DTP'li vekil Demirtaş, sınır ötesi operasyona karşı çıktı

  • Giriş : 17.10.2007 / 17:15:00

DTP Grubu adına TBMM'de söz alan Demirtaş, sınır ötesi operasyona karşı çıkarak, barış önerisinde bulundu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Tezkeresinin TBMM Genel Kurulunda görüşülmesi sırasında DTP Grubu adına söz alan Demirtaş, sınır ötesi operasyona karşı çıkarak, barış önerisinde bulundu

DTP Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş, ''Şimdi sınır ötesi operasyonlardan ziyade, en az denenen ve bizce en etkili, en zahmetsiz, ülkemiz açısından en kazançlı yol olan demokratik tartışma ve sivil
çözüm yöntemlerini gündemimize almalıyız'' dedi.
Başbakanlık Tezkeresinin TBMM Genel Kurulunda görüşülmesi sırasında DTP Grubu adına söz alan Demirtaş, ''Son günlerde ülkemizde tekrardan tırmanan eylemler ve çatışmalar neticesinde hepimizi derinden yaralayan, içimizi bir kez daha kanatan ve gencecik evlatlarımızın yaşamına mal olan vahim sonuçlar ortaya çıktı'' diye konuştu.
Gelişmeler sonrasında ''sınır ötesi operasyon'' fikrinin ağırlık kazandığını
ve Bakanlar Kurulunun önerisi ile Hükümete Irak'a asker gönderme yetkisinin bir yıllığına verilmesini TBMM'den talep ettiğine dikkati çeken Demirtaş, şunları söyledi:
''Neredeyse 24 yıldan bu yana terörle mücadele konsepti çerçevesinde
yürütülen binlerce yurt içi operasyona ek olarak, 3'ü geniş kapsamlı olmak üzere toplam 24 defa da sınır ötesi harekat gerçekleştirilmiştir. Bu gün yaşanan tabloyu göz önünde bulundurduğumuzda, söz konusu operasyonların tümüyle pozitif sonuç yaratıp yaratmadığını tartışmayı gereksiz buluyoruz. Ancak bu operasyonların sonucunda yaşanan can kayıpları, ekonomik kayıplar, bu nedenle ülkemizin uluslar arası ilişkilerde yaşadığı sancılar, toplum olarak çektiğimiz acılar maalesef ki halen etkilerini sürdürmektedir.
24 yıldan bu yana yaşanan olaylar neticesinde 40 binden fazla insan yaşamını
yitirmiş, on binlercesi yaralanmış, ülkenin 300 milyar doları harcanmış, binlerce yerleşim birimi boşaltılmış ve insanlar zorunlu göçe tabi tutulmuş, yüz binlerce İnsan tutuklanmış, işkencelere tabi tutulmuş, ülkenin bir bölümü çeyrek asır boyunca sıkıyönetim ve olağanüstü hal rejimi ile yönetilmiş, temel hak özgürlükler uzun yıllar boyunca askıya alınmış, doğusuyla batısıyla, bütün ülke bu yaşananların ağır faturasını hep birlikte Ödemek durumunda kalmıştır.''

-''VATANDAŞLARIMIZ ARTIK BU KAN DURSUN İSTİYOR''-

Demirtaş, yaşanan olaylar neticesinde ağır ekonomik krizlerin ortaya
çıktığını, buna bağlı olarak işsizlik, açlık ve yoksulluğun vatandaşların kaderi
haline geldiğini vurguladı. ''AK Parti Hükümeti dönemi de dahil olmak üzere, zaman zaman bu sorunun çözümünde askeri yöntemlerin yerine daha sivil ve demokratik bir anlayışın Öne çıkması gibi yaklaşımlar da tartışıldığını'' ifade eden Demirtaş, ''Ancak devlet kurumlarının bu yaklaşım hususunda mutabakata varamamış olmaları, siyasi partiler arasındaki güven sorunları, hükümetlerin cesaretli adımlar konusunda tereddüt halinde olmaları ve sivil toplumun demokratik yaklaşımları yeterince sahiplenmemesi gibi faktörler bu süreçlerin heba edilmesi ile sonuçlanmıştır'' dedi.
Çoğu zaman çözüm konusunda kamuoyunun oldukça umutlandığı süreçlerde dahi anlaşılması güç gelişmeler nedeniyle akan kanın durmasının bir türlü
sağlanamadığını söyleyen Demirtaş, şöyle devam etti:
''Toplumsal barış ve huzur, herkes açısından ortak bir talep olmasına
rağmen, çözüm konusunda yapıcı olmayan yaklaşımların varlığı, çözümü
zorlaştırmaktadır. Yaşanan çatışmalardan en çok ve doğrudan etkilenen Doğu ve Güneydoğu'da yaşayan vatandaşlarımız ile Türkiye'nin diğer bölgelerinde yaşayan ve şu ya da bu şekilde olumsuz etkilenen diğer vatandaşlarımızın tümü, artık akan kanın durması gerektiği konusunda haklı olarak seslerini yükseltmeye başlamıştır. Diyarbakır'da yaşayan vatandaşlarımız da Samsun'da yaşayanlar da, Aydın'da yaşayanlar da artık bu kan dursun istiyor. Bu ülkede her gün bir eve yangın düştüğüne dair haberlerle güne başlamak istemiyor yurttaşlarımız. İnsanlarımızın birbirini daha fazla sevdiği, birbirine daha fazla güvendiği, el ele verip ülkenin kalkınması için tek yürek olarak geleceğe daha umutlu baktığı günleri
özlüyor, umut ediyor herkes. Daha mutlu bir gelecek, sağından soluna,
muhafazakarından liberaline, sosyalistine kadar her kesimin özlemidir ve tabii ki haklı beklentisidir. Ancak bu doğal beklentiler kadar doğal olan bir başka şey de çözüm konusundaki farklı yaklaşımlar, farklı önerilerdir. Bu da demokratik bir tartışma, demokratik bir dayanışma kültürünün olmazsa olmazıdır.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious