Doğu'da kadınların sağlığı tehlikede

  • Giriş : 02.12.2006 / 00:00:00

Mardin Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi Başhekim Yardımcısı Op. Dr. Adem Özden, başta Mardin olmak üzere Güneydoğu Anadolu bölgesinde kadın sağlığı ile ilgili problemlerin gittikçe arttığını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bölgede özelikle kırsalda sosyokültürel yapının "erkek egemen" bir toplum özelliği taşıdığını belirten Özden, bölgedeki kadınların ekonomik bağımsızlıklarının olmadığını belirtti. Genellikle evlenene kadar babalar ve erkek kardeşler, evlendikten sonra ise kocaların sağlıkla ilgili kararları verdiğini ifade eden Özden, "Bölgede akraba evlilikleri sık görülmektedir. Buna bağlı olarak kalıtsal hastalıklar ve gebelik kaybı diğer bölgelere göre daha yüksek seyretmektedir. Ayrıca bölgede halen çok çocuk sahibi olmak sosyal ve ekonomik bir güç olarak kabul edilmektedir. Ailelerin beklentide oldukları çocuk sayısı batı bölgelerine göre daha yüksektir. Bu çerçevede doğurganlık hızı artmakta." dedi.

Genç kızların küçük yaşlarda evlendirilmelerine bağlı olarak adolesan gebelik oranlarının bölgede diğer bölgelere göre daha yüksek olduğunu belirten Özden, "Adolesan gebeliklere bağlı olarak gebelik gestozlarına (gebelik zehirlenmelerine), erken doğumlara, düşük doğum ağırlıklı bebek doğumlarına ve sezaryen doğumlara daha sık rastlanmaktadır. Erken yaşta evlilikler nedeniyle fiziksel, hormonal ve ruhsal gelişimini tamamlamamış genç kızların evliliğine sık rastlanmaktadır. Bu genç kadınlar, sağlık kuruluşlarına kısırlık yakınması ile başvurmaktadırlar. Genç evli kadınlar hemen gebe kalmadıkları için toplumsal baskıya maruz kalmakta, dolayısıyla bu bayanlarda psişik sıkıntılar meydana getirmektedir." diye konuştu.

Bölgede eğitim seviyesinin yetersiz olması ve okur-yazarlık oranının düşük olmasının sağlıklı yaşam bilincinin yetersiz olmasına yol açtığını dile getiren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Adem Özden şöyle konuştu: "Güneydoğu'da kadınların insan sağlığı ve özellikle koruyucu sağlık hizmetleri hakkında yeterli bilgisi bulunmuyor. Dolayısıyla bu hizmetlerden yararlanmak isteyen kadın sayısı da az olmaktadır. Bu eksik, özellikle aile planlaması ve gebelikten korunma yöntemlerinin kullanımı konusunda belirgin bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Çocuk istemeyen kadınların oranı modern bir doğum kontrol yöntemi kullanan kadınların oranından çok daha fazladır. Ayrıca modern korunma yöntemleri hakkındaki yanlış inanışlar (kanser yapar; kısırlık yapar, kilo aldırır, baş ağrısı yapar vb.) bu yöntemlerin yaygınlaşmasını engellemektedir."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious