DSP lideri Zeki Sezer, seçim sonucunu değerlendirdi

DSP lideri Zeki Sezer, seçim sonucunu değerlendirdi.9630
  • Giriş : 27.07.2007 / 09:15:00

DSP Genel Başkanı Sezer, 22 Temmuz’da CHP-DSP işbirliğine karşın solun beklenenin altında oy olmasını değerlendirdi

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Zeki Sezer, “Kendini solda gören, laik diye niteleyen bazı kesimler, azıcık dindar insanlardan solcu olamaz diye uzak durdular” dedi. Sezer’in sorulara verdiği yanıtlar şöyle:

Cumhuriyet mitingilerinde milyonlarca insan sokağa döküldü. Ardından iki sol parti biraraya geldi ve seçmene solda birlik mesajı verildi. Ama yine de sol iktidara gelemedi. Nerede hata yapıldı?

Laiklik Türkiye’nin olmazsa olmazlarımızdandır. Demokrasinin olmazsa olmazıdır. Ama laikliği, “İnançlara saygılı laiklik olarak değerlendiriyoruz” . Biz bunu söylediğimizde, “inançlara saygılı laiklik neymiş zaten laiklik inançlara saygıyı da içerir” diyorlardı. Ama maalesef öyle olmadı. Bazı kendini solda gören, kendisini laik diye niteleyen kesimler, azıcık dindar insanları solcu olamaz gördüler ve uzak durdular. Toplumun önemli kısmı Türkiye’de hem inançlarına bağlı ve laiklikle, çağdaşlıkla, demokrasi ile sorunu yokken solda olması gereken insanlar, sağın tabanına itildi. İnsanın karnı açken laiklikle oy isteyemezsiniz. O zaman insanlar, “Laiklikle benim sorunum yok, sosyal adalete yönelik çözümler istiyorum” diyor. Bunları görmeden sadece laikliğe takılmak, laikliğe de zarar veriyor. Laikliği korumanın yönü de sosyal adaleti korumaktan geçiyor.

Seçkinci davrandılar

“Solda olması gereken insanlar, sağın tabanına itildi” değerlendirmesinde bulundunuz. CHP’nin laiklik üzerinden yürüttüğü muhalefet mi seçmen de rahatsızlık yarattı?

Sol yanlış anlatıldı, toplum yanlış anladı. Sağda siyaset yapan insanlar, solu farklı göstermek için çaba içerisine girdiler. Solda siyaset yaptığını, solda olduğunu iddia eden kesim de seçkinci davranarak, inançlara saygı konusunda yeterince hassas değilmiş gibi bir görüntü vererek, bu yanlış anlaşılmaya katkı vermiş oldu. Dindar insanlar solcu, solcular da dindar olabilir. O nedenle inançlara saygılı laiklikte ısrar ettik. Ekonomik boyutta sol eşit paylaşımcıdır ama üretimden uzaktır gibi bir politika ortaya çıkartıldı. Bunda da hem sağ partiler, hem sol partiler etkili oldu.

CHP lideri, son bir yıl boyunca, toplumun kimliğini milliyetçi olarak tanımladı. Sol, kendini milliyetçilik kimliği üzerinden tanımlayabilir mi? Sol seçmen bu kimliği kabul eder mi?

Hiçbir sol parti ulusal değerlere uzak değildir. Ulusal çıkarlar solculuğun olmazsa olmazıdır. Solculuğa ters olan milliyetçiliği kökene dayalı yapmaktır. Bunu yapmamak lazım. Kimliğe dayalı siyaset sol için doğru değil.

Askerden katkı beklememeli

Sol seçmenin TSK’nın 27 Nisan bildirisine sol partilerin tepki vermemesi nedeniyle de oy kaybına uğradığı yorumları yapılıyor. Buna katılıyor musunuz?

DSP’den sorunların demokratik yollarla çözülmesi gerektiğini her zaman söyledik. Siyasetçiler inisiyatif almalı. Olağanüstü koşullarda olağanüstü işleri siyasiler yapmalı. Askerden, TÜSİAD’dan katkı beklemek doğru değil. Bizim işbirliğimiz 27 Nisan’dan sonra oldu. Yani dayatma ile bir işbirliği olmadı.
Sol seçmen, solun iktidara gelememesini, bölünmüşlüğe bağlıyordu. Bu seçimlerde, sol biraraya geldi. O halde, sorun “solun bölünmüşlüğü mü” yoksa “solun politikaları” mı?

Solu iki kanattan büyütmemiz lazım. CHP’nin farklı sosyolojik grupları, DSP’nin de farklı grupları var. Bu ikisini biraraya getirecek söylemler geliştirmek lazım. Oysa 1999’da DSP yüzde 22.2 oy aldı. CHP 8.5 oy almıştı. Yüzde 31. Eğer seçim sistemi, yüzde 8.5’a da izin verseydi. Meclis’te daha güçlü olurduk. Solu iki koldan büyütmemiz lazım dedim ilk genel başkanlığımda. Şimdi DSP-CHP işbirliği yaptı. Yüzde 20 aldık. Siyasette 2+2 her zaman 4 etmeyebiliyor. Sorun şu ki, biz birbirimizle kavga etmekten, sağa karşın etkin mücadele vermeye zaman bulamadık. En büyük hatalarımızdan biri budur. Yeni dönemde artık bunu yapmamamız gerekiyor.

AKP’nin seçim başarısının nedenleri sizce neler?

Bunu bilimsel olarak araştıracağız. Siyaset bilimcilerle bu başarıyı, tüm etmenleri katarak araştıracaklar. Ama seçim sonuçlarıyla ortaya çıkan gerçek şu ki, bizim toplumumuz, inancını kültürünü dilediği gibi yaşamak istiyor. Bunu bu şekliyle değerlendirebilirsek topluma daha rahat ulaşabiliriz.

Gül, aday olacağını ima etti. Gül’ün adaylığını destekler misiniz?

Gül’ün adaylığını desteklemeyiz. Sayın Gül’ün Cumhurbaşkanı adayı olarak dayatılması toplumu gerdi. Seçimler bu nedenle öne alındı. Toplumun önemli bir bölümü de sayın Gül’ün Cumhurbaşkanlığını içine sindiremedi.

VATAN

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious