugün için iki tarafın da yenilgi anlamına geliyor. Bu hem Hamas hem İsrail için de gerekli. Ateşkes görüşmelerinde silahların susması ilebirlikte asgari bir müşterekin de yakalanması gerekiyor. İki tarafın da kendi halkına anlatabileceği bir çözüm olması gerekiyor.

Geçmişte Mısır'dan Gazze'ye tüneller yolu ile silahlar girdiği şeklinde çıkan krizden biraz daha karmaşık. Bizim şu anda sahada heyetlerimiz var. Arkadaşlarımız ilgili tüm taraflarla görüşüyorlar. Ateşkesin nasıl sağlanabileceği konusunu netleştirmeye çalışıyor. Biz elde ettiğimiz verilerle sonuca en yakın önerimizi taraflara sunduk.

Gazze'ye yönelik farklı ülkelerden öneriler geldi. Fransa, Mısır gibi ülkelerin önerileri vardı.

TÜRKİYE'NİN BULDUĞU ÇÖZÜM

Biz ortak zemini yakalayacağımız zemin öncelikle silahların susması, Gazze'de ambargonun kalkması güvenlik önlemlerinin alınması, İsrail'in askeri birliklerinin belli bir zaman diliminde çekilmesi, Mısır'la Gazze arasındaki silah trafiğinin düzenlenmesi ve bütün bu ateşkes şartlarının uygulanıp uygulanmadığını gözlemleyecek bir gözlemciler grubu oluşması.

İsrail'in öncelikli konusu güvenlik ve Hamas'ın tamamen yok sayılması şartı getiriyor. Ancak bu gerçekci bir öneri değil.

Biz İsrail'li bakanla birkaç kez telefonla görüştük. İsrailli bakan gelmek istedi biz gündem önemli olduğu için o konuya açıklık getirilsin istedik. Sıradan bir ziyaret için uygun ortam yoktu.

Türkiye'nin özü sözü bir. İçimizden ne geçiyorsa onu açıklıyoruz. Bizim gizli bir gündemimiz yok. Başbakanımızın açıklamalarını İtalyan medyası özellikle sivri şekilde sunmaya çalışıyor. Böylece farklı tavırlar çıkıyor. İsrail'in Türkiye ile alakalı görüşü duruşu değişmeyecektir. Çünkü Türkiye kolay vazgeçebilecekleri bir ülke değil.

Suriye'nin İsrail ile ilişkileri kesmeye davet etmesi Türkiye'yi nasıl etkiler

Her ülke kendi kararanı kendi iç kamuoyu ve dış politikası çerçevesinde alır. Bu o ülkelerin tercihidir. Bu durum Türkiye açısından ne düşünülüyor diye sorulursa biz iletişim kanallarının açık olmasından yanayız. Bu durum yine iletişim diyaloglarla çözülecektir. Bugün bu işleri yapabilecek bir iki ülkeden birisi Türkiye'dir deniyorsa biz konuşarak iletişim kanallarını açık tutarak bu notaya geldik. Bizim kapıyı kapatmamız gözyaşını durdurmayacaktır. Bizim geçmişte kullanıdğımız konular kelimeler farklı bugün kullandığımız ton farklı çünkü gündem farkıldır.

İsrail'in Gazze'deki yaklaşımı yeni değil. Bundan sonra İsrail yapılacak yeni anlaşmayı da bypas edebilir. Türkiye'nin İsrail'i durdurmaya yönelik ne tür kozları var

ABD Bölgede etkin bir ülke. pekçok ülke ile stratejik ortaklığı ve güvenlik anlaşmaları var. Burda ABD'nin alacağı pozisyon önem taşıyor. Bunun hemen yanında olacak ateşkes anlaşmasının olacak tarafları var. Bununla ilgili bir gözlemci grubu ve bunu kim garanti edecek hangi ülkeler elimde enstrümanlar var yaptırım uygularım diyebilecek noktaları netleşecektir.

