Doğan Grubundan 'uydurma' cevabı

Doğan Grubundan 'uydurma' cevabı.8734
  • Giriş : 07.04.2009 / 16:14:00

Doğan Grubu, İsrail'in Doğan Yayın Grubunda doğrudan veya Axel Springer ile dolaylı bir ortaklığı bulunduğu iddialarının 'tamamen uydurma ve yalan olduğunu' duyurdu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Doğan Holding Grubu, İsrail'in Doğan Yayın Grubunda doğrudan veya Axel Springer AG ile dolaylı bir ortaklığı bulunduğu iddialarının ''tamamen uydurma yakıştırmalara dayandırılan bir yalan olduğunu'' duyurdu.

Doğan Holding Grubu Kurumsal İletişim Müdürlüğünden, Doğan TV Grubunun ortaklık yapısıyla ilgili, bir gazetede yer alan habere ilişkin yapılan yazılı açıklamada, Doğan TV Grubu'nun yüzde 25 hissesinin Almanya ve Avrupa'nın en büyük yayın kuruluşlarından biri olan Axel Springer AG'ye ait olduğu ifade edildi.

Axel Springer AG'nin hisselerinin, bu grubun kurucusu olan Axel Springer'in varislerinin yanında, 31 Aralık 2008 tarihi itibariyle yüzde 8,4 pay ile Deutche Bank'ın olduğu, şirket hisselerinin yüzde 23,1'inin Alman sermaye piyasalarında halka açık olduğu belirtilen açıklamada, bu hisselerin herhangi bir şekilde İsrail devleti veya kurumlarına ait olduğu yönünde hiçbir belge ve bilgi varolmadığı kaydedildi.

Dolayısıyla şirketin İsrail devleti veya başkaca bir devletle dolaylı veya doğrudan herhangi bir hissedarlık ilişkisi içinde olmasının söz konusu olmadığı belirtilen açıklamada, ''Kaldı ki bu asılsız iddia doğru bile olsa, grubumuzun yayın politikasının herhangi bir şekilde etkilenmesi söz konusu değildir'' ifadelerine yer verildi.

Doğan TV Holdingin yüzde 25 oranındaki hisselerinin satışıyla Axel Springer AG ile televizyon yayıncılığı alanında mesleki ve kurumsal niteliklere dayalı ticari bir ortaklık ve işbirliği zemini oluşturulduğu ifade edilen açıklamada, bu ortaklık ilişkisinin, Doğan Yayın Grubunun ''kamuoyunca yakından bilinen, kendi özgür, bağımsız, dürüst yayıncılık ilke ve politikaları çerçevesinde kurulduğu, şirket faaliyetlerinin hisse oranlarına da bağlı kalınmaksızın Doğan Yayın Holding yönetiminde yürütüldüğü'' belirtildi.

Açıklamada, ''İsrail devletinin, Doğan Yayın Grubu'nda doğrudan veya Axel Springer AG ile dolaylı bir ortaklığı olduğu konusu, tamamen uydurma yakıştırmalara dayandırılan bir yalandır. Bu kampanya, kamuoyu iradesini grubumuz ve ülkemizin uluslararası ilişkileri konusunda çarpıtma ve kasıtlı olarak yanıltmaya yönelik bir çaba olup, Doğan Yayın Grubunun bu konuda yasal haklarından doğan gerekli girişimlerde bulunacağı doğaldır'' denildi.

DOĞAN GRUBU'NUN BU AÇIKLAMAYI YAPMASINA NEDEN OLAN O HABER

Geçtiğimiz hafta Doğan Medya'nın yüzde 25'ine ortak olan Axel Springer'in ölmeden önce tüm hisselerini İsrail devletine bağışladığını ortaya koyan Vakit gazetesinin haberi gündeme bomba gibi düştü.

Doğan Yayın Holding'in sahibi Aydın Doğan'ın ismi daha öncede Ergenekon'un ikinci iddianamesinde 'Alman istihbaratıyla bağlantısıyla' gündeme gelmişti.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen Ergenekon davasının ikinci iddianamesinde, emekli Tuğgeneral Levent Ersöz ve Kıvanç Değirmenci kod isimli SESAR Başkanı İsmail Yıldız arasındaki görüşmenin içeriğiyle ilgili bölümde, çok çarpıcı bilgiler yer almıştı.

AK Parti'nin nasıl bölüneceğine dair görüş alışverişinde bulunan Ersöz ve Yıldız arasında 22 Kasım 2003 tarihinde gerçekleşen görüşmede, Ersöz'ün AK Parti'ye karşı medyanın nasıl kullanılacağı sorusuna Yıldız'ın ilginç cevaplar verdiği ortaya çıkmıştı.

İddianamede adı geçen SESAR Başkanı İsmail Yıldız, Ersöz'e Karamehmet Grubu'nun hükümete karşı kullanılmasının kolay olacağını söylerken, Aydın Doğan'ın ise “Alman istihbaratıyla olan ilişkisinin deşifre edildiğini düşündüğü için zor durumda olduğunu” belirtmişti.

İddianamede, AK Parti'nin bölünmesi için Genç Parti lideri Cem Uzan ve Mehmet Ağar'la görüşmeler yapılabileceğini söyleyen Yıldız, medyanın gücünden faydalanmak için Cem Uzan ve Mehmet Emin Karamehmet'ten faydalanılabileceğini de ilave etmişti.

Yıldız, Levent Ersöz'ün, “Peki Doğan da buna yanaşacak mı?” şeklindeki sorusuna, “Paşam o da zor durumda bir çok açıdan. Yani kendisinin Alman istihbaratıyla olan ilişkisinin yavaş yavaş deşifre edildiğini düşünüyor, yani zorlandığını düşünüyor. Kendisini ciddi anlamda şantaja tabi tuttuklarını düşünüyorum, Almanların ve içeride bazı grupların. Yine dışarıdan bazı grupların… Her an ilişkisinin deşifre edilebileceğinin korkusu var Aydın Doğan'ın” şeklinde cevapladığı ortaya çıkmıştı.

İşte ülkemizde gazeteleri, dergileri ve televizyonlarıyla medyanın neredeyse üçte birini elinde bulunduran Doğan Yayın Holding'in yüzde 25'ine İsrail devletinin ortak olmasından tutun da Alman istihbaratıyla bağlantılarına kadar ülkemizde medyanın durumunu gözler önüne sermesi bakımından son derece manidar değil mi?

Esrarengiz bağlantılarıyla, muvazaalı ticari yapılarıyla, ülke halkının tüm değerlerini yok sayıp pervasız yayınlar yapanlar acaba bu cesareti nereden alıyorlar?

Hisselerinin tamamı İsrail devletine ait olan Alman Axel Springer Verlag AG şirketine, hisselerinin yüzde 25'ini satan Doğan Yayın Holding'in Türkiye'nin çıkarları doğrultusunda yayın yaptığına kim inanır?

Ortağınızın yayın ilkelerinin en başında “İsrail'in menfaatlerini dünyanın üzerinde tutmak” maddesi bulunuyorsa, siz gazete ve televizyonlarınızda, ortak olduğunuz bir devletin aleyhinde nasıl yayın yapacaksınız?

Hatırlanacağı gibi Doğan medyası İsrail'in Gazze saldırısı sırasında da gündeme gelmiş ve grubun İsrail'i eleştirmemesi dikkat çekmişti. Gazze katliamı sırasında Doğan Yayın Holding'e ait gazete ve televizyonlardaki haberlerin çoğu İsrail'in kendisini savunmak için saldırdığına dair bir tema üzerine kurulmuş ve Filistinlilerin katledilmesi görmezden gelinmişti.

İşte şimdi Vakit gazetesinin haberleriyle Doğan medya da Axel Springer de deşifre oldu.

Bakalım olur olmaz her konuda görüş belirten İllegal Basın Konseyi ve Gazeteciler Cemiyeti bu gelişme karşısında da lütfedip bir açıklama yapacaklar mı?

Bekleyip göreceğiz!

VAKİT

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*