Diyetisyen gözüyle 'Sıfır beden'

  • Giriş : 03.09.2006 / 00:00:00

Uzman Diyetisyen Dilara Koçak, son günlerde beslenme biliminde meydana gelen önemli gelişmeleri ve yeni kullanılmaya başlanan bazı terimleri açıklıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:

Beşik Modelleri

Anoreksiya Nervosa, Bulumia Nervosa, Vejeteryan, Vegan gibi beslenme terimlerinden sonra şimdi de Flexitarian, Ortoreksiya, Size Zero (Sıfır Beden), Emotional Eating (duygusal açlık) terimleri dilimize giriyor. Uzman Diyetisyen Dilara Koçak, son günlerde özellikle 'sıfır beden' tartışmaları nedeniyle artan kavram karmaşasına son verecek ve yeni beslenme kavramlarına açıklık getirecek açıklamalarda bulundu.

Flexitarian

Bu, terim Amerikalı bir diyetisyenin, tam anlamıyla vejeteryan olmayıp bitkisel besin ağırlıklı bir beslenme şeklini seçenler için önerdiği bir terim. 'Flexitarian' olmak, günlük kalori tüketiminin %80'ini meyve, sebze, tam tahıl ve fasulyeden, kalan %20'sini ise yağsız et, tavuk ve balık gibi besinlerden karşılamak anlamını taşıyor. Fleksiteryanlar vejeteryan olmanın sağlıklı yönlerinden yararlandıkları gibi, en sevdikleri yiyeceklerden vazgeçmek zorunda da kalmıyorlar. Uzman Diyetisyen Dilara Koçak'a göre, aslında bu tür beslenme şekli Türkiye'de de sağlığına dikkat eden bir çok insanın, özellikle de kolesterol problemi olanların farkında olamadan uyguladıkları bir beslenme şekli. Bu beslenme şeklinde en çok dikkat edilmesi gereken konu protein, kalsiyum, demir, B12 vitamini ve çinko alım seviyesi yönünden kişileri takip etmek ve dengeyi sağlamalarına destek olmak.

Ortoreksiya

Ortoreksiya 1997 yılında Amerikalı bir doktor olan Steven Bratman tarafından isimlendirilen ve ilgi çeken bir terim. Kelime anlamı olarak sağlıklı yemek yeme takıntısı olarak ifade edilebilir. Dilara Koçak bu konuda 'Ortoreksiya hastası denebilecek kişide sağlıklı yemek yeme onu sosyal yaşamdan uzaklaştıran bir takıntı haline gelmiştir' diyor. 'Öyle ki bu kişiler tüm davetleri bir mazeret uydurup son dakika iptal ederler, kendilerine göre sağlıksız birşey yediklerinde duydukları suçluluk çok büyüktür, yaşadıkları pişmanlık onları çok mutsuz eder ve günlük yaşantılarını etkiler'

Emotional Eating

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, çoğu insanın normalin üstünde yemek yemesinin sebebi, %75 oranında duygusal duruma bağlı. Yani başka bir deyişle duygularla başa çıkmak için yemeği kullanmak anlamına geliyor. 'Yemek yemek kolay ama geçici bir duygusal koltuk değneği olarak kullanılıyor çoğu zaman. Yemeğin yarattığı iyi duygular genellikle kısa sürelidir ve sonuçta kilo aldırdığı için üzüntü, mutsuzluk, stres, kaygı, pişmanlık gibi daha fazla olumsuz duyguların hissedilmesine sebep olur' diyen Koçak'a göre, bu kişiye fizyolojik ve psikolojik açlığın tanımlanmasının yanısıra önemli bir süre ekip tedavisi gerekiyor.

Sıfır Beden (Size Zero)

Sıfır beden takıntısı olanlarda sıfır beden giyecek kadar zayıflık hedeftir. Dünya Sağlık Örgütü Normal Beden Kitle Endeksi için normal değeri 18.5-24.9 olarak belirlemiştir. Oysa bu kişilerin BKI değerleri (ağırlık/ boy uzunluğunun metre cinsinden karesi) 18.5'ten çok daha düşüktür. Estetik görüntüden hareketle ortaya çıkan bu durum ruhsal ve fiziksel sağlık sorunları ile iç içe olabilir. Son günlerde bu sebeple ölen mankenler bu konunun ciddiyetini yeterince ortaya koymakta.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious