DTP ile Saadet arasındaki AKP

DTP ile Saadet arasındaki AKP.8115
  • Giriş : 29.10.2008 / 09:03:00

AKP uzun süre, karşısına dikilen muhalefet açısından, çok rahat bir dönem yaşadı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


CHP'nin AKP'ye "laiklik" bazında açtığı savaş sadece ve sadece iki tarafta da safların sıklaşmasına neden oluyordu. Hatta, CHP'nin laiklik söylemleri diğer konularda AKP'ye kızan seçmeninin kırgınlığının azalmasına bile neden oluyordu.

Nihayet, CHP bu yaz muhalefetin nasıl yapılacağını keşfetti ve AKP'yi ülkenin değişmez döngüsü çerçevesinde yolsuzluk söylemi ile vurmaya başladı. Bu söylem Kemal Kılıçdaroğlu'nun belgeli muhalefeti ile yerel seçimlere dek sürebilirse AKP'yi sandık başında geriletecektir.

Ancak, CHP'nin AKP tabanında baş edemediği bir zafiyeti vardır. Merkez-sağ ve muhafazakár seçmen CHP'yi, İnönü yıllarından beri, hep "dış-grup" olarak görür, kendinden saymaz, üstelik bir devlet partisi olarak baskıcı olduğunu düşünür.

Bu köşede sık sık yazdım, AKP'yi esas sarsacak muhalefet ancak ve ancak merkez-sağdan ve devletçi addedilmeyen bir partiden gelebilir. Ancak, 6 yıldır bu anlamda güçlü bir ses merkez-sağda olmadığı gibi Milli Görüş de dinozorlarla yönetildiği için gündelik siyaset potasına bir türlü giremiyordu. Şimdi Numan Kurtulmuş ile Saadet AKP'ye karşı içten içe ve yıpratıcı bir muhalefete girişebilir.

Öte yanda AKP 22 Temmuz'da Güneydoğu'da PKK alternatifi bir ses olarak büyük prim yaptı. Kürtler kendisinden bir yıl boyunca özgürlükler konusunda büyük atılımlar bekledi. Abdullah Gül bile Cumhurbaşkanı olarak ilk gezisini bölgeye yapıp özgürlük yelkenini şişirmişti. Ancak olmadı; yağmadı yağmur, esmedi rüzgar! Bugün itibari ile AKP:

1) Güneydoğu'da verdiği sözlerin üzerine yatmış vaziyette bir görüntü vermektedir.

2) Dış politika gereği Barzani'ye bir açılımda bulunuyor ama bunu yapmaya kendi bahçesini temizlemeden yeltendiği için Güneydoğu halkını PKK'ya daha fazla yaklaştırıyor. Kendi kendisini "Güneydoğu Türkiye" ile "Kuzey Irak" arasında tercih yapmak durumuna itiyor. Barzani'ye yaklaşarak PKK'nın elini Kuzey Irak'ta zayıflatıyor ama 1 yıldır tutulmayan sözler aynı PKK'yı Güneydoğu'da güçlendiriyor. İlla ki kapatılmak isteyen DPT siyasi arenada PKK'nın isteklerini her zamankinden güçlü seslendiriyor.

Benim düşüncem odur ki bu dönemde DTP ve Saadet AKP'yi beter bir statükocu parti olması için epey zorlayacaklardır.

PKK ile mücadele arttıkça ve Güneydoğu her geçen gün daha güçlü olarak bir "kalkışma" ortamına girdikçe AKP askeri önlemlere daha fazla cevaz vermek zorunda kalacak. Nitekim, Kuzey Irak'a askeri müdahaleye izin veren tezkere TBMM'den bir kez daha geçmiştir. Genelkurmay Başkanı'nın Bakanlar Kurulu'na brifing vermesi sadece doğal bir olaydır ama bu yakınlaşma Güneydoğu'da başka türlü okunmaktadır.

Dün de yazdım. Öte yanda, 6 yıldır türbanı çözemeyen, imam hatiplilere herhangi bir yardım eli uzatmayan AKP bu dönemde Saadet'ten iç cenahtan gelen bombalar yiyecektir.

Milli Görüş AKP'yi Ortadoğu politikalarında da sıkıştıracak, Kuzey Irak açılımı dahil, bölgede atacağı her adımı "ABD'nin dayatması" olarak yorumladığında AKP seçmeni kendinden bildiği ve yeni bir sese kavuşan Saadet'e daha fazla kulak verecektir.

Hele hele yerel seçimlere gidilen bu dönemde AKP'nin IMF ile tekrar masaya oturmasını hemen hemen imkansız görüyorum. Aksi halde Saadet kıyameti koparır!

Saadet'in yolsuzluklar konusunda CHP'ye destek vermesi ise tepkileri mislisi ile artırır!

Yerel seçimlere sırtında koruması gereken % 47'lik bir yükle giren AKP bu dönemde kendisini bir cenderede bulacak, şartlar ise onu hep daha fazla statükoculuğa itecek.

HÜRRİYET

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*