DTP'li vekiller mahkemeye gitmeyecek

DTP'li vekiller mahkemeye gitmeyecek.11728
  • Giriş : 23.05.2009 / 16:19:00

Demokratik Toplum Partisi (DTP) Genel Başkanı Ahmet Türk, dokunulmazlıkları olduğu sürece, mahkeme kapısına gitmeyeceklerini söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


DTP Genel Merkezi tarafından "DTP'yi susturma, silahları sustur, çatışmasızlığa cevap ver" sloganıyla düzenlenen miting, Van Kalesi arkasındaki Kültür Parkı'nda yapıldı.

Mitingde konuşan Ahmet Türk, özgürlük için sonuna kadar direneceklerini belirterek, 29 Mart seçimlerinde halkın demokratik siyasetin güçlenmesi için önemli bir mesaj verdiğini ifade etti.

Türk, demokratik siyasetin ve DTP'nin 98 belediye başkanlığını ve yerel iktidarı ele aldığını savunarak, "Böyle bir dönemde, 14 Nisanda partimize, arkadaşlarımıza, yoldaşlarımıza karşı bir operasyon yapıldı. Biz geçmişte zindanları, 12 Eylül dönemlerini, baskıyı ve zulmü gördük. Ama yılmadık. Sonuna kadar da mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi.

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, ülkede Kürt sorununun barışçıl demokratik yollar çözülmesini isteyen çok büyük, ciddi bir anlayışın ve gücün olduğuna yürekten inandıklarını ifade ederek, şöyle devam etti:

"Ancak Türkiye'de savaştan beslenen, ırkçı milliyetçiliği esas alarak, bu ülkede kamplaşmayı sağlayarak oy olmak isteyen, güç toplamak isteyen kesimlerin de olduğunu biliyoruz. Bugün, gitmek istediğimiz sonuç, adeta bir kılıcın sırtı gibi, bir denge olarak durmaktadır. Barışı isteyenler mi zafere ulaşacak yoksa savaştan, ranttan beslenenler mi Türkiye'yi kaosa sürükleyecek. İşte bu kadar önemli bir sürecin içindeyiz. DTP olarak şunu söylüyoruz: Acıların, kanın, göz yaşının durması için hepimize büyük sorumluluklar düşüyor. Bizim iyi niyetimiz, bu demokrasi anlayışımız, tek başına sorunların çözümüne yetmeyecektir."

Türk, yaklaşık 10 gün önce Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile görüştüğünü hatırlatarak, şöyle konuştu:

"Sayın Cumhurbaşkanı'na söyledim ve çağrı yaptım. 'Gelin elinizi taşın altına koyun. Gelin hep birlikte bu kanı durduralım' dedik. Ama siyasi sürece baktığımızda gerçekten yaşanan acılardan ders almamış, akan kandan ders almamış kesimlerin bugün bu barış fırsatını ortadan kaldırma emelini, söylemlerini dinliyorsunuz. Bu neyin fırsatı diyor? İşte söylüyoruz. Akan kanın durması ve barış için bir fırsattır. Bu fırsatı ihanetle suçlayan mantığı size şikayet ediyorum ve protesto ediyorum."

Ahmet Türk, barışı ve demokrasiyi esas aldıkları için haklarında yaklaşık 300 dava açıldığını öne sürerek, şöyle devam etti:

"Bununla da yetinmediler. Dokunulmazlık olgusuna rağmen, bizleri sanki dokunulmazlığımız yokmuş gibi yargılamak için mahkemelere davet ettiler. Bugüne kadar Türkiye tarihinde böyle bir uygulama görülmemiştir. Biz hukuka saygılıyız. Ama bu yapılanlar hukuksuzluktur. '14. maddeye göre, mahkemeye gitmeniz gerekiyor' diyorlar. Oysa biz, düşüncelerimizi açıkladık. Bu ülkenin bölünmemesi için çaba gösterdik. Bölücü olmadığımızı söyledik. Ama 14. maddeye göre, ülkeyi bölmeye yönelik faaliyetler olarak değerlendiriliyoruz. Yani kısacası bu bir oyundur. Özgülükleri savunduğumuz için mahkemelere çağrılıyoruz. Yoksa Kürt sorunun, Türkiye'nin bütünlüğü içinde çözümünü her zaman dile getiren bir partiyiz. O zaman bu nedir? Bu, Ergekon'un kararıdır. Bu Ergenekon'un anlayışıdır."

Dokunulmazlık zırhına bürünmediklerini ifade eden Türk, "(Buyrun parlamentoya getirin, dokunulmazlıkları kaldırın) diyoruz. Baskıyı da zindanları da gördük. Ama dokunmazlığımız olduğu sürece mahkeme kapısına gitmeyeceğiz" dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*