DTP lideri Ahmet Türk: Saldırıyı PKK yapmadı

DTP lideri Ahmet Türk: Saldırıyı PKK yapmadı.11758
  • Giriş : 30.07.2008 / 02:36:00
  • Güncelleme : 29.07.2008 / 23:41:12

DTP Genel Başkanı Türk: "Yeniden partimize karşı bir linç kampanyası mı başlatılmak isteniyor?"

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


DTP Genel Başkanı Ahmet Türk İstanbul Güngören'de yaşanan ve 18 kişinin yaşamını yitirdiği bombalı saldırıyı 'katliam' olarak nitelendirdi. Yapılan açıklamalarda 'saldırıyı PKK'nın yaptığı'nın vurgulandığını kaydeden Türk “bu kadar cüretkâr bir eylemin, böylesi kritik bir dönemde yapılmış olmasının, klasik siyasetimizin alışageldiği terörizm jargonlarıyla açıklanabilecek kadar basit bir olay olduğunu düşünmüyoruz. Daha ortada hiçbir somut delil yokken, siyasiler ve bazı çevrelerin olayın failini PKK olarak ifade etmelerindeki amaç nedir?” diye konuştu. “Türkiye, ne İsrail ne Filistin ne de Irak'tır” diyen Türk, Başbakan Erdoğan'ın açıklamalarını eleştirerek “Yeniden partimize karşı bir linç kampanyası mı başlatılmak isteniyor?” dedi. Baykal'ın saldırı sonrası yaptığı açıklamaları da eleştiren Türk, “Sayın Baykal Ergenekon kuyrukçuluğunu bu şekilde unutturacağını mı düşünüyor?” diye konuştu.

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, partisinin Meclis grup toplantısında, İstanbul Güngören'de yaşanan bombalı saldırıyı değerlendirdi. Yaşanan acıları yürekten paylaştıklarını, ifade eden Türk, bombalı saldırıyı bir 'katliam' olarak değerlendirdi. Türk, “Hakikaten tüyler ürpertici bir katliam yaşadık. Bu nedenle, bu katliamı bir kez daha nefretle kınıyorum, bunu gerçekleştirenleri, bunu yapan zihniyeti kınıyorum. Bu insanlık suçuna ortak olmuş kim varsa kınıyorum. Kin-nefret ve düşmanlık yaratmak isteyen çevrelerin oyunlarına gelmemeliyiz” dedi.

-TÜRKİYE NE İSRAİL NE FİLİSTİN NE DE IRAK'TIR-

Masum insanları hedef alan saldırının çok boyutlu olarak ele alınması gerektiğine dikkat çeken Türk, şunları söyledi:
“Türkiye ne İsrail ne Filistin ne de Irak'tır. Türkiye'nin harcı, halkların ve bütün farklılıkların kardeşliği üzerinedir. Nerdeyse 80 yıldır bu harcı bozmaya çalışan ne İttihatçı zihniyet ve onun artıkları, ne de uluslar arası payandaları halkları birbirine düşürecek emellerine ulaşamamışlardır ve demokratik reflekslerimiz sayesinde bundan sonra da ulaşamayacaklardır. Akil düşüncenin yapması gereken, ülkemizde yeniden sahnelenen ve çok elim bir katliama yol açan İstanbul'daki bu bombalı saldırıyı çok derinlikli olarak değerlendirmek olmalıdır.”

Bombalı saldırının profesyonel bir saldırı olduğunu kaydeden Türk, saldırının böylesi kritik bir dönemde yapılmış olmasına dikkat çekti. Türk, “Tamamen sivil halka dönük ve resmen büyük bir katliam yapmak üzere örgütlenmiş bu girişimi enine boyuna düşünmek ve tartışmak zorundayız. Öncelikle, bu kadar cüretkâr bir eylemin, böylesi kritik bir dönemde yapılmış olmasının, klasik siyasetimizin alışageldiği terörizm jargonlarıyla açıklanabilecek kadar basit bir olay olduğunu düşünmüyoruz. Klasik ezber, bu olayı açıklamaya yetmez. Hiç kimse, yıllardan beri bilinen siyasetçilerin dillerine doladığı bu klasik ezbere inanamaz. Şimdi sormak gerekiyor; Bu korkunç katliam neden Türkiye'de, neden İstanbul'da neden bu dönemde yapıldı? Bu saldırının arkasındaki güçler, Türkiye'yi nasıl bir noktaya çekmeye çalışıyor? Daha ortada hiçbir somut delil yokken, siyasiler ve bazı çevrelerin olayın failini PKK olarak ifade etmelerindeki amaç nedir?” diye konuştu.

-ÇOK DERİN BİR PROVOKASYON VAR-

Toplumda özgür, eşit ve eleştiren bir vatandaşlık bilinci gelişirken, birilerinin toplumu yeniden depolitize etmeye çalıştığını belirten Ahmet Türk, “ülkemizde yıllardan sonra böyle bir toplumsal düzey yakalanmışken, bu vahşet eylemini-bu dehşet eylemini “tipik bir terör saldırısı” olarak ele alabilir miyiz? Bu mümkün müdür? Açık ki saldırı çok boyutludur ve çok derin bir provokasyona işaret ediyor” dedi.

-MİLLİYETÇİLİK BU ÜLKEDE ARTIK DİKİŞ TUTMAZ-

Konuşmasında dün Kerkük'te yapılan miting sırasında yaşanan intihar saldırısına da değinen Türk, bu tür saldırıların birbirinden bağımsız olmadığını söyledi. Türk “Milliyetçilik çağın en büyük hastalığıdır. Bir insanlık travmasıdır, paranoyalar-korkular üzerine inşa edilmiştir. Türkiye, demokratik bir Cumhuriyete dönüşmenin sancılarını yaşarken, artık bu ülkede milliyetçi-etnik kışkırtmalar dikiş tutmaz” dedi.

-CİN ŞİŞEDEN ÇIKTI-

Ergenekon'un buzdağının görünen yüzü olduğunu ancak devlet içinde yuvalanan çetelerin gerçekleştirdiği provokasyonları deşifre etmesi açısından önemli olduğunu ifade eden Türk, şöyle konuştu:
“Ergenekon iddianamesi, bu köklü çetenin-bu Türk gladyosunun suçlarını ancak ucundan-kenarından tutabilmiştir. Fakat, demokratik kamuoyu, hukukçular, aydınlar ve siyasetçiler bu davanın peşini bırakmayacaktır. Bizler bu davanın peşini bırakmayacağız. Halk arasında bir deyim vardır: 'Cin şişeden çıktı bir kere' derler. Bu çetelerin, Doğu ve Güneydoğu'da yaptığı katliamlar, cinayetler, yakıp-yıktıkları köyler, halkları-toplulukları birbirine kırdırmak için yaptıkları provokasyonlar, suikastlar; bütün bunlar gün yüzüne çıkmadıkça, bunlarla hesaplaşılmadıkça, demokratik mücadelemiz devam edecektir. Bu karanlık olaylar, bu organize saldırılar er geç açığa çıkacaktır.”
-BAŞBAKAN'IN AÇIKLAMALARI ESEF VERİCİ-

İstanbul Güngören'deki saldırının ardından Başbakan Erdoğan'ın yaptığı açıklamaları esef verici olarak değerlendiren Türk, “Sayın Başbakan, 'terörün halk desteğinden' bahsediyor. 'Terörün siyasi desteklerinden' bahsediyor. Bununla ne demek istiyor? Bu faciadan nasıl bir siyasi rant umuyor? Gerçekten insanın kanını donduran değerlendirmeler yapıyor sayın Başbakan! Bu soruyu açıkça soruyoruz. Yeniden partimize karşı bir linç kampanyası mı başlatılmak isteniyor? Parti binalarımıza, yöneticilerimize, üyelerimize saldırılar yapılmasının zemini mi yaratılmaya çalışılıyor? Bir taraftan birlik beraberlikten söz ederken öte yandan halkın bir kısmını diğer kesimine karşı kışkırtmaya çalışmanız gözlerden kaçmamıştır. Hükümetin görevi tahmin yürütüp, fal açarak halkı oyalamak değil, gerçek failleri bir an önce adalete teslim ederek kamu vicdanını rahatlatmaktır. Ama hükümet Güngören'de içine düştüğü aczi örtbas etmek için hamaset nutukları atmak dışında elle tutulur hiçbir şey yapmamayı maharet olarak göstermek istiyor" dedi.

-BAYKAL ERGENEKON KUYRUKÇULUĞUNU UNUTTURMAYA ÇALIŞIYOR-

Konuşmasında CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ı da saldırının ardından yaptığı açıklamalar nedeniyle eleştiren Türk, şunları söyledi:
“Daha düne kadar, Ergenekon çetesinin avukatlığını yapan Baykal, bu korkunç katliamı fırsat bilerek, mal bulmuş mağribi misali, kendini düze çıkartmaya çalışıyor. Sayın Baykal, Ergenekon kuyrukçuluğunu bu şekilde unutturacağını mı düşünüyor? Acaba vatandaşlarımızın acılarını kışkırtarak, milliyetçi gösteriler mi düzenlemeye çalışıyor? Güngören-Güven Mahallesi'ne vatandaşlarımızı teselli etmeye mi gidiyor, yoksa milliyetçiliği kışkırtmaya mı gidiyor? Sayın Baykal, halkı kime karşı sokağa davet ediyorsun? Kürtlere karşı bir linç kampanyasından mı medet umuyorsun? Eğer senin derdin gerçekten de şiddete karşı demokratik tepki vermekse 1 Haziran İstanbul mitinginde neredeydin?”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*