Ateşkeste taraflar bir şekilde ikna edilmek durumundadır. Ateşkes yaptık bir taraf uymuyor demekle ateşkes olmaz. Mutlaka tüm tarafların rızası ile mutabakata varılması ile kalıcı sonuçlar alınabilir. Bunun aksi ateşkes olmaz.

İsrail ile ateşkes imzalansa bile ortada kalıcı görüntüler var. Bu görüntüler insanların belleklerine işlendi. Böyle bir israil ile nasıl bir gelecek kurulacak. Böyle bir dünya düzeni içinde İsrail ile nasıl bir düzen kurulacak. Olmert Filistin devletine ihtiyaç var dedi sonrasında da böyle bir durum doğdu.

Babacan: İsrail'e bakınca İsrail tek bir grup tek bir kişi değil, Olmert gitmeden önce yaptığı açıklamaları kendi istediği sözler değildi. Bugün Olmert parti başkanı değil. Bugün Ehud Barak var, Gazze operasyonu öncesi ve sonrasında parti içindeki durumu farklı. İsrail'in nüfusu 8 milyon dolayında. İsrail halkı da güvenlik huzur istiyor. İsrail artık kuruluşundaki gibi şeriat devleti peşinde değil. İsrail'de artık daha çok 67 sınırlarından bahsediliyor. İsrail Ürdün İsrail Mısır hatlarında eski sınırlara gidildi. Bugün tek sorun İsrail Lübnan hattıdır. İsrail ile kalıcı barış müzakerelerinin başlayacağı umudundayım. Ben ümitvar olarak değli aksi halde dünya nereye gider, huzursuz bir şekilde bu gidişin ne olacağını İsraillilerin kendi kendilerine sorması gekerir.

Burda en önemli farklı Arap ülkeleri farklı tutumdur. Arap ülkeleri özellikle İsrail ile ilgili farklı bakış açısındalar. Araplar Hamas konusunda çok farklı bakış içindeler. Bu da Araplar için çok riskli bir konudur. Bu konuda parçalanma olursa barışın gelmesi zor olur. Müzakereler Arap barış planı çerçevesi içinde yürüyor.

İsrail'le teketek görüşerek bir mesafe almak mümkün değil. Arap ülkelerinin dağınıklığı da süreci daha da imkansız hale getiriyor. Bu konuda ABD ne zaman devreye girecek. İsrail'in yeni bir saldırısının olmayacağının da garantisi yok. Rusya'nın Gürcistan'a saldırısına ABD ve AB anında tepki verdi. İsrail'e karşı ortak tepki mümkün olabilir mi

kullan

Babacan: Biz Obama ile yakın temas kurduk. Yönetime geleceği sürece kadar ilgili kişilerle görüşmelerimiz oldu. Türkiye'nin duruşu ve bakışını aktardık. Filistin'de yapılan milletvekili seçimlerinde Hamas'ın seçime girmesini ABD destekledi. İsrail ve ABD istemeden Hamas seçime giremezdi. Ancak Hamas'ın seçilmesi üzerine söylemler değişmeye başladı. Hamas'ın terörist olduğu ileri sürülmeye başlandı. Filistin'de birbirini tanımayan Mahmut Abbas ile İsmail Haniye'nin başında bulunduğu iki hükümet ortaya çıktı. Burda öncelikle Filistinlilerin uzlaştırılması biraraya getirilmesi, geniş bir tabanı olan tabanının da desteklediği bir liderlik yapısı ile barış müzakerelerinin sürdürülmesini olmazsa olmaz düşüncesindeyiz. Bugün gelinen noktada Mahmut Abbas büyük güç kaybetmiştir. Bize göre çözüm olacaksa bu mutlaka siyasi çözüm olması gerekir. Filistin'de mümkün olan en kısa zamanda yapılacak bir seçimin ülkede birliği sağlaması açısından çok önemlidir.

