Doğum korkusu sezaryene yöneltiyor

  • Giriş : 08.02.2006 / 00:00:00

Hemen hemen bütün kadınların kâbusu olan doğum sancısı, anne adaylarını sezaryene yöneltiyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bu sebeple Batı ülkelerinde sezaryenle doğum oranı yüzde 15 ile 30 arasında değişirken Türkiye’de, özellikle büyük şehirlerde yüzde 90’lara varıyor.

Sezaryenin başlı başına bir ameliyat olduğunu söyleyen kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Opr. Dr. İbrahim Sözen, ağrıdan korkarak sezaryene yönelmenin çok yanlış olduğunu aktardı. Sezaryenle yapılan doğumlarda annenin ancak 6 hafta sonra günlük yaşantısına dönebildiğini belirten İbrahim Sözen, normal doğumlarda ise kadının 3 gün içinde iyileşebildiğini belirtti. Normal doğumun her şeyden önce insan tabiatına uygun olduğunu, bu sebeple sağlıklı olanın bu olduğunu söyleyen. Opr. Dr. İbrahim Sözen, “Bir hekim olarak sezaryenle yapılan doğumu gerekli olmadıkça hiçbir şekilde tasvip etmiyorum. Çünkü normal yolla doğum gerçekleştirilebilecekken lüzumsuz yere bir insanı ameliyatın etkilerine maruz bırakmış oluyoruz.” diye konuştu. Bebeğin doğduğu gibi annesinin kucağına verilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Sözen, sezaryende anne ameliyatlı olduğu için bebeğin ilk temastan mahrum kaldığının altını çizdi. Annenin normal doğumdan sonra psikolojik olarak sezaryene nazaran çok daha iyi olduğunu gözlemlediğini bildiren. Opr. Dr. İbrahim Sözen şunları söyledi: “Normal doğumla kadın bir işi başarmış olma duygusu taşıyor ve kendisine olan güveni artıyor. Böyle bir durum sezaryende yaşanmıyor; çünkü kadın, doğum esnasında baygın olduğu için doğal olarak hiçbir şeyi hatırlamıyor. Ayrıca sezaryenin bana göre en önemli sakıncalarından biri de maddi olarak normal doğumdan çok daha külfetli olması.”

İbrahim Sözen, ABD’de sezaryenle doğum oranının yüzde 30 olduğunu İngiltere ve İskandinav ülkelerinde ise bu oranın yüzde 15’lere kadar düştüğünü hatırlattı. Özel hastanelerin sezaryenle doğum yaptırmak için adeta birbiriyle yarıştığına dikkat çeken Sözen, doktorların anne adaylarını doğum öncesinde dürüstçe bilgilendirmeleri gerektiğini belirtti. Sözen, “Gerçek test doğum eyleminin ta kendisidir, bu yüzden hiçbir doktor çok önemli bir sebep olmadıkça bir kadına ‘sen normal doğum yapamazsın’ diyemez. Her yaştaki kadın normal doğum yapabilir. Ve çocuk 4,5 kilo bile olsa bu, annenin normal doğum yapamayacağı anlamına gelmez.” dedi.

Doğum öncesi sezaryene karar verilmesinde bebeğin anneye kıyasla çok iri olması rol oynayabiliyor. Bebeğin anne karnında ters gelmesi de bir diğer sezaryen sebebi. Çoğul gebeliklerde de eğer bebek sayısı ikiden fazlaysa doğum sezaryenle yapılabiliyor. Normal başlamasına rağmen bebeğin anne karnında ters dönerek çapını büyütmesi durumunda da sezaryene başvuruluyor. Sezaryen ameliyatı normal şartlarda 45 dakika kadar sürüyor. Bebek ameliyat başladıktan yaklaşık 10 dakika sonra çıkarılıyor. Bebeğe ulaşmak için ciltten başlayarak 8 kat tabaka kesiliyor. Bu tabakalar sırasıyla; cilt, cilt altı yağ dokusu, kasların koruyucu kılıfı, kas tabakası, karın iç zarı, uterus zarı, uterus kası, amnion zarı.


Sezaryen riskli mi?

Karın, operasyon sırasında tamamen açıldığından her zaman iltihaplanma riski taşıyor.

Sezaryen ile kan kaybı normal doğuma göre daha fazla oluyor.

Sezaryenle ikinci ve üçüncü doğumlar birinci doğumlara göre daha fazla risk taşıyor.

Sezaryen sonrası dikiş bölgesindeki sancılar 3-4 gün devam ediyor. Bu yüzden hareketler zorlaşıyor. Bu da annenin bebeği emzirmesini güçleştiriyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious