DTP demokratik bir parti değildir

DTP demokratik bir parti değildir.23312
  • Giriş : 30.10.2008 / 13:02:00
  • Güncelleme : 30.10.2008 / 13:02:23

Peki DTP adı gibi demokratik bir parti midir? Kesinlikle hayır! Çünkü DTP talimatla kurulmuş bir partidir.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Internethaber yazarı Mehmet Metiner bugünkü yazısında DTP'nin ne kadar demokrat olduğunu sorgulamış.. Daha doğrusu demokratik bir parti olmadığını doğru tespitlerle ifade etmiş. İşte o yazı...

DTP"nin dilinden düşürmediği kavramların başında “demokrasi” gelir. Zaten adının başında da demokrasi var.

Peki DTP adı gibi demokratik bir parti midir?

Kesinlikle hayır!

Çünkü DTP talimatla kurulmuş bir partidir.

Partinin adı, kuruluş felsefesi ve siyaseti bizzat Öcalan ve örgütü tarafından belirlenmiştir.

Dahası, DTP"de kimlerin hangi makam ve mevkilere geleceğine de bizzat örgütün kendisi karar vermektedir. Tek karar mercii, İmralı ve Kandil"dir..

Bakınız DTP"nin söylemlerine, orada kendilerine ait bir tek cümle bulabilir misiniz?

Parti kararları diye açıklanan bildirgelere bakınız, orada kendilerine ait bir tek ibare bile göremezsiniz…

O anlamını henüz doğru dürüst bilmedikleri veya tanımlamakta güçlük çektikleri halde savundukları“Demokratik özerklik” denilen şey, Öcalan patentlidir... Tıpkı daha önce bilmeden savundukları “demokratik konfederalizm” gibi…

Genel Başkan da dahil DTP"li hiçbir yöneticinin bireysel iradesi yoktur. Unvanı ve sıfatı ne olursa olsun hiç birinin politika belirleme yetkisi yoktur. Herhangi bir konuda politika belirlemek gerektiğinde ya İmralı"dan talimat beklerler, ya da Kandil"den…

Sorarım: Kendi iradesi olmayan ve kendi politikalarını kendisi belirlemeyen bir parti, demokratik sıfatını hak edebilir mi?

Çelişkiye bakın: DTP, devletten ısrarla demokrasi talep eder durur, ama kendisi demokrasiden yoksun…

DTP, demokrasinin hiçbir yerinde değil...

DTP"nin bir tek misyonu var: “Siyasi gerillacılık!”…

xxxxxxxx

Malum, DTP"liler her platformda devleti demokratik eksikliklerinden dolayı eleştirip dururlar… Ne adına? Demokrasi adına…

Devletin demokrasi eksikliği hepimizin malumu da, DTP ne kadar demokrat?. Hatta demokrat mı?

Bence devletin o eksik demokrasi anlayışı, DTP veya PKK"nın demokrasi anlayışından yüzyıl ilerde...

Açıklayayım…

Bakınız, DTP"nin TBMM"de grubu var... Altlarında kırmızı plakalı arabalarıyla dolaşan yöneticileri var... Devletten maaş alıyorlar... Sağlık harcamaları vs. devletten…Yurtdışına parlamenter sıfatıyla gidip rahatlıkla diplomasi yapabiliyorlar…

DTP"nin belediye başkanları var... …

Bunlar demokrasinin bir gereği elbette… Başka türlüsü yanlış olur zaten… O eksik ve özürlü diye her seferinde suçladıkları demokrasinin bu olgunluğu karşısında DTP ne yapıyor peki?

PKK"nın siyasal kanadı olduğunu artık saklama gereği bile duymadan meydanlarda halkı bu ülkenin Başbakanına karşı kışkırtıyor… “O şehre veya bu şehre gelme, yoksa…” diye başlayan tehditler savurarak gerilim ve çatışma siyaseti izliyor… Hem de Kandil"den geldiği bilinen talimatlar doğrultusunda…

Devletin Başbakanına, PKK"nın silah gücüne güvenerek meydan okuyor... Ağızlarından öfke kusarcasına konuşuyorlar... Sanki siyaset yapmak için meclise gelmemişler de, savaşmak için gelmişler gibi bir görüntü sergiliyorlar…

Kendileri için biçilen “siyasi gerillacılık” rolünü oynamak için sahnedeki yerlerini almış bulunuyorlar……

Kitlelerin başına geçip “Savaş bitsin istiyorsanız, Öcalan"ı derhal serbest bırakın!” çağrısında bulunuyorlar…

PKK"yı ve liderini Kürt halkının temsilcisi ve önderi olarak sunmaktan kaçınmıyorlar...

Bir tür tehdit, şantaj ve korkutma siyasetine öncülük ediyorlar...

xxxxxxx

Devletin en ufak bir yanlışına yüksek sesle itiraz eden DTP"liler, sıra PKK"nın tehdit, yıldırma ve şiddet siyasetine gelince ya sus pus oluyorlar, ya da bu siyasetin meşruluğunu kanıtlamak için bin bir dereden su getiriyorlar…

İşte size çarpıcı bir örnek… Hem de yakınlardan…

PKK, Diyabakır"daki kimi sivil toplum örgütlerinin davetlisi olarak Diyarbakır"a gidecek olan Abant Platformu"nun değerli üyelerini ölüm tehdidiyle şehre sokturmadı… O sivil toplum örgütlerinin başkanlarını ve yöneticilerini bizzat arayıp tehdit etti… Toplantının yapılacağı mekanın sahibine gidip tehditler savurdu…“Abant Platformu üyeleri Diyarbakır"a gelirse burasını kan gölüne çeviririz!” yollu tehditlerle o toplantının iptalini sağladı… Bu tehditler üzerine Abant Platformu"nu davet eden sivil toplum örgütleri çağrılarından vazgeçmek zorunda kaldılar…

Ne demokrasi değil mi?

Peki bu durumda DTP ne yaptı acaba dersiniz? Kalkıp eleştirdi mi örgütü? Barış ve demokrasi adına başkalarının seyahat etme ve söz söyleme özgürlüğüne tehditle müdahale eden örgüt mantığını ve siyasetini eleştirdi mi acaba?

Ne gezer!..

Peki varsayım aynı şeyi devlet adına birileri yapmış olsaydı, DTP ne yapardı? Yeri göğü inletirdi değil mi?…

İşte bu düpedüz ilkesizliktir… Sözde demokratlıktır…

O tarihte Diyarbakır"da bulunan DTP Grup Başkanvekili ve Büyükşehir Belediye Başkanı ile Abant Platformu"nun Diyarbakır"daki yetkilisi, üstelik daha önce kendi partilerinde yöneticilik yapmış bir yetkilisi gidip konuştuğu halde sonuç değişmedi...

PKK"nın tehdit ve şiddet siyasetine karşı çıkacaklarına kalkıp Abant Platformu"nun veya Fethullah Gülen cemaatinin bölgede yapıp ettiklerini diline dolayarak eleştiride bulunmuşlar… Güya Abant Platformu, “işbirlikçi ajan”mış…. Devletin inkar politikalarını kabul ettirmek ve Kürt muhalefetini yok etmek için uğraşıyormuş!...

Kürt muhalefeti dedikleri de PKK…

Yani kendilerine yönelik bir muhalefete izin vermemek gerektiğine inanan bir DTP anlayışının özgürlükçü olduğunu söylemek inandırıcı olabilir mi?

DTP"nin demokrasi anlayışı bu işte...

Kendileri Ankara"da TBMM"de devletin siyasalarını özgürce eleştirme hakkına sahip olacaklar, ama kendilerine muhalif olanlar Diyarbakır vb illerde konuşma özgürlüğüne sahip olmayacaklar! Hatta Diyarbakır"a bile sokulmayacaklar!..Velev ki bu Başbakan bile olsa! Ellerinden gelse Başbakanı bile sokturmayacaklar!

Demokratlık bunun neresinde Allahaşkına?.

Şimdi soruyorum: Devlet mi daha demokrat, yoksa DTP mi?

İkisinin demokratlığını mukayese etmek bile bu durumda devlete büyük haksızlık olur bence…

xxxxxxx

Buradan DTP"ye bir çağrıda bulunmak istiyorum….

DTP siyaseten kendine güveniyorsa, Kürt halkının özgür iradesine saygılı olmalı öncelikle…

Rakipleriyle siyaseten yarışan bir parti olarak çıkmalı herkesin karşısına…

Örgütün silahlı gücünü arkasına almadan ne kadar oy alabileceğini o zaman hep birlikte görmüş oluruz…

“Kürt halkının temsilcisi” olup olmadığını da öğrenmiş oluruz…

DTP"nin gücü yetiyorsa PKK"ya hiç değilse seçim döneminde silah bıraktırsın da normal şartlarda gireceği bir siyasi yarıştan nasıl bir sonuç alabileceğini hep birlikte görelim…

O zaman “temsilcilik” iddiasının da, “Öcalan, Kürt halkının iradesidir” yollu beyanlarının da doğruluk payını test etme imkanımız olur……

Normal koşullarda Diyarbakır"daki seçimi kaybedeceklerini çok iyi biliyorlar… Bunun kendileri için sonun başlangıcı olacağını da pekala bildikleri için kontrollü bir gerilim ve çatışma siyaseti izliyorlar…

Sözün özü: Silahlı gücün vesayetinde “siyasi gerillacılık” rolüne soyunan DTP"nin isminin başındaki “demokratik” ibaresi koskoca bir yalan ve aldatmacadan ibaret.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*