Diyabetliler, ayak bakımına dikkat

  • Giriş : 21.03.2007 / 00:00:00

Diyabetlilerde, ayağın ya da bacağın kesilmesine kadar ilerleyen enfeksiyonlar gelişebiliyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Serap Utaş, diyabetli hastaları ayak bakımı konusunda uyardı. Prof. Dr. Utaş, "Gerekli özenin gösterilmemesi halinde iyileşmeyen ülserler, ayağın veya bacağın kesilmesine kadar ilerleyebilen ciddi enfeksiyonlar gelişebilir" dedi.

Dermatolog Prof. Dr. Serap Utaş, diyabet hastalarında ayak bakımının son derece önemli olduğunu ve asla ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Diyabetlilerde, kaşıntı, deri kuruluğu ve mantar enfeksiyonlarının sık görüldüğünü anımsatan Prof.Dr. Utaş, "Uzun süre iyileşmeyen ülserler ve ayağın ya da bacağın kesilmesine kadar ilerleyebilen ciddi enfeksiyonlar gelişebilir. Diyabetlilerde, ayak parmak araları ve derinin basınca maruz kalan alanları her gün hasta tarafından kontrol edilmeli. Hasta, göremediği bölgeleri sıyrık, yara, kızarıklık açısından ayna kullanarak kontrol etmeli. Her gece ayaklarını su ve sabunla yıkamalı. Parfümlü sabun ve losyonlar kullanmamalı. Banyada çok sıcak sudan kaçınmalı. Ayaklarını yumuşak havlu ile kurulamalı, ayak parmak aralarına özen göstermeli, ayak tırnaklarını düz şekilde ve banyodan sonra yumuşakken kesmeli" dedi.

BACAKLARA VAZELİN SÜRÜN
Prof. Dr. Serap Utaş, diyabet hastalarının banyodan sonra ayak ve bacaklarına vazelin sürürerek, derinin yumuşatılması gerektiğini belirtti. Kuru derinin çatlamaya ve enfeksiyonlara daha eğilimli olduğunu ifade eden Utaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Vazelin, geçirgen olmayan bariyer oluşturarak koruma sağlar. Yumuşak, sıkmayan, dikişsiz, tercihen yün veya pamuklu çoraplar giyilmeli. Çorapların kırışık olmaması ve ayak üzerinde iz bırakmaması önemli. Çorapların ayakta tahriş veya ülser habercisi olabilecek ıslaklık ve kanama yönünden her gün kontrolü yapılmalı. Asla çıplak ayakla yürünmemeli. Ayakkabılar günde en fazla 1-2 saat giyilmeli, çıkarıldıktan sonra basınç noktalarındaki kızarıklık yönünden kontrol edilmeli. Ayak parmak aralarında mantar enfeksiyonu varsa mutlaka tedavi edilmeli. Tedavi edilmezse deride oluşan küçük çatlaklardan mikroorganizmalara girerek ayaküzeri ve bacakta deri enfeksiyonuna neden olabilir. Ayakkabı daima en uzun parmaktan 1 santimetre daha uzun olmalı. Uygun olmayn ayakkabıların sürtünmesi ve basıncı sonucu ayakta ülserler geliştirmektir."

UYGUN VE KISA ADIMLARLA YÜRÜMELİ
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Serap Utaş, diyabetelilerin uygun ve kısa adımlarla yürümesini önerdi. Ayaklar kontrol edilmeden uzun mesafeli yürüyüşlerin yapılmamasını isteyen Dermatolog Utaş, sözlerini şöyle tamamladı:

"Koşma veya zıplamalardan kaçınılmalı ve bozuk yüzeylerde yürünmemeli. Nasırlar kesilmemeli. Zımparalı tırnak törpüsü veya sünger (ponza) taşı yardımıyla nasırların yüzeyi yassılaştırılabilir. Ayaktaki ülser iyileştikten sonra, iyileşen alanı basınçtan ve zorlamalardan korumak için daima çorap giyilmelidir. İyileşmiş derinin direnci normal deriden daha az olduğundan, deri sürtünmesini azaltmak için uygun iki çorap üst üste giyilmeli. Bacak ve ayakları ısıtmak için sıcak şişeler, elektrikli yastıklar kullanılmamalı. Duyu kusurundan ötürü farkına varılmadan deride yanıklar oluşabilir. Dolaşımı kısıtlayacak çok sıkı çorap ve pantolonlar giyilmemeli. Sigara kesinlikle içilmemeli. Her muayeneye gelişte ayaklar, dermatolog tarafından ayağın yüzeysel mantar enfeksiyonu, tırnakta mantar enfeksiyonu, tırnaklarda aşırı kalınlaşma benzeri görünüm yönünden incelenmeli ve tedavi edilmeli. Diyabetli hastalarda duyu kusuru olduğu için ayakkabı içine girmiş küçük taş, cam gibi maddeler hissedilmeyebilir. Bu nedenle ayakkabıların içinin ve dışının her gün giymeden önce mutlaka kontrol edilmelidir."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious