DTP'li Ayna: Ergenekon tarihi fırsat!

DTP'li Ayna: Ergenekon tarihi fırsat!.10357
  • Giriş : 15.07.2008 / 15:00:00
  • Güncelleme : 15.07.2008 / 15:04:13

DTP Grup Başkanı ve Mardin Milletvekili Emine Ayna, 'Bu ülke, bu anayasa ile yönetildikçe ve Kürtlerin hak ve özgürlük talepleri bölücülük olarak değerlendirildikçe demokrasinin hayat bulması imkansızdır' dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ayna, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, parti kongreleri öncesi son konuşmasını yaptığını anımsattı. "Ergenekon" davasının Türkiye’nin uzun süre gündeminde kalmaya aday, tarihi davalarından biri olacağını belirten Ayna, kamuoyunun ve kendi beklentilerinin; "şeffaf bir yargılanmanın yapılması, devlet ve hukuk adına hukuk dışı örgütlenmelerin ve bunların yürüttüğü faaliyetlerin bütün boyutlarıyla açığa çıkartılması, sorumluların yargılanması" olduğunu söyledi.

Ayna, "Ucu nereye dayanırsa dayansın, boyutları nereye uzanırsa uzansın sonuna kadar üzerine gidilmeli ve kamuoyunun beklentilerini karşılamalıyız. Bu nedenle davayı geçmişle yüzleşme adına Türkiye’nin önündeki tarihi fırsatlardan biri olarak görüyoruz. DTP olarak, bu sürecin takipçisi olacağımızın ve karanlıkların aydınlığa çıkartılması için yoğun bir çaba sergileyeceğiz" diye konuştu.

İddianamedeki suçlamaların Türkiye’nin içinde bulunduğu gerçekliği ortaya koyması açısından çok ciddi boyutta olduğunu ifade eden Ayna, "İddianamedeki ’cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ve devletini ortadan kaldırmak veya görev yapmasını engellemeye teşebbüs etmek, Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı halkı silahlı isyana tahrik etmek’, suçlamalar arasında yer alıyor. Buradaki tanımlama eksiktir. Tüm bu hukuk dışı uygulamaların tümünün devlet eliyle ve kararıyla olduğu özellikle belirtilmelidir. Yapılanlar devlet adına yapılmıştır ve asıl tehlikeli olan da budur" şeklinde konuştu.

"ERGENEKON’UN İZİ ŞEMDİNLİ’DEDİR"

Demokratik rejimlerde halkın iradesiyle seçilen bir hükümetin yine halkın iradesi tarafından düşürülebileceğini kaydeden Ayna, "Halkın oylarını almış bir partiyi sistem değil, halk kapatmalı. Demokratik rejimin, demokratik düzenin gereği budur" dedi. Yargılamanın suçlamalarla orantılı olması, suçlamaların zamanla buharlaşıp sıradan bir vakaya dönüştürülmemesinin önem taşıdığını ifade eden Ayna, Şemdinli sanıklarının da devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yönelik eylemlerde bulunmakla suçlandığını, ancak mahkumiyetle sonuçlanan davanın gönderildiği askeri mahkemede sanıkların serbest bırakıldığını anlattı. Ayna, şunları söyledi:

"Çünkü Ergenekon’un izi Şemdinli’dedir. DTP olarak bizler, demokratik kitle örgütleri, insan hakları savunucuları ve duyarlı kamuoyu o günlerde hükümete ’Bu olayın üzerine gidin; Susurluk gibi karanlıkta kalmasın’ dedik. Mecliste göstermelik bir araştırma komisyonu kuruldu, tanıklar dinlendi, üstelik önemli bilgi ve belgeler de komisyonu sunuldu. Ancak, Hükümet, Cumhurbaşkanlığı seçimi, iktidarda kalma gibi ince hesapları nedeniyle uzlaşmayı tercih etti ve gide gide bir savcıyla, bir Emniyet istihbarat şefinin üzerine gitti. Araştırma komisyonunun raporu ise tozlu raflarda bekliyor, tıpkı Susurluk raporu gibi. Bugün Ergenekon çetesinin hükümeti kuşatacağı o dönem ortaya çıkmıştı ve plan adım adım işletildi. Bütün bu acı tecrübeler nedeniyle yargılamanın suçlamalarla orantılı yürütülmesi gerektiğini ve iddia sahiplerinin iddiasının arkasında durması gerektiğini söylüyoruz. Ergenekon’un akıbetinin de Şemdinli gibi olmasını istemiyoruz. Şemdinli’de kaçırılan trenin Ergenekon’da yakalanması gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle tarihi bir fırsattır diyoruz."

"BU ÜLKE, BU ANAYASAYLA YÖNETİLDİKÇE..."

Ergenekon örgütünün eylemlerinin sadece Hükümete dönük boyutlarıyla ele alınmaması gerektiğini söyleyen Ayna, Ergenekon’u Doğu ve Güneydoğu’daki faili meçhul cinayetlerin de faili olarak gördüklerini belirtti. Demokratik süreçten yana olduklarını vurgulayan Ayna, "Çetelerin, hukuk dışı yapılanmaların üzerine gidilmesi ve Gladio tipi örgütlenmelerin tümüyle tasfiye edilmesi gerektiğini söylüyoruz. Şu iyi bilinmelidir ki bu ülke bu anayasa ile yönetildikçe ve Kürtlerin hak ve özgürlük talepleri bölücülük olarak değerlendirildikçe demokrasinin hayat bulması
imkansızdır. Bu iktidar savaşını kazananların yeni Ergenekonları olmaya devam edecektir" diye konuştu.

1990’larda Hizbullah’ın bir kontrgerilla gücü olarak kullanıldığını iddia eden Ayna, "Bu cinayet şebekesi devletin gözetiminde, emrinde binlerce cinayet işledi. Sokak ortasında insanları kurşunladılar. Yıllar sonra devleti tehdit etmeye başladılar ve tasfiye edildiler. Ergenekon’un gelişim süreci ve sonu da benzerdir" dedi. Ayna, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde önceden yaşanan cinayetleri saydıktan sonra, "Başbakana sormak istiyoruz; Temiz Eller Operasyonu için bu kadar karanlık cinayet yeterli değil mi? Fırat’ın Doğusu’ndaki bu Ergenekon’la ne zaman yüzleşeceksiniz?" diye sordu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*