Domates'in kralı burada!

  • Giriş : 04.12.2006 / 00:00:00

Her yerin bir özelliği vardır derler. Mesudiye’de ününü Türkiye’ye kan kırmızı domates ile yaymış. Meşhur Mesudiye Domates’ini birde İkram Alkan’nın kaleminden okuyalım.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Devletimizin Tarımdan sorumlu kurumlarının yönlendirmelerinin çok etkili olamadığı kanısı yıllardır vardı bende. Örneğin kuru Fasulye ekilir. O yıl çiftçi kar eder, yüzü gülerse ertesi yıl herkes o ürüne hücum ettiğinden fiyatı düşer, maliyetini bile kurtaramaz. Böylesi önemli üretimler için bugüne kadar çiftçimize bilinçli yönlendirme yapılamamıştır.

Köylerdeki Köy Grubu Tarım Merkezleri çitçilere en yakın resmi danışma makamları olsa da bunun etkisiz olduğunu düşünen Bakanlık bu tür köy gruplarını köylerden bir bir kaldırmaktadır. Karaman’ı bu konuda şanslı görüyorum. Öğrendim ki henüz kaldırılmayan 3 köy grubu varmış. Gerçi bunlardan ikisinin teknik elemanı bulunmuyormuş. Fakat Mesudiye Köyü çok şanslı. Köy Grubu bulunan çalışkan bir köy. İnsanları da sosyal. Halkın içine karışmayan imamı, öğretmeni, ziraat teknikerini aralarında görmek istemezler. İmanları için imamdan, evlatları için öğretmenden, rızkları için ziraatçıdan en üst seviyede faydalanmayı bilirler. Nitekim mevcut sulama kooperatifi varlığını köyde uzun süre görev yapan Mevlüt TANER, Mustafa CİVANER gibi idealist öğretmenlerine borçludur. Köyün ilkokul binası ağaçtan ve yeşilden görünmüyorsa yine bu öğretmenlerin eseridir. Şimdilerde domatesle ünlenen köylerinin durumunu yine uzun süre ve halen görevli bulunan Ziraat Teknikeri Fatih Reşit ALTUN’ un araştırmacı, uygulamacı çalışmalarına borçludurlar.

Mesudiye Köyü ve domates: 3-4 yıl öncesine kadar çok ilgisiz iki kavram iken bugün Karaman’da domates Mesudiye ismi ile anılıp marka haline gelmiştir. Domates için ilk adımı eski valilerimizden Sayın İsmet METİN atmıştır. İl Özel İdare müdürlüğü kanalıyla ücretsiz kaliteli tohumu vermiş, köy Grubu çalışanı ve köylülerimiz de bu desteği en iyi şekilde değerlendirerek üretimi artırmış devamını getirmişlerdir. Ben bunu bir memurun masa başında değil de bizzat sahada, domates tarlasında çalışmasına bağlıyorum. Mesleğim ve branşım ziraat ile ilgisiz olmasına rağmen pek çok kez ziraat, gıda, bitki seminerine katıldım. Fatih Reşit ALTUN çiftçinin ayağına, köy kahvehanesine, hatta tarlasına götürerek eğitimini veren, öğreten bir memur... Ürünlerin gelişimini tarlada kayda alıyor, resim çekiyor aşama aşama izliyor çiftçiye de izlettirip bilinçlendiriyor. Mütevazı kişiliği, kurumuna karşı saygısından çoğu kez bu toplantıları Köy Grubu adına değil İl’deki kurumu adına düzenliyor, ilgili sivil toplum kuruluşlarını devreye sokuyordu. Bununla da yetinmeyip ürünün pazar garantisi için bağlantılara bile bizzat vesile oluyor. Tohum ve benzeri girdilerin temininde aracı maliyetlerini ortadan kaldırmak için çiftçiyi direk toptancı firmalara yönlendiriyor. Ülkenin neresinde olursa olsun ziraat konulu fuar ve tanıtımlara beraberinde köy muhtarı, ihtiyar heyeti gibi köy yönetiminin, çiftçinin katılımını sağlıyordu. En son Manisa’da domates toplama makinelerinin çalışmasını yerinde görmeye gittiklerine tanık oldum.

Anlatmak istediğim birilerini övmek birilerini yermek değildir. Bu ülkede herkes görevini işinin gerektirdiği şekilde, yapılması gereken yerde özümseyerek yaparsa, başarılı sonuçlara ulaşmanın zor olmadığı aşikârdır. Yeter ki yapılana, yapana sahip çıkalım, takdir edelim destek olalım, köstek değil… Ülkemizin, Bölgemizin, Karaman’ımızın bu gibi örnek insanlara ihtiyacı var.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious