Dövize müdahale sinyali ZAMAN

  • Giriş : 05.06.2006 / 00:00:00

Makro ekonomik hedefleri tehdit etmeye başlayan dövizdeki dalgalanmaya karşı Merkez Bankası'nın nasıl bir tavır alacağı yönündeki tartışmalara son noktayı Başkan Durmuş Yılmaz koydu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Yılmaz, ekonomik istikrarın devamı için herkesi serinkanlı hareket etmeye davet ederken, dövizdeki spekülatif hareketlere karşı hazırlıklı olduklarının altını çizdi. “60 milyar dolarlık rezervimiz var, gerekirse bunu kullanırız.” diyen Merkez Bankası Başkanı, Para Politikası Kurulu'nu da 7 Haziran Çarşamba günü toplantıya çağırdı. Başkan, toplantıdan faiz artırımı kararı çıkabileceğini ima ederek, “Son gelişmeleri değerlendirmek ve olası önlemleri tartışmak üzere bir araya geleceğiz.” dedi.

Kurul, 14.00-17.00 saatleri arasında değerlendirmeler yapacak ve karar 17.00'den sonra basın duyurusu ile açıklanacak. Toplantı sonunda en az yarım puanlık faiz artışına gidilebileceği belirtiliyor. Gazetelerin ekonomi editörleriyle İstanbul Divan Oteli'nde bir araya gelen MB Başkanı Durmuş Yılmaz, döviz piyasasındaki hareketlilikten enflasyon rakamlarına, başkanlık atamasından yabancı yatırımcıya bakışına kadar pek çok konuda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Döviz kurlarındaki hareketlerin enflasyon üzerindeki doğrudan etkilerinin akaryakıt, altın ve dayanıklı tüketim malları kanalıyla gözlemlenmeye başladığını kaydeden Yılmaz, aynı dönemde YTL'deki değer kaybının fiyat endeksinin 0,5 puan artmasına yol açtığını söyledi.

Altın ve petroldeki yükselişle aynı oran 0,65’e ulaştı. Yılmaz, dövizdeki yükselişin etkisinin haziran enflasyonunu da önemli ölçüde etkileyeceğini ifade ederek, önemli bir uyarıda bulundu: “Merkez Bankası açısından bu aşamada önemli olan nokta yukarıda değinilen gelişmelerinin etkilerinin 2006 yılı ile sınırlı kalmasını sağlamak ve orta vadeli hedeflerimize ulaşılması açısından enflasyon sürecinin önemli belirleyicilerinden birisi olan bekleyişlerin bozulmasını önlemektir. Önemle vurgulamak istediğim bir nokta ekonomimizin normalleşme sürecine girdiği gerçeğidir. Nitekim önceki dönemlerle kıyasladığımızda bankacılık sektörümüz daha sağlıklı bir yapıya sahiptir. Mali baskınlık oldukça azalmıştır. Daha açık bir ifadeyle politika aracında muhtemel bir artırım, sadece enflasyon açısından orta vadeli hedeflerimize ulaşmak açısından para politikasının gerekli tepkisi olarak değerlendirilmelidir.” Bir iki aylık veriye bakarak yıllık enflasyon değerlendirmesinin yapılamayacağını bildiren Merkez Bankası Başkanı, “Bugün itibarıyla eldeki verilere göre enflasyonun 2006 hedefinin üzerinde gerçekleşeceği ortaya çıkmıştır. Aynı veriler 2007 ile 2008 yılı orta vadeli hedefin hâlâ başarılabilir olabileceğini gösteriyor. Biz beklentilerle beraber gelen bozulmayı önlemek ve bu hedeflere ulaşabilmek için Para Politikası Kurulu’nu topluyoruz.” dedi. Hedefteki sapmayı gerekçe göstererek yıllık ücret sözleşmelerinde değişiklik istenmesini ‘uzun vadeli menfaatleri kısa vadeli maliyetlere feda etmek’ diye nitelendiren Başkan, “Kontratlar beklenen enflasyona göre yapıldı. Enflasyon biraz daha yukarıda gerçekleşecek diye çalışanlar ücret talep etmeli mi? Bence etmemeli. Çünkü kısa vadeli maliyetlere katlanabilmeliyiz. Çünkü uzun vadeli faydalar kısa vadeli maliyetlerden çok daha yüksek olacak. Bu programa sadıkız. Hükümet de üzerine düşen görevi sıkı sürdürüyor. Faiz dışı fazladan taviz vermiyor. Vermemesi gerekir. Biz de üzerimize düşen görevi yaptığımız sürece ki inşallah yapacağız, bu programın geçici olarak bu sapmalar olmasına rağmen, orta vadede hedefe ulaşacağını düşünüyoruz.” diye konuştu.

Para Politikası Kurulu’nun çarşamba günü yapacağı toplantıya da değinen Yılmaz, “Yeni bir durumla karşı karşıyayız. Bu durumu değerlendirmek için Para Politikası Kurulu’nu toplantıya çağırdık. Kurul gelişmeleri değerlendirecek. Kurulda benim bir oyum var diğer üyelerle birlikte. Söylediklerimden reyimin rengini anlamışsınızdır. Ancak diğer üyelerin kararlarının ne yönde oluşacağına dair ipotek koymam doğru olmaz.” ifadelerini kullandı. Yılmaz, toplantı için çarşamba gününün seçilme gerekçesini ise şöyle özetledi: “Biz bunu bugün de (pazar) yapabilirdik. Fakat burada vermek istediğimiz mesaj şu: Soğukkanlı olalım, paniğe kapılmayalım. Her şey kontrol altında. Dolayısıyla piyasaların pazartesi açıldığında mayıs enflasyonunu nasıl yorumladıklarını görmek bizim için faydalı olur. Çünkü alacağımız kararda, piyasaların ne yaptığını da bilmek zorundayız. Salı olabilirdi. Çarşamba oldu. Çünkü bir üyemiz yurtdışında.”

“Faiz artırımı halinde oran çeyrek puandan daha büyük olabilir mi?” yönündeki soru üzerine Yılmaz, “Bu aşamada bu soruya cevap veremem. Bu, kuruldaki arkadaşlarımıza saygısızlık olur. Bu orada tartışılacak ve orada kararlaştırılacak. Aksi yönde bir şey de çıkabilir. Çünkü orada herkes kendi vicdanıyla elinde bulunan ekonomik tabloyu nasıl okuyor, oradan nasıl bir kanaate varıyorsa oyunu o yönde kullanıyor. Ama aklın yolu bir gibi görünüyor.” dedi. Başkan sıfatıyla katıldığı ilk toplantıda faiz indirimi yapıldığının hatırlatılması üzerine de Yılmaz, “Bizim politikalarımız tutarlı olmalı. Merkez Bankası olarak sürpriz yapmamalıyız. Daima yön göstermeliyiz. Kararlarımızı alırken o gün elimizde bulunan verileri ve o verilerin ne tür bilgi vereceğine bakarız. Nisan ayında elimizdeki veriler, bize o gün o kararın alınmasını uygun gösteriyordu. Dolayısıyla pişman değilim. Burada tutarsızlık da görmüyorum.” cevabını verdi. Merkez Bankası Başkanı, ‘2006 için yüzde 5’lik enflasyon hedefi çok uçuktu’ şeklindeki eleştirilere de açıklık getirdi: “Bu hedef belirlendiğinde ben kurulun üyesiydim. Orada benim de sorumluluğum var. Kolektif bir karar. Hükümetle Merkez Bankası oturdu ve bu kararı beraber verdi. Evet bu biraz agresif bir hedef. Biraz risk almak suretiyle 30 yıllık enflasyondan beklentileri daha iyi yöneterek kurtulabiliriz. Dolayısıyla bu riski alalım dedik. Artık geriye dönüp keşke demek son derece yanlış. Artık tartışmanın bir anlamı yok. Tabii risk unsuru vardı.”

Merkez’in özerkliğini vurguluyoruz

Merkez Bankası’nın hedefin niçin tutmadığını şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşması halinde güvenirliğinin devam edeceğini vurgulayan Yılmaz, bu yönde önemli adımlar atılacağını söyledi. Merkez’e başkan atanması sırasında yaşanan gelişmelerin piyasa oyuncularının kafasında bir süre soru işareti oluşturduğunu belirten Yılmaz. “Bence bu bitti ve geçti. Bundan sonra Merkez Bankası’nın alacağı tavır önemli. Biz de o yönde çalışıyoruz. Bankanın özerkliğini her fırsatta ifade ediyoruz.” diye konuştu. Son hareketlenmede 9 milyar dolara yakın sıcak para çıktığı yönündeki haberlere de açıklık getiren Yılmaz, “Yatırımcı girerken iyi de çıkarken kötü mi? Biz bir kere yatırımcıya hain demiyoruz. Belli bir sıcak para çıkışı oldu. Bunlar zaten spekülatif diyebileceğimiz kısa sürede getiri sağlayıp çıkmayı düşünen grupta yer alıyor. Rakam da telaffuz edilenin çok altında. Herkes kararını alırken dalgalı kur rejiminin varlığından haberdar. Kimseye kur garantimiz yok. Ayrıca talep bunu belirliyor. Zaman zaman dalgalanmanın olabileceği gerçek. Geçmişte oldu bugün de oluyor. Merkez Bankası bütün bunları seyretmek gibi bir pozisyonda değil. Finansal istikrardan da sorumlu.” değerlendirmesini yaptı.

Karar alırken dalgalanmaların aşağı ve yukarı yönde olmasına bakmadıklarını kaydeden Başkan, “Bunu yaparken makro temellere bakıyor, analizler yapıyoruz. Elimizde 60 milyar dolarlık bir rezerv var. Gerekirse bunu mutlaka kullanırız. Bu kararı almamız için yaptığımız değerlendirmedeki şartların oluşması gerekir. Ne o taraftayız ne bu tarafta. Merkez Bankası müdahale edebilir. Ekonominin makro temellerinin tutarlı olmasından da sorumluyuz. Kur hareketlerinin hangi olayla nasıl etki edeceği konusunda da bir fikir sahibi olmak zorundayız. Bulunduğumuz nokta bu.” dedi.

Stresli olduğumda toprağı çapalarım

"Yardımcılarımı kendim seçtim. Hükümete önerdim. Kişiliklerimiz farklı olabilir; ama politik duruşlarımız bankaya yakışır olmalı. Ama onun dışında bir bireyim. Stresli olduğum zaman çapa alır toprağı ekerim. Ortanca çiçeği yetiştiriyorum. Onlar Ankara'da komadaki hasta gibi. Hortumla onları sularım. Basındaki haberlerden rahatsız değilim. Ben buranın başkanıyım. Basının da görevi var. Beni topluma tanıttı. 'Garibanizm' gibi bir felsefem yok. Hayatım boyunca yanımda oturan arkadaşımla rekabet etmedim. Tek rakip kendimi gördüm. Başkanlık konutuna taşınıp taşınmama konusunda karar vermedim. Evimden memnunum."

HERKES UZUN VADELİ DÜŞÜNSÜN

Takip edeceğimiz politikaların, alacağımız kararların reel sektör ve mali sektör tarafından yakından takip edilmesi gerekiyor. Gelişmelerin gerek kısa vadede, gerek uzun vadede ne tür etkilerinin olacağının incelenmesi ve kararların buna göre alınması gerekiyor.

TMSF KARARI KENDİSİ VERDİ

Bizim için TMSF herhangi bankadan farksız. Fon'dan bizim adımıza hareket etmesini istemedik. Vodafone'dan (Telsim için) paranın geleceğini duyunca ‘ne yapacaksınız?' diye sorduk. Satacaklarını söylediler. 'Uygun gördüğünüz miktarda satabilirsiniz' dedik. Ancak fiyat vermedik.

SAHTECİLİĞE KARŞI YENİ PARA

Para, Merkez Bankası'nın namusudur. Ödemeler sisteminden de sorumluyuz, üzerimize düşen görevi yapacağız. Sahteciliğe karşı yeni teknolojileri içeren para hazırlıyoruz. Mevcutları fotokopiyle bile çoğaltmak mümkün. Banknotlarda, kalpazanlığa karşı güvenlik unsurları bulunacak.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious