Dr. Muammer Yıldız: Yeni eğitim sistemi daha demokratik bir süreci tasarlıyor

Dr. Muammer Yıldız: Yeni eğitim sistemi daha demokratik bir süreci tasarlıyor.13577
  • Giriş : 05.09.2012 / 22:30:00
  • Güncelleme : 06.09.2012 / 11:57:16

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Muammer Yıldız, Haber Aktüel'in yeni eğitim öğretim sistemine ilişkin sorularını yanıtladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:

Beşik Modelleri

Yeni eğitim öğretim sürecinin başlamasına günler kala İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Muammer Yıldız'ın kapısını çaldık. Öğrencilerin ve velilerin akıllarındaki soru işaretlerine cevap aradık.

Başarılı yönetim modeliyle dikkatleri çeken Dr. Yıldız, henüz anlaşılamamış konulara açıklık getirdi.

Komuoyunda 4+4+4 olarak bilinen sisteminin getirdiği yeniliklere dikkat çeken Dr. Yıldız, Aktüel Yayın Grubu Genel Yayın Yönetmeni Muaz Kalaycı'nın sorularına net cevaplar verdi.

İşte akıllardaki sorulara ışık tutan o röportaj...

***
Röportaj: Muaz Kalaycı
Redakte: Heysem Kalaycı


***

— 4+4+4 eğitim sistemi neyi amaçlıyor?

Daha önce 8 yıl olan zorunlu eğitim süresini, 12 yıla çıkarıyor. Liseleri de bu mana da 4 yıl olarak zorunlu eğitime dâhil etmiş oluyoruz. İkinci olarak da daha önce okullar kesintisiz bir eğitim görürken şimdi kademeli bir eğitim söz konusu. Okullarımızın yapısı ilkokul, ortaokul ve lise olarak kademelendirilmiş oldu. Böylelikle vatandaşın, bireylerin, öğrencilerin taleplerine, farklı tercihlerine uygun daha demokratik bir eğitim öğretim süreci tasarlamış oluyor.



— 4+4+4 eğitim sisteminin uygulanan mevcut sistemden başlıca farkları neler?

Daha önce söylediğim gibi; yani daha kademeli olması, uzun süreli eğitimin tek bir çatı altında, tek bir bünye içerisinde değil de daha farklı mekânlarda ve farklı müfredatla, farklı programlarla eğitim öğretimin devam etmesine imkân veriyor. Bir de seçmeli dersler, yani ortaokullardan sonra ikinci kademe dediğimiz ortaokullardan itibaren seçmeli derslerle öğrencilerin, öğretmenlerin, idarecilerin, velilerin, özetle herkesin daha fazla sistem içerisinden tercih etmelerine imkân veren bir yapı test edilmiş oluyor.

— 4+4+4 eğitim sistemiyle amaçlanan sadece yapısal bir değişiklik mi, müfredatta farklılık yaratacak mı?

Bu sistem neticede müfredat da değiştiriyor. Okula başlama yaşını bildiğiniz gibi öne aldık. Şu anda yeni kanundan itibaren 60 aylık çocukları 60 ila 70 ay arası çocukları zorunlu eğitim kapsamına alıyoruz ama genelgeyle bu 66 aya çekildi, kamuoyunda bir duyarlılık oluştu. Gelen eleştirilerden, görüşlerden itibaren zorunlu eğitim yaşı 66 ay oldu. Böylelikle daha erken bir eğitim süreci dâhil edilmiş oldu. AB ülkelerinde, ortalama eğitim yaşı 11–12 yıl iken bizde sadece altı buçuk yıldı. Dolayısıyla bu kanun değişikliği, global bir dünyada ülkemizin çocukları diğer ülkelerin çocuklarıyla rekabet edebilsin diye eğitim süresi bu manada standart olarak onların seviyesine çıkarılmış oldu.

— Peki, İstanbul'da ki okulların fiziksel yapısında bir değişim oldu mu?

Tabi bu fiziki anlamda kademeli bir değişim öngörüyor. Dolayısıyla biz okullarımızın mevcut ilköğretim okullarımızın bir kısmını ortaokul, bir kısmını hem ilkokul hem ortaokul aynı binada açıyoruz. Bu anlamda pek bir sorun yaşamayacağız. Bu arada bağımsız imam hatip ortaokullarının açılması yasa gereği gündemdedir. Bu da vatandaşlarımızın beklentileri ve talepleri doğrultusunda her ilçemizde bir alternatif oluşturabilecek, yani vatandaşın tercih ettiği takdirde çocuğunu gönderebileceği bir okul çeşitliliği konusunda da bir çaba içerisindeyiz. Bir ilkokulu ortaokul yaptığımız zaman 1. sınıfına öğrenci almıyoruz. Bu şekilde okulu 3 yıl içerisinde tamamen bir ortaokula dönüştürüyoruz. Eğer ortaokulu ilkokul yapmışsak, bu kez ortaokul kısmına; yani 5. sınıfına öğrenci almıyoruz. Bu şekilde okullarımız 3 yıl içerisinde tamamen ortaokul ve ilkokula dönüşecek. Burada en önemli olan husus şudur. Biz şurayı ilkokul, burayı da ortaokul yaptık diye öğrencileri transfer etmiyoruz. Başladıkları okulu bitiriyorlar. Burada tek istisna 4. sınıftan 5. sınıfa geçen öğrenciler. Onlar 4'ten 5'e geçtikleri için artık ortaokula gidecekler. Biz hem ilkokul, hem ortaokul, hem de lisenin birinci sınıflarına, adrese dayalı kayıt sistemiyle öğrenci alıyoruz.

İstanbul gibi bir metropolde hem nüfus yoğunluğu, hem de özel okulların çeşitliliği düşünüldüğünde bunu uygulamak zor olabilir mi?

Hayır. Bize pek bir zorluğu yoktur bu dönüşüm sürecinde ama tabi daha fazla dersliğin, daha fazla okulun olması, daha çeşitli okulların planlarının projelerinin yapılıyor olması gerekir. Ama uzun vadede bunlar da olur. Kısa vadede okullarımızı kademeli dönüştürdüğümüz için çok fazla bir sorun yaşamayacağız. Ama en fazla yatırım alan il olarak İstanbul'umuzda ki bundan sonraki süreçte de insanlarımızın taleplerine, öğrenci yoğunluğuna göre sınıf standartlarımızı belli bir seviyeye çıkarmak için bir yapılaşma içerisinde, bir altyapı oluşturma çabası içinde olacağız.

— Bir de azınlık okulları meselesi var; onlar bu değişimden nasıl etkilenecek?

Azınlık okullarıyla ilgili herhangi bir tasarrufumuz olmayacak.
Onlar statülerini devam ettirecek. İlkokullar hem ilkokul, hem ortaokul olarak yani çocuklar mezun olduktan sonra ortaokula da gidebilsin diye aynı okulların yapılarını da paralel olarak aşağı yukarı kurmuş oluyoruz.

— Okula başlama yaşının 66 ay olması, trafik sorunun biz yetişkinleri bile hırpaladığı İstanbul'da saatlerce servislerle yolculuk yapmak zorunda kalacak çocukları olumsuz etkilerinden nasıl koruyacaksınız?

Adrese dayalı kayıt sistemine göre
biz çocuklarımızı en yakın okula gönderdiğimiz takdirde, trafik sorunun çözümüne de bir katkıda sunmuş oluyoruz. Bizim de önerimiz iyi okul - kötü okul yoktur. En iyi okul adrese en yakın okuldur. Buna veli de inandığı takdirde bütün okullarımız da belli bir standarda ulaşmış olacak. Zaten biliyorsunuz Fatih projesiyle okullardaki sınıflardaki teknolojik donanımlarında ki farkları da ortadan kaldırıyoruz. En mahrum bölgedeki okulla, en merkezi bölgedeki okulun standartları, teknolojik donanımları, altyapısı, fiziki yapısı sabitlenmiş olacak. Burada tek farklılık öğretmenlerdir. Öğretmenlerimizin girdikleri sınıflar ve bir de öğrencilerin seçimi var. Bir okulun başarısında ki en önemli faktörün öğrenci olduğunu görüyoruz. İkinci sırada öğretmen geliyor. Yani veliler seçerek çocuklarını bir okula gönderiyorsa, o okul akademik olarak başarılı olur. Ama biz istiyoruz ki, bütün okullarımız da başarılı öğrenciler sınıflarda olsun. Homojen bir şekilde bütün ilde ve ilçede bütün okullarımızda başarılı, model olabilecek, toplumu taşıyabilecek çocuklarımız her okulda, her sınıfta olsun istiyoruz. O yüzden bu trafik sorununu da adrese dayalı kayıt sistemiyle çözmüş olacağız.  

— Bu sistemdeki değişiklik SBS ve üniversiteye giriş sınavlarını nasıl etkileyecek?

Şu anda direkt etkilemiyor. Çünkü ilkokulu bitirince ortaokula sınavla alınmayacak öğrenciler. Biraz önce dediğim gibi adrese dayalı kayıt sistemine göre alınacak. 8. sınıfı bitirdikten sonra Anadolu Lisesi, Fen Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi yani merkezi sınavla öğrenci alan okullara kayıtlar yine puan türüyle alınacak.

— Eğitim süresini uzatarak bilgi toplumunu yakalayabilecek miyiz?

Bilginin önemli olan bu devinimi, hızı… Mesele onu yakalayabilmek. Daha çok dijital bir çağda bu bilgi toplama diye tanımlanıyor. Dijital bir çağda yaşıyoruz. Dolayısıyla buna ulaşmanın belli araçları var. Birincisi Fatih projesiyle yaptığımız daha aktif, daha interaktif sınıf uygulamaları, daha iyi eğitim ortamları ve esneklik dediğimiz dünyada ki genel eğitim kavramı budur. Sınıf ortamları esnek olacak, müfredatlar esnek olacak, ders düzeyleri esnek olacak… Bütün bunlarla dünyada ki gelişmeleri yakalayabilecek donanıma ve birikime sahip olduğumuzu düşünüyorum.

 — Yeni eğitim sisteminde derslerin düzenlemesi için nasıl planlar yaptınız?

Daha esnek, hem öğrencilerin, hem okul idarelerinin, hem öğretmenlerin, hem de vatandaşın
seçeneklerine, onların seçimlerine uygun, daha esnek bir ders düzeyi uygun görülüyor ve bu da yayınlandı. Dolayısıyla daha demokratik bir eğitim ortamı düzenlenmiş olacak. Çocuklarımızın daha çok zevk alacakları, kendilerinin yaparak ve yaşayarak öğrenecekleri bir süreç öngörülüyor. Daha enteraktif katılımların olduğu bir eğitim modeli öngörülüyor.

…bitti!

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*