DTP'li Ayna: "Dağdaki 10 bin insanı ne yapacağız"

DTP'li Ayna:
  • Giriş : 04.03.2008 / 23:45:00
  • Güncelleme : 04.03.2008 / 23:44:02

Ayna, ''Her bir insanın ölümü Kürtlerle Türkler arasındaki mesafeyi açıyor

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


DTP Eş Başkanı ve Mardin Milletvekili Emine Ayna, ''Her bir insanın ölümü Kürtlerle Türkler arasındaki mesafeyi açıyor. Kürt sorununun bir parçası olan PKK konusunun çözümü askeriyeden beklenmemelidir'' dedi.

Ayna, partisinin grup toplantısında, Kürt sorununun çözümünde Türkiye'nin 30 yıl kaybettiğini belirterek, ''Türkiye, dünya ülkesi olmasının önündeki en büyük sorun Kürt sorununun çözülmemesidir. 30 yıl daha kaybetmek istemiyoruz. Bu gerekçeyle sınır için veya sınır ötesi operasyonlara karşı duruyoruz'' diye konuştu.

Kara operasyonunun 300 kişinin ölümünden başka bir şey ifade etmediğini ileri süren Ayna, ''(Terör örgütüyle mücadele ediyoruz) denilerek operasyonu tanımlayamazsınız. PKK'yi oluşturan nedenler vardır'' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''Tek dil'', ''Tek millet'' kavramlarını kullandığını belirten Ayna, şunları söyledi:

''Sayın Başbakan beni inkar ediyor. Ben Kürt'üm; inkar ve imha çözüm değildir. Meclis'teki tüm partiler sorunu görmeli. Kimine göre 5 bin, kimine göre 10 bin insan var; Bunlar Kürt sorununun ihmali nedeniyle dağa çıktılar. Bu insanları ne yapacağımıza karar vermeden Kürt sorununu çözemeyiz. Teslimiyet dayatılarak çözüm bulunmaz. Her şeyi göze alarak dağa çıkmışlar. 'Gelin teslim olun' demekle olmuyor. Çözümün yeri burası, Amerika değil.''

Kara operasyonuna ilişkin ''Gerektiğinde tekrar gireriz'' açıklamalar yapıldığına değinen Ayna, ''İstiyoruz ki bu sözler söylenmesin. Bir insanın ölümü; (ister Türk, ister Kürt, ister asker, ister gerilla olsun) geride onlarca insanda ölmeye hazır ruh hali oluşturuyor. Her bir insanın ölümü Kürtlerle Türkler arasındaki mesafeyi açıyor. Kürt sorununun bir parçası olan PKK konusunun çözümü askeriyeden beklenmemelidir. Çözümü, askeri yöntemlerde, silahta, şiddette değil, Meclis'te tartışmalıyız. Türkiye'nin idari, üniter yapısı korunarak, Türkiye sınırları içerisinde yerel yönetimlerin inisiyatifi artırılacak şekilde yetkileri artırılmalıdır'' diye konuştu.

-HASANKEYF'E BARAJ YAPILMASI...-

DTP Batman Milletvekili Bengi Yıldız, baraj yapılması planlanan Hasankeyf'i altın yumurtlayan tavuğa benzetti.

Bu bölgede baraj yapılarak Hasankeyf'in baraj gölünde bırakılmasının başka nedenleri olduğunu ileri süren Yıldız, ''Hasankeyf, Kürt'lerin yüzyıllarca hüküm sürdüğü bir yerdir. Selahattin Eyyubi'nin öz be öz Kürt olduğunu tüm dünya biliyor. Kürt mirasının yok edilmek istendiğini biliyoruz'' dedi.

TBMM İdare Amiri ve Muş Milletvekili Sırrı Sakık ise 14 yıl önce bugün DEP milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırıldığını anımsatarak, o günlerde yaşadıklarını anlattı.

TBMM Karma Komisyonunun, DTP'li bazı milletvekillerinin dokunulmazlıklarının yok sayılarak, mahkemelerinin sürmesine yönelik kararını eleştiren Sakık, ''Komisyonun böyle bir görevi yok ama durumdan vazife çıkarıyor. Halen bu ülkede kararları TBMM değil, ilahi güçler veriyor. 14 yıl önce kalemşörler, bize biat etme şansımızın olduğunu söylüyorlardı. Biat kültürü bizde olmaz. Bedeli ne olursa olsun DTP olarak ödemeye hazırız'' diye konuştu.

8 Mart Ankara Kadın Platformu adına söz alan Nilgün Aktaş, Kürt sorununun demokratik yöntemlerle çözülmesini, operasyonlara son verilmesini, Kürt halkının taleplerinin kabul edilmesini istediklerini söyledi.

DTP Grubuna katılan bazı kadın partililerin; sarı, kırmızı ve yeşil renkte türban takarak yan yana oturdukları gözlendi.

Toplantı, daha sonra gruba kapalı sürdürüldü.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious