DTP'den Başbakan'a suçlama

DTP'den Başbakan'a suçlama.9163
  • Giriş : 20.05.2008 / 20:07:00

DTP Siirt Milletvekili Osman Özçelik, ''Başbakan Erdoğan'ın bir çok grubun desteğiyle yetinmeyerek medyayı tümüyle kontrol altına alma hevesine kapıldığını damadı kanalıyla medya alanına girmeye çalıştığını ileri sürdü.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


DTP Siirt Milletvekili Osman Özçelik, ''Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bir çok grubun desteğiyle yetinmeyerek medyayı tümüyle kontrol altına alma hevesine kapıldığını, damadının üst düzey yöneticilik yaptığı Çalık Grubu ile doğrudan medya alanına girme ihtiyacı hissetiğini'' öne sürdü.

TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin ATV-Sabah'ın satışıyla ilgili verdiği gensoru önergesi üzerinde konuşan Özçelik, ihalenin yapılış şekli ve katılan gruplar ve sonrasında yaşananlar nedeniyle muvazaalı olduğunu söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bir çok grubun desteğiyle yetinmeyerek ''medyayı tümüyle kontrol altına alma hevesine kapıldığını'', damadının üst düzey yöneticilik yaptığı Çalık Grubu ile doğrudan medya alanına girme ihtiyacı hissettiğini savunan Özçelik, ''Başbakanın girişimcilik ruhunu takdir etmemek mümkün değil. Yoksul bir ailenin çocuğu iken bu noktalara gelmesi tesadüflerle açıklanamaz'' dedi.

Özçelik, ''ihaleyi ucuza kapatmak için yüksek ikna gücünün kullanılarak rakiplerin elendiğini'' belirterek, ''Boşuna mı Başbakan olunmuştu. Sonra sıra finansman sağlamaya geldi. Kamu bankaları ne güne duruyor? Halkın kamu veya özel bankalardan 3-5 bin YTL'lik kredi almak için alnı çatlarken, damadın şirketi için düşük faizli 750 milyon dolarcık esirgenebilir miydi? Bu durum, kamu olanaklarını kullanarak kendi yandaşlarını zengin etmenin devamından başka bir şey değil'' diye konuştu.

''Türkiye'de yayınlanan her iki gazeteden birinin Hükümet yanlısı, televizyonların çoğunun AK Parti yandaşlarının eline geçmiş durumda olduğunu'' ileri süren Özçelik, Kanaltürk'ün alınmasıyla bu zincire yeni bir halka daha eklendiğini, yenilerinin de sırada olduğunu ifade etti.

Özçelik, Türkiye'de yayın yapan kitle iletişim araçlarının yüzde 65'inin iki büyük holdingin denetimi altında olması nedeniyle toplumun çok sesli ve çok renkli doğasının medyada tek renkli ve tek sesli olarak yansıtıldığını söyledi.

Basın özgürlüğünden dem vurulmasına karşılık bunun iktidar ve sistem sözcülüğünden ibaret olduğunu ifade eden Özçelik, AİHM'in onlarca kararıyla basın özgürlüğü ihlal edildiği gerekçesiyle Türkiye'yi cezalandırdığını savundu. Özçelik, Kürtçe'nin basın yayın araçlarından uzak tutulduğunu, muhalif basının susturulduğunu ileri sürdü.

Basını ele geçirme gücü ve isteğinin sadece iktidar partisi için söz konusu olmadığını belirten Özçelik, ''Hazine'den aldığı payı parti propagandası yapsın diye yasal kılıfını hazırlayarak Kanaltürk'e aktaran CHP'nin tutumu da bundan farklı değil'' dedi.

Gensoru önergesindeki konularının tamamının doğru olduğuna inandıklarını belirten Özçelik, ''AK Parti'nin karanlık ekonomik ve siyasi ilişkiler içinde olduğu artık gizlenemez düzeye gelmiştir. DTP olarak, siyasi partilerin darbeler yoluyla, kapatma davalarıyla veya gensoru önergeleriyle düşürülmesi yerine, halkın gücüyle, demokratik yöntemlerle iktidarından uzaklaştırılmasından yanayız. AK Parti'nin iktidardan düşürülmesi konusunda, bunu gerçekleştirme gücü olan tek parti DTP'dir'' dedi.

Özçelik, gensoru önergesinde oy kullanmayacaklarını söyledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious