DTP ve Öcalan hakkında şok iddia

DTP ve Öcalan hakkında şok iddia .14143
  • Giriş : 10.09.2007 / 15:39:00

DTP, PKK'ya neden 'terör örgütü' demiyor, neden diyemez?

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kürt aydını Ümit Fırat'ın iddiası: 'DTP Öcalan'ın talimatıyla kuruldu. PKK ile aralarına mesafe koyamazlar.Zaten Öcalan'ın ağır bir baskısı var, istediği zaman DTP'yi kapatır.Öcalan'ın dünyada olup biten her şeyden çok detaylı haberi var.

Derin çözüm…

Biz Türklerin uyanması gereken “Kürt gerçeği” ve Kürtlerin uyanması gereken “Kürt gerçeği” yan yana duruyor. İki gerçekten birini seçme şansımız yok.

Eğer çözüm istiyorsak; karşıt iki cephe görüntüsünden kurtulup, mevcut ve potansiyel sorunlar karşısında aynı safta yer almak zorundayız.

Kürt sorunu; PKK'nın ya da DTP'nin elinde kendi “gerilim stratejisine” uygun “kullanılır kart” olmaktan çıkartılmalı.

Bu; baskıyla, silahlı bürokrasiyle çözülecek bir “basit sorun” değildir.

Kürt sorunu; “Türkiye'nin geleceği” sorunudur. Ulusal ve uluslar arası boyutları da olan, demokrasi, özgürlük, insan hakları, eğitim, gelişmişlik, yaşam standartları, vizyon bağlamında değerlendirilmesi gereken kapsamlı bir sorundur. Kürt realitesi ve Kürt sorunu gerçek boyutlarıyla algılanmadan “gerçek bir çözümün” zemin bulma şansı yoktur.

Kimseye ihale edilemeyecek kadar bizdedir çözüm. Ankara bu “Türkiye gerçeğine” acilen el atmalı, çözümü çözümsüzlükte görenlere, içten ve dıştan direnip savaştan beslenenlere rağmen -bedel ödemeyi de göze alarak- derin bir çözüm seferberliği başlatmalı ve sonuna kadar gitmeli.

Aslında sorun da, çözüm yolları da belli, şimdi çözecek irade ve derinlik bekleniyor. Ankara; ya bu sorunu çözecek ya da sorun Ankara dahil bütün Türkiye'ye yayılacak. Kürt aydını Ümit Fırat'ın DTP ve Kürt sorunu hakkındaki analizleri yaşanan karmaşayı ve DTP'nin içinde bulunduğu açmazı anlama imkanı veriyor.

DTP'yi kışkırtıp, yöneticilerine dava açıp partiyi de kapatmakta çözüm değil.

DTP çözüm için; Türk jakobenlere, PKK'ya ve kendine rağmen sahici siyaset yapmalı.

Çözüm daha derinlerde…

Çünkü sorun da orada…

Derin sorunlara, sığ çözüm formülü tutmuyor.

Kürt siyaseti, kürt siyasetçisi TİP'ten bugüne ne tür bir dönüşüm yaşıyor? TİP'ten bu yana Kürt olanlar açısından iki tip siyaset vardı; Bir kısmı sosyalist marksistti. Diğeri de muhafazakârdı ve bunlar diğer Kürtlere karşı cephe almamıştı. Bu iki Kürt siyaset kesimi arasında diyalog vardı. 1960'tan sonra kopma oldu, farklı Kürt fraksiyonları ortaya çıktı, birbirine karşı toleransı yitirdi, kutuplaşmalar arttı ve hala sürüyor.

DTP Kürt siyasetlerinden birisi midir, yoksa bileşke midir?

Kürtlerin üzerinde ittifak ettikleri bileşke değil DTP. PKK'nın potansiyeli üzerinden siyaset yapıyorlar.

DTP sahici bir siyasal parti olabilir?

Hayır, zaten oylar ortada. DTP'nin aldığı oylar bazı etik nedenlerle verildi. Akrabaları dağa gitmiş, bedel ödemiş, köyünden göçmüş, bütün bunlar boşuna mıdır diye sorgulayıp oy veriyor insanlar. Böyle hissedip oy vermeyenler büyük bir boşluğa düşerler. Kürtlerin bir bölümü için DTP'ye oy vermek namus borcudur. Daha gerçekçi olan Kürtler DTP ve PKK'yı radikal buldukları için, geleceklerini onlar üzerinden güvende hissetmiyorlar. DTP Kürtlerin geleceğine ilişkin bir vaatte bulunamaz.

DTP, PKK'NİN BASKISI ALTINDA

Kütlerin geleceğine dair bir vaatte bulunamazsa ne işe yarar DTP?

Bazı partilerin iktidar olması beklenmez ama bir denetim işlevi görebilirler. DTP eğer iyi siyaset yapsaydı denetim işlevi olurdu ama olmadı. Çünkü yönetilen konumdalar. PKK'nın yönetici eliti DTP yönetimini baskı altında tutuyor. Öcalan İmralı'da bugünkü parlamenterlere sert çıkıyor.

DTP kendine “Türkiye partisi” vizyonu yüklemeye çalışıyordu…

DTP Türkiye'deki Kürtlerin partisidir ama iyi bir Kürt partisi değildir. DTP'li yöneticiler Abdullah Gül'e “Kürt meselesinin çözümü konusunda bir adım atın” dediler. Bir Cumhurbaşkanı adayı ne adım atabilir, “Kürt sorununu çözmek lazım” dediği zaman onu Cumhurbaşkanı yaparlar mı? Gül'e “gel intihar et” çağrısı yaptılar. İnisiyatif kendi ellerinde olsaydı Gül'e daha pozitif yaklaşırlardı.

AHMET'İN İKİ GÖRÜŞÜ VAR

Ahmet Türk'ü nasıl buluyorsunuz?

Ahmet Türk 40 yıllık arkadaşım ama iki yıldır görüşmüyoruz. DTP'de bu sürecin içinde bu biçimde olduğu için eleştirdim onu. Ahmet aslında kendi görüşlerini dile getirmiyor, kendi olarak davranamıyor, çelişkili çünkü üzerinde baskı var. Birebir konuştuğunuzda çok farklı şeyler söyleyebilir size ama işte bizim memlekette insanların bir resmi bir de şahsi görüşü var. DTP'yi seçimlere sokan siyasi irade için söylüyorum, DTP'nin Meclis'e girmesi pek arzulanan bir şey değildi.

İradeden kimi kast ediyor sununuz?

PKK'nın üst düzey yönetimi, Öcalan. Muhatap alınmak istiyorlar. Devlete diyorlar ki: Bizi muhatap alın konuşalım. Dünyada bugün meşruiyet çizgisi öne çıktı. Elinizde silah, ben çocuğuma özgürce isim vermek, kendimi kültürel olarak ifade etmek istiyorum derseniz size hak veren olmaz. Belki 84 yılında PKK'nın ilk baskınları açısından epey referans alacağı kaynak vardı ama bugün böyle bir durum yoktur.

APO DTP'NİN İSİM BABASIDIR

DTP, PKK'yla arasına mesafe koyabilir mi, ona “terör örgütü” diyebilir mi?

Arasına mesafe koyamaz çünkü DTP'yi PKK var etmiştir. DTP'nin adı bile İmralı'da belirlendi. Apo DTP'nin isim babasıdır ve onun direktifleriyle kuruldu. DEHAP, DTP kurulsun diye kapatıldı.

PKK, Kürt sorunun bitmesini ister mi?

Varlığını bu soruna borçlu güçler Kürt sorununun devamını istediler.

KÜRT SORUNUNA GİZLİ İLGİ

Büyük sermayeye kavuşan Kürtler bölgeden kaçıyorlar mı?

Güvenlik kaygısıyla kaçıyorlar, batıya geçiyorlar.

Ya Kürt realitesinden?…

Sermaye sahipleri Kürt siyasetinden kaçmıyorlar ama kaybedecek şeyleri olduğu için daha sessiz kalıyorlar. İfade etmeseler de Kürt sorununa gizlice ilgi duyan çoktur. Sadist ruhlu bir kısım insanlar ilgi göstermeyebilir bölgeye ve Kürt sorununa.

Kürt burjuvazisiyle PKK'nın ilişkisi oluyor mu?

Bir dönem PKK'lıların Kürt zenginlerden para aldıkları, onları bir tür vergiye bağladıkları oldu. Bunu Avrupa'da da yaptılar. Bugün için yüzde yüz bitti denemez, çünkü bu tehdit sadece PKK'dan değil devlet odaklı çetelerden de geldi.

ATEŞKES TERİMİ YANLIŞTIR

DTP'nin bir terminoloji sorunu var mı?

Evet, mesela “ateşkes” terimi yanlıştır, çünkü elinde silah bekleyecek, tehditlerini sürdürecek! “Barış çağrısı” veya “ateşkes” gibi terimleri PKK da kullanıyor. Çağrı yapılacaksa, bu, PKK'nın silahları bırakması, askeri örgütünü dağıtması için yapılmalıdır. Aksi halde Ahmet Türk'ün sık dile getirdiği, biz kanı durdurmaya çalışıyoruz sözlerinin bir anlamı yok. PKK Kürt meselesinin sonuçlarından biridir. Kürt sorunu PKK'nın değil Ankara'nın sorunudur. Bu kolay değildir, mühendislerle çözülmez; çözümsüzlüğü çözüm gören kurumları ikna etmek gerekir.

Ankara PKK'yı nasıl ikna eder?

PKK'yı ikna etmek gibi bir gereklilik yoktur. PKK'yı var eden gerekçeleri ortadan kaldırdığınızda iş kolaylaşır. -22 Temmuz sonuçları bu açıdan önemlidir- sorunu küçülttüğünüz ölçüde PKK'nın kaynağı da azalır. Sadece o azalmıyor, 700 bin kişilik ordunun mevcudu da belki 150 bine düşer.

Nevruz'da, mitinglerde, kongrelerde Apo posterleri açılıyor. Kürtler hem Apo'yu sevip hem de silahlı mücadeleye karşı olabilirler mi?

Bir kimlik ifadesi olarak Apo'yu destekleyen taban da silahlı mücadeleye karşı. Silah ölüm getiriyor, çocuğu dağa çıkıyor, işi gücü zarar görüyor. PKK'yı askeri örgütünü dağıtmaya çağıran bir bildiri bu tabanda bile tasvip görür. Bu insanlar savaş istemiyor ama ne istediklerini de iyi ifade edemiyorlar. Bütün Kürtleri temsil edecek bir siyasi yapı yok ve olmasını da arzu etmiyorum. Eğer bir parti bütün Kürtleri temsil ettiğini söylüyorsa vay Kürtlerin haline. DTP'nin arka planındaki siyasi irade “bütün Kürtleri ben temsil ediyorum” diyor.

DTP devletle İmralı arasında köprü görüntüsünde mi?

Böyle bir inisiyatifi olduğunu düşünmüyorum. Öcalan'ın görüşme notlarını izliyorum, oradan “seçime bağımsız katılabilirler” ifadesi gelmeden DTP bu kararı alamadı.

DTP'NİN GELECEĞİ PKK ELİTİNE BAĞLI

DTP'nin PKK üzerinde dönüştürücü etki şansı hiç mi yok?

Hayır PKK, DTP üzerinde daha etkindir, çünkü güç ondadır. Hem silahlıdır, hem halk arasında daha güçlüdür. Eğer PKK eliti yeni bir parti kurulmasına karar verirse DTP'yi kapatır, başka bir parti kurarlar.

SANKİ SİHİRLİ RADYOSU VAR

Apo'nun bağlantıları var mı?

Bir gün İmralı'nın gardiyanları anılarını yazarsa çok şaşırtıcı bilgilerin çıkacağını görürüz.

Uğur Mumcu da önemli bulgulara ulaşmıştı, Mumcu cinayeti ve ulaştığı bulgular bir gün açıklanırsa çok şaşıracağız.

Apo Kürtler için nasıl bir fenomen?

Bütün toplumların tarihinde böyle fenomenler olur. Ölüsü daha etkili olur bugün için. Öcalan orada normal bir şekilde ölse bile kimse buna inanmaz, komplo aranır ve ardından da kin ve intikamlar gelir.

Apo, gündemi nasıl takip ediyor?

5 Eylül Avukat görüşmesi notlarına baktım, Öcalan sadece TRT FM dinlediğini söylüyor ama Yeni Şafak'taki bir yazıdan da bahsediyor, Mümtazer Türköne'yi de izliyor… Sanki sihirli bir radyosu var, dünyada olup biten her şeyden çok detaylı haberi var. Bu basit bir bilgilenmeyle olmaz. Farklı bilgi kaynakları var. Önemli kaynaklar Öcalan'ın telefon görüşmeleri yaptığını söylüyor.

DTP'de Diyarbakır endişesi bulunmakta

22 Temmuz seçimlerinde bölgede AKP'nin ağırlığının artmasına, DTP'nin oy kaybına ne anlam yüklüyorsunuz?

Kürtler; hem Kürt olmak hem de rahat yaşamak istiyorlar. Bu tercihlerini PKK'dan yana koyduklarında baskı görüyorlar ve bunun başka yolu var mı diye düşünüyorlar. AKP de o başka yol ihtimalini biraz gördüler. AKP politikalarının Kürtlere de cazip gelen tarafları var. CHP onuncu yıl marşı söyletiyor, AKP din kardeşiyiz diyor. Burada Kürdü inkar etmeden din kardeşiyiz demek anlamlıdır.

Osman Baydemir'in “kale” dediği Diyarbakır'ı AKP'nin alma şansı nedir?

AKP Diyarbakır'ı alabilir, bu bana uzak gelmiyor. Diyarbakır'ı kaybetmemek için DTP biraz daha sertleşebilir çünkü endişeliler. AKP'nin Diyarbakır'ı almasının iyi olabileceğini düşünüyorum. Diyarbakırlılar belediye hizmetlerinden daha çok yararlanırlar. Unutmayalım ki AKP belediyecilikte daha başarılıdır.

Bu sözlerden sonra politik Kürtler sizi hain ilan etmezler mi?

Sorunların beklemesi ne bana ne de halka bir çıkar sağlamıyor. Bazı Kürt siyasetçiler alan kaybedecekler, halkın huzuru, rahatı söz konusuysa etsinler. Tandoğan sendromuyla bir şey olmuyor.

Baydemir'in, “savaş” içerikli sözleri realiteden çok politik mi?

Zaten bu partinin var olma sebebi politiktir. Halkın ekonomik beklentilerinden çok sığ bir zemindedir. Barış diyorlar ama nasıl? İçi boş sloganlar bunlar. Barıştan söz edenler silahlı mücadele sürdüren örgütü desteklememeli.

Kürt siyasetinde yeni aktörler çıkabilir mi?

Şimdilik azınlık bir grup bir şeylere hayır diyebiliyor, bir şeylerin farkında olduğunu hissettiriyor ama kısa vadede yeni aktörler çıkamaz. Çünkü taban da çekiniyor.

DTP bir köylü hareketi mi?

Ben PKK'yı köylü hareketi olarak tanımlıyorum. DTP de o köylü hareketinin siyasi temsilcisi. Kentte yaşayıp da köylülükten kurtulmak her zaman mümkün olmuyor. DTP üzerinden bazı insan hayal kırıklığı yaşıyor, çünkü DTP'de basiret bağlanması var.

SAMANYOLU HABER

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious