Doğal gaz krizi kapıda mı?

  • Giriş : 02.01.2007 / 00:00:00

Doğal gaz tüketimi, son 18 yılda 51.5 kat arttı, mühendisler bunun üç yıl içinde 43 milyar 297 milyon metreküpe ulaşarak enerji krizine neden olabileceği uyarısında bulundular.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


TMMOB Makine Mühendisleri Odası (MMO) Yönetim Kurulu Sekreteri Ali Ekber Çakar ANKA'ya yaptığı açıklamada, doğalgazın alternatif birçok yakıta göre ucuz, kullanımı kolay, stoklama sorununu olmaması gibi üstünlüklerine işaret etti. Çakar, 1980’li yılların sonundan itibaren Türkiye enerji sektörüne giren doğal gaza talebin hızla arttığını hatırlatarak, doğal gazın ilk kullanıma başlandığı 1987 yılında 522 milyon metreküp düzeyinde olan doğal gaz tüketiminin, 18 yıl içinde 51.5 kat artarak 2005’te 26 milyar 865 milyon metreküpe ulaştığını vurguladı. Çakar, 2006 yılı için EPDK’nın tüketim tahmininin 30 milyar 121 milyon metreküp olduğunu belirtti.

TALEP 3 YIL SONRA 43.2 MİLYAR METREKÜPE ÇIKACAK

Çakar, doğalgazın kentlerde ve sanayide kullanımının yaygınlaşmasının yanı sıra, yeni tesis edilecek santralarda yakıt olarak kullanılmasıyla doğalgaza talebin daha da artacağına dikkat çekerek, 2010 yılında 43 milyar 297 milyon, 2015 yılında 53 milyar 616 milyon, 2020’de ise 62 milyar 468 milyon metreküpe ulaşacağının tahmin edildiğini bildirdi.

DOĞALGAZ TÜKETİMİNDEKİ ARTIŞIN NEDENİ HATALI ANLAŞMA

Doğal gaz tüketim artışındaki en büyük etkenin, elektrik enerjisi üretiminin yaygın bir biçimde doğal gaza dayandırılması olduğunu belirten Çakar, bunun ana nedeninin ise hatalı ve abartılı doğalgaz talep tahminleri sonucunda Türkiye’nin imzaladığı gaz alım anlaşmaları olduğunu vurguladı. Bu yöndeki politikalara karşı, yapılan öneri ve eleştirilerin, gaz talep tahminlerinin abartıldığını belirten Çakar, doğal gaza dayalı yeni enerji santrallerine ihtiyaç olmadığı yolundaki uyarıların da dikkate alınmadığını ifade etti.

ALTERNATİF ARANACAK

Türkiye, halen mevcut ve öngörülen tüketim miktarlarının üzerinde alım sözleşmeleriyle, alınan gazın parasını nakit ödeme yükümlülüğünün yanı sıra, “al ya da öde” yükümlülüğüyle karşı karşıya olduğunu belirten Çakar, mevcut doğal gaz anlaşmalarının bir bölümünün sürelerinin 2010 yılında sona erdiğini belirtti. Çakar, bu durumda, Rusya’ya olan bağımlılığın azaltılması, arz kaynaklarının Mısır, Türkmenistan gibi projelerle çeşitlendirilmesi, yurt içinde doğal gaz aramalarının ve üretiminin arttırılması, fazla gaz arzının Avrupa’ya ihraç edilmesi benzeri politika ve uygulamaların gündemde olduğuna işaret etti.

Doğal Gaz Piyasası Yasasına göre 2009 yılına kadar BOTAŞ’ın alım sözleşmelerinin her yıl yüzde 10’unun ihale yoluyla özel kuruluşlara devredilmesinin öngörüldüğünü belirten Çakar, böylece doğal gaz ithalatındaki kamu tekelinin özel sektöre ve piyasaya devredilmiş olacağına da işaret etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious