Dolar neden yükseliyor?

Dolar neden yükseliyor?.13617
  • Giriş : 07.03.2009 / 10:19:00

Ekonomisi krize giren bir ülkenin parası, önemli para birimleri karşısında değer kaybeder. Ama ABD doları tersini başarıyor ve ezber bozuyor. Ekonomistler yatırımcıyı uyarıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ekonomisi krize giren bir ülkenin parası, önemli para birimleri karşısında değer kaybeder. Daha önceki bölgesel ve ülke bazındaki ekonomik krizler sırasında, bu kural hep geçerli oldu.

Ancak, ülke Amerika olunca, söz konusu kural veya ezber bozuldu. Son dönemde en çok karşılaştığım soru 'Finansal krizin çıktığı ülke Amerika olmasına rağmen, dolar neden yükseliyor?' oluyor. Amerika, dünyanın en büyük ekonomisi ve dolar uluslararası para birimi olarak kabul gören ve dünyanın çok geniş coğrafyasında kullanılan bir para birimi olma özelliğine sahip. Amerika'dan çıkan ve dünyaya yayılarak global hale gelen finansal krizin etkisiyle Amerika dışındaki portföy yatırımları, bu ülkeleri terk ederek kendi merkezi olan Amerika'ya yöneldi.

Diğer taraftan, Amerika ekonomisi yüklü dış ticaret ve bütçe açığı olmasına rağmen, Obama yönetiminin Senato'dan geçirdiği ekonomik paketlerin yürürlüğe girmesiyle finansal krizden çıkış beklentisi satın alınmaya başlaması, doları diğer para birimleri karşısında güçlendiren diğer bir gerekçe oldu.

Finansal krizin şiddetlendiği 2008 Eylül ayından itibaren kademeli olarak TL karşısında yükselen dolar fiyatı, yılbaşından beri yaklaşık yüzde 15 oranında arttı. Son iki aydaki yükselişin temel gerekçeleri olarak; dolar paritesindeki yükseliş, Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde global finansal krizin şiddetinin artmasıyla yabancı yatırımcıların Türkiye'deki yabancıların portföy yatırımlarının bir kısmını satıp dolara dönerek söz konusu ülkelerdeki pozisyonları kapatma eğilimleri ve Hazine'nin şubat ayındaki yaklaşık 15 milyar lira seviyesindeki iç borç geri ödemesi sırasında piyasaya çıkan paranın bir kısmıyla yatırımcıların pozisyon kapatma amaçlı dolar alımı gösterilebilir. Ayrıca, Merkez Bankası (MB) son üç ayda kısa vadeli borçlanma faizini kademeli olarak, toplamda yüzde 5,5 oranında indirdi. Bu sırada bankalararası döviz piyasasında, döviz borçlanma penceresinde bir yandan faizleri indirirken, bir yandan da vadeyi üç aya çıkardı. Bu sayede bankaların kısa vadeli döviz sıkışıklığını giderdi.

Türkiye, global finansal krizi siyasi ve ekonomik istikrar içinde güçlü finans sektörü ve düşük kamu borcuyla karşıladı. Ancak, özel sektör yüklü döviz borcuyla yakalandı. Bu durumda olanlar bir süredir Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yeni bir stand-by anlaşması yapılması konusunda çeşitli platformlarda ve medya aracılığıyla sürekli baskı yapıyorlar. Hükümetin de IMF ile yaptığı görüşmelerde ülke çıkarlarına ters düşecek bir anlaşma yapmaya yanaşmadığı anlaşılıyor. Muhtemelen görüşmeler üç hafta sonra yapılacak yerel seçimlerden sonraya kalacak. Geride kalan haftada dış piyasalarda tedirginliklerin artmasını bahane ederek, söz konusu holdingler bankaları aracılığı ile dövizde spekülatif fiyat hareketlerine yönelerek, sığ işlem hacimleriyle doları 1.7150 TL'den bir günde 1.7700 TL'ye yükselttiler. Gerekçe olarak ise; beklentilerden düşük gerçekleşen şubat enflasyonu sonrası MB'nin şok faiz indirimi yapabileceği gösterildi. Bankalarda halkın ve bazı kurumların 90 milyar dolar kemikleşmiş döviz mevduatı bulunuyor. Bu nedenle düşük miktarda zorunlu alışlar dışında yeni döviz alıcısı yok denebilir. Hisse senedinde fiyatlar düşük olduğundan para çıkışı yok. Tahvil piyasasında ise faiz oranlarının düşeceği beklentisiyle alıcıların satıcılardan fazla olduğu görülüyor. Hazine'nin bu ayki iç borçlanma gereksinimi 4 milyar TL ve önceki aylara göre oldukça düşük. Bu gerekçeler çerçevesinde; son günlerde dolardaki yükselişi, spekülatif ve bazı çevrelerin hükümeti yerel seçimler öncesinde IMF ile masaya oturmasını zorlayacak bir girişim olarak görüyorum.

Ancak, MB daha önce de olduğu gibi, dövizde fiyat istikrarını sağlayıcı kararları her an eyleme dönüştürebilir. Bu seviyelerden alınacak dolar da, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi yatırımcısını büyük zararlara uğratarak üzebilir.

ZAMAN

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*