Annapolis sürecine herşeyi ile iyi herşeyi ile mükemmel bir süreç demek mümkün değildir. Ancak bu sürece Suriye dahil destek verdiği bir süreçtir. Biz bu sürece son ana kadar ülkeleri katılması için çaba harcadık. Bugün gelinen noktada bu sürece karşı çıkmak muhatap almamak doğru değil. Ancak eksik noktaları var. Yerleşim konusu, Batı Şeria'ya yerleştirilen İsraillilerin ordan çıkarılması, Kudüs'le ilgili güvenlik düzenlemeleri var. Annapolis toplantısından 2 hafta sonra İsrail gazetelere ilan vererek Batı Şeria'ya yeni yerleşkeler yapılacağını açıkladı. Bu da ortamı bir anda bozdu. Bugün 2.5 milyon insanın yaşadığı yerde birçok yerde yollar kesiliyor irtibatlar koparılıyor. Bunların azaltılması için çaba harcanacakken bu sınırlar daha da çoğaltıldı. Böyle oluncada atılan adımlar boşa çıktı. Ancak burda tek suçlu sadece İsrail değil, Hamas'ın da hataları var.

Hamas seçime bir beyanname ile gitti. Seçimden hemen sonra bunlardan vazgeçmesini beklemek yanlış olurdu. Hamas seçim sonrası hemen beyannamesini terketmeye zorlandı. Seçimlerden önce Hamas'a siyasi partidir diyenler seçim sonrası teröristler hükümet kurdu dendi. Bütün dünyada Hamas'a karşı sempati daha da arttı. Bundan sonraki süreçte Hamas'ı kabul ederek gerçekçi bir perspektifle bakarak çözüme gitmek gerekiyor.

Ateşkes sağlandıktan sonra ben ortamın yumuşayacağını umuyorum. Biz öncelikle sadece Suriye Filistin olarak değil, İsrail Filistin, İsrail-Suriye ve İsrail Lübnan arasındaki sorunları da parelel yürütülecek çabalarla çözmek mümkün olabileceği düşüncesindeyiz.

Bu işin zamanlası da çok garip. Obama'nın önüne çok karmaşık bir dosya halinde kondu. Yeni yönetime böyük bir haksızlık yapıldı. Eğer bu olaylar yaşanmasaydı Obama ekibinin işi daha kolay olabilirdi. Obama yönetimi tek bir ülkeyi dinleme ve ona göre çözüm bulmak yerine herkesi dinleyerek ortak bir çözüme giderse başarıya ulaşacağına inanıyoruz. Aksi takdirde ABD içindeki lobilerle işler yürütülürse çözüm çok zor olacaktır.

ABD'nin dış politikasının lobiler baskısı ile zaman zaman çok sıkıntılı durumlar doğduğu belirtiliyor. Türkiye-Ermenistan ilişkelerini de değerlendirerek Obama o kritik kelimeyi kullanabilir mi, Türkiye -Ermenistan ilişkilerinin şu anki boyutu nedir

Biz Ermenistan ile yeni bir görüşme süreci başlattık. Bu süreci bir süre gizli sürdürdük. Daha sonra maç olayı ile bu gün yüzüne çıktı. Tünelin ucunda biraz ışık gördüğümüz için de Cumhurbaşkanımız, Ermenistan Cumhurbaşkanı ile telefon görüşmeleri yaptı. Görüşmelerin bir kısmını dolayı sürdürüyoruz. Konusuna göre de durumu ayarlıyoruz. Ancak nihai bir çözüme hiç bu kadar yaklaşmamıştık. Son bir hamle için her iki tarafın da gayreti gerekli. Ermenistan Cumhurbaşkanı'nın söylemlerine tüm ihtiyatlı bakışımızla birlikte olumlu olarak değerlendiriyoruz. Bugün Ermenistan ile Azerbaycan arasında da görüşmeler olumlu sürüyor. ABD; Rusya ve Fransa Ermenistan ve Azerbaycan'a çağrıda bulunarak iki ülke arasındaki sorunların çözümü için ortamın uygun olduğu sorunların çözülmesi çağrısında bulundu.

Bu gelişmeleri ABD ilişkilerimizle değerlendirirsek, Türkiye ile ABD'nin olaya bakışı farklı değil. Böyle bir müzakere ortamı olduğu dönemde ABD'nin yapacağı bir yanlış adım tüm bu gelişmeleri sekteye uğratabilir. Ben bu açıdan ABD'nin yeni yönetiminin talihsiz bir adım atmayacaktır. Ermeni tezini oluşturan sadece Ermenistan yönetimi değil, Ermenistan'a dışardan destek veren ve Diyaspora'yı oluşturan kesimin bakış açısı da çok önemlidir. Biz ilişkilerimizi tüm bu etmenleri gözönüne alarak sürdürmekten yanayız. Diaspora 1915 olaylarının sorgulanmasını istemiyor. Onlar için var olan bir süreç var ve bunun hiçbir şekilde ele alanmamasını istiyorlar. Ermenistan kapalı bir ülke ve komşuları ile irtibatları tamamen kopuk. Bu kapalı ülkede sıkıntıları halk çekiyor ancak Ermenistan hükümetinin politikalarını da malesef diyaspora yönlendiriyor.

Önceden tüm dış konulardan yetkili idiniz Ancak AB konusu sizin yetkinizden alındı. Buna neden gerek duyuldu

59. Hükümet döneminde ben hem AB ile ilişkilerde hem de ekonomi konularında yetkili idim. Daha sonraki süreçte tüm dış politikalarla yetkilendirildim. Ancak AB sürecinde çok fazla adım atılması ve yeni başlıklar açılması bunların içerde dışarda takibi ayrıca Brüksel'deki ilkili taraflara bunun sürekli iletilmesi gerekiyor. AB'de bunun sivil taraflara medyaya konuların iletilmesi gerekiyordu. Bu çok ciddi zaman isteyen ve yoğun bir mesai harcayan bir konu idi. Biz bundan sonraki dönemde yine Egemen Bağış ile birlikte çalışacağız. Dışişleri Bakanı her ülkede müzakere heyeti başkanı konumundadır. Biz 2008'in son gününde bir ulusal program yayınladık önümüzdeki 4 yılın tüm planlarını ortaya koyduk. Önümüzdeki takvimlere göre çalışmaları sürdürmek durumundayız. Buna Başbakan ve tüm bakanların imzası var bu bir taahhüttür. Bu ulusal programın yürütülmesi uygulanması ayrı bir çaba ve uğraş gerektirir. Bizim 19'unda yapacağımız Brüksel ziyaretinde AB ile ilişkilerimiz bundan sonra nasıl sürdürülecektir onu anlatacağız, AB'nin Genişlemeden Sorumlu birimi Türkiye ile ilişkilerde büyük çaba gösteriyor. Ancak başkentlerden gelen farklı beklentileri biz aşamayoruz. Bir ülke bizim 5 fasılımıza engel koydu. Türkiye'nin yeni fasılları açmaya yüzde yüz açık olmasına rağmen bazı ülkeler bu fasıllar üzerinde bloke koyabiliyor. Önümüzdeki dönem kolay bir dönem değil ancak hiçbir zaman da kolay olmadı. Ancak şu anda AB ilişkilerimizde önemli bir hakkımız var ve bunu da kaybetmek veya birilerine bırakmak durumunda değiliz.

Ayrıca AB ile ilişkiler, enerji konusu ve Gazze konusu öncelikli olarak Brüksel'de ele alınacak konulardır.

2009 yılı Türkiye için nasıl geçebilir Türkiye AB ilişkeliri nasıl bir seyir izler

2009 yılı Türkiye'nin dışpolitikasında riskler içeren bir yıl. Bu riskler AB ilişkelir konusunda da önemli. AB biraz daha içine kapanıp biraz daha kendi iç meseleleri ile yoğunlaşacak. AB ülkelerinde seçimler olacak. Bu ülkeler Türkiye üzerinden siyaset yapacaklar. Türkiye 2009'da tatsız şeyleri duyabileceği bir dönem olabilecektir. Kıbrıs konusunda ise yeni bir gelişmeden ziyade Kıbrıs'ta sorunu çözmeye doğru önemli adımların atılacağı bir yıl olacağı düşüncesindeyiz. 2006'da Kıbrıs'la ilgili kararlar alındığında ek protokolle ilgili ülkeler rapor hazırlayacaktı. Ancak AB bizden Kıbrıs'a limanlar ve havaalanlarını açma talebini getirdi biz bunu kabul etmedik. Türkiye'ye karşı bunu kullanacak ülke olabilir. 2009 yılında AB'de bizim aleyhimize kullanılacakları koz vermememiz gekeriyor.

Ancak 2009 yılında bizim için de fırsat yılı olabilir. Mart yerel seçimlerinden sonra AB ile ilişkilerde reformların uygulanmasında yeni bir dönem başlayacaktır. Biz kendi çıkarımız için de gerekli olacak bu adımlar atıldığı takdirde onların bizim için kullancakları maazeretleri de ortadan kalkacak. Türkiye, AB ülkelerinin ellerine kullancakları maazeretleri vermemeleri gerekiyor. Biz taahhüt ettiğmiiz adımları zamanında atarsak, süreci devam ettirmemizi istemeyen ülkeler açısından da koz olmaktan çıkacaktır.

Ergenekon konusu, Türkiye için endişe kaynağı mı olacaktır?

Ergenekon konusunda kimseden telefon almadım. Ancak yüzyüze görüştüğüm AB temsilcileri bana sordular. Ancak bunu AB yakından takip ediyor. Türkiye'nin demokrasinin defalarca aksadığını herkes biliyor. Ergenekon konusu ile bu ne kadar alakalı, ne kadar değil, bu mahkeme bağımsız yargıçlar tarafından sürdürülüp sürdürülmediği konusu ve dava sonucunda Türkiye bundan yara mı alır yoksa daha güçlü mü çıkar bu AB ülkelerinin merak ettiği konular. bunu biz doğal karşılıyoruz. Bizim verdiğimiz cevap da yargıya saygı duymak gerek, ve yarıgıyı etkilemekten uzak durmak gekeriyor. Ancak burda bir çifte standart görüyoruz. Önceden yargının bağımsızlığına vurgu yapanlar bugün yargıyı farklı şekillerde suçlama yoluna gidiyorlar.

TÜRKİYE IRAK İLİŞKİLERİ

Türkiye Irak'ı yakın takibe almıştır ve yeni dönemde de yakından takip edecektir. Kerkük'te seçim konusu ve Türkmenlerin hakları konusunda Türkiye'nin ağırlığı ile yeni bir sürece girilmiştir. Ayrıca Irak'ın yeni dönemine ilişkin yakından temasımız sürüyor. Türkiye Erbil konusunda önemli bir eşiği aştık. Arkadaşlarımız artık Barzani ile yüz yüze görüşüyorlar. Ben o günlerde bundan sonra sessiz bir diplomasi yürüteceğiz dedim. Terör örgütünün Irak'ta etkinliğinin olmaması gerektiğin anlattım. Bunu da anlamaya başladılar. Bunu Türkiye'nin baskısı ile değil, kendi bölgelerini normalleştirme çabası ile sürdürüyorlar. İlişkiler fena gitmiyor. Örgütü yalnızlaştırma stratejimizin son adımı Erbil oldu ve bu konuda önemli adımlar attık.

AFGANİSTAN-PAKİSTAN-HİNDİSTAN

Afganistan'la ilişkileri ve gelişmeliri yakından takip ediyoruz. Türkiye olarak Afganistan-Pakistan ve Hindistan üçgeninde yoğun temaslarımız sürüyor. Özellikle Afganistan'da normalleşmeye yönelik çabalarımız var.

Biz Suriye-İsrail ilişkileri öncesinde ağırlıklı konumuz Pakistan Hindistan arasındaki krizi çözmeye yönelikti. Büyük bir savaşın eşiğinden döndük.

Yahya Gür

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*