Doğru bilinen yanlışlar

  • Giriş : 05.03.2006 / 00:00:00

Kulaktan dolma bilgilere dayanılarak yanlış tedavilerin uygulanması zaman zaman hastaların hayatına mal olabiliyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Doğru bilinen yanlış uygulamalar neredeyse her branşta görülürken, özellikle akciğer hastalıkları gibi hassas bir branşta yapılan yanlış uygulamalar ciddi sorunları da beraberinde getiriyor ve iyileşme sürecini geciktirebiliyor. Yanlış bilgi çoğunlukla hiç bilmemekten daha kötü sonuçlar doğururken, yanlış bilen insan kendinde yetki hissederek etrafındaki insanlara bu bilgiyi doğru bir bilgiymiş gibi aktarabiliyor. Akciğer hastalıkları branşındaki doğru bildiğimiz yanlışları ve esas doğruları Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Serttürk anlattı:

Fısfıs bağımlılık yapmaz

Yine halk arasında fısıldanan diğer bir olay ise tedavi olmaz ise öldürücü olabilecek astım hastalarının kullandıkları fısfıs denilen inhaler ilaçlardır. Bu ilaçlar aslında yüzyılın keşiflerindendir. Bu ilaçlar tamamen hedef organ olan akciğere etkili, diğer hiçbir organa zarar vermeyen, hap şeklinde alındığında ise tansiyon yükselmesi, kilo alma, kemik erimesi, çarpıntı, çocuklarda ise büyüme geriliği yapabilecek ilaçlardır. Fısfıslar çocuklarda, yaşlılarda ve tansiyon hastalarında çok rahat, yan etkisiz kullanılabilirler. Bu ilaçlar düzenli kullanıldığında asla alışkanlık yapmazlar ve tedavi edici ilaçlardır.

Akciğer kanserine bıçak değer

Akciğer hastalıkları branşında doğru bilinen yanlışların başında "Akciğer kanserine bıçak değmez" inanışı geliyor. Oysa akciğer kanserinde cerrahi müdahalenin yeri vardır. Akciğer kanseri dünyada olduğu gibi Türkiye'de da erkeklerde birinci sırada kadınlarda ise birinci sıraya çıkmaya aday bir kanser türüdür. Sigara ile ilişkisi kesinlikle ispatlanmıştır. Akciğer kanseri sinsi bir hastalıktır ve kesinlikle öldürücüdür. Genellikle hastalık bulgusu vermesi hastalığın ilerleyen evrelerinde olur ve bu da geç teşhis anlamına gelir. Bu kanser türünde operasyon şansı yakalamak genellikle erken evrelerde olabilmektedir. Sadece tümörün büyüklüğüne değil yerleşim yerine diğer organlara sıçramasına hastanın genel iyilik haline, yani performansına bağlı olarak ameliyat kararı alınır. Bu karar her ne kadar ciddi bir sorumluluk istese de kesinlikle hayat kurtarıcı olmaktadır. Oluşabilecek sorunlar açısından bu ameliyatın diğer ameliyatlardan bir farkı yoktur.

Tüberkülozda ilaç hemen kesilmemeli

Günümüzde batılı ülkelerde kontrol altına alınmış, ancak ülkemizde ise halen ciddi sorunlara yol açabilen verem (tüberküloz) hastalığıdır. Verem hastalığı devlet tarafından özel bir programla takip edilen ve teşhis tedavi masrafları devlet tarafından karşılanan bir hastalıktır. Bu hastalıkta basit bir akciğer filmiyle teşhis konulur ve tedavisi ortalama 6 aydır. Kişi, tedavinin 2-3'üncü ayında kendini çok iyi hisseder, tehlike kendini gösterir. Uzun süreli ilaç kullanımının tehlikeli olduğunu düşünen bazı kişilerin hastaya, artık iyi olduğunu ve ilaçları kesmesini telkin etmeleri hastanın durumunun giderek kötüleşmesine yol açmaktadır. Hasta ilaçlarını kestiğinde bu ilaçlara karşı direnç kazanır ve kullanmakta olduğu mevcut ilaçlara yenileri eklenir.

Balın veremi tedavi edici özelliği yoktur

Verem hastalarının normal yemek dışında balla beslenmesi hastayı daha çabuk iyi etmez. Bu tür beslenme hastanın metabolizmasına aşırı yük getirir ve şişmanlatır. Bütün bunların yanında, anneannelerimizden kalan bitkisel formüllerin (bal, baharat karışımlarının) ilaçlar kesilmediği takdirde zararı yoktur.

Verem tabaktan bardaktan bulaşmaz

Verem hastalığının bulaşma şekli ile ilgili olarak da doğru bilinen yanlışlar bulunmaktadır. Verem hastalığı havadan damlacık yolu ile bulaşır. Yemek yenilen tabaktan, kaşıktan ya da bardaktan bulaşmaz. Tedavinin 15'inci gününden itibaren hastanın çevreye bulaştırıcılığı kalmaz, dolaysıyla tecride de ihtiyaç kalmaz.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious