DTP'nin de yüreğine ateş düştü mü?

DTP'nin de yüreğine ateş düştü mü?.13372
  • Giriş : 09.10.2008 / 14:17:00

Bu saldırının siyasete yansıyan tarafına bakıldığında ise olayın farklı bir boyutu ortaya çıkıyor. Olayın DTP’ nin kapatılma davasının son günlerine rastlatılması bir tesadüf olmasa gerek.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


40 günlük bebeği ile eşini toprağa veren kadının gözlerinden süzülen yaşlar, sanırım bu acıyı tarif etmekte yetersiz kaldı! Diğer tarafta 2 yaşındaki ve bir de karnındaki çocuğu ile yapayalnız kalan kadının feryatları da yaşadığı acının büyüklüğünü gözler önüne sermeye yetemedi! Ve tüm Tük halkının gözlerinden ve yüreklerinden sessizce süzülen bir damla gözyaşı…

Aktütün Jandarma Sınır Karakolu, Irak sınırına 4, İran sınırına da 40 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Bu karakol, uğradığı son saldırıdan önce tam dört defa daha teröristlerin saldırısına uğramış. Ve verilen son şehitlerle Aktütün'de bugüne kadar toplam 43 şehit verdik!

Sürekli saldırılara maruz kalan bir karakol var ortada! Akıllarda soru işareti bırakan ise şudur!

Şayet Aktütün Karakolu savunulması imkânsız ve saldırılara çok açık bir mekânda ise, bundan önceki saldırılarda neden tedbir alınmadı? Ve şu an da bile, dün yapılan açıklama ile bu karakolun 2009 yılının sonlarına doğru yerinin değiştirileceği açıklandı. Peki, 2009 yılına kadar o Karakol kullanılmayacak mı? Elbette ki kullanılacak. 2009' a kadar yeni bir saldırı yapılması halinde 4 defa alınamayan önlemler alınabilecek mi? Ya da bu alanın savunulmasındaki zaafları giderecek tedbirler alınabilecek mi?

Farz edelim ki tedbirlerin alındığı açıklandı ve oraya yeni vatan evlatları gönderildi. Gerçekleşebilecek yeni bir saldırının sorumluluğunu o zaman kim üstlenecek?

Tüm bunlar düşünüldüğünde karakolun taşınmasının 2009 gibi uzak bir tarihe atılması çokta mantıklı gelmiyor!

Bu saldırının siyasete yansıyan tarafına bakıldığında ise olayın farklı bir boyutu ortaya çıkıyor. Olayın DTP' nin kapatılma davasının son günlerine rastlatılması bir tesadüf olmasa gerek!

Aslında Kürt cephesi de kendi aralarında iki kısma bölünmüş vaziyette. Bir kısım Kürtler sorunlarının siyaset yolu ile halledilmesi gerektiğini düşünürken, diğer bir kısım ise bunun ancak dağlarda çözümlenebilecek bir sorun olduğunu düşünüyor.

Ahmet Türk'ün 'Bizi dağlara mecbur etmeyin' açıklaması da DTP kanadının sorunlarını siyaset yolu ile halletmek istemediğini gösteriyor. Bu yüzden bu saldırıyı da sorunu dağlarda halletmek isteyen kesimin DTP'yi köşeye sıkıştırmak için yaptığı düşünülebilir. Ki yapılan bu eylem de siyasi alanda bu partiyi sıkıştıracaktır. Şu an kamuoyunun da, meclisinde, halkında öfkesi artmış durumda. Yargı da buna dayanarak bu partiyi kapatabilir.

Önceleri DTP'nin kapatılmasının Kürt sorununun çözümü olamayacağını, demokratik bir toplumda insanların oyları ile seçilenlere parlamento kapılarının kapatılmaması gerektiğini düşünüyordum. Ancak DTP normal bir siyasi parti profili çizmiyor. DTP her ne kadar siyasete ağırlık vermek istese de son olarak Roj Tv'de yapılan açıklamalar saldırılara karşı olmadıklarını gösteriyor.

Roj Tv örgütün saldırıyı bayramda düzenlenen operasyonlara misilleme olarak gerçekleştirdiğini bildirirken, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk ise sınır ötesi operasyonlarının fayda getirmeyeceğini ve bunun tekrarlanması durumunda Kürt halkının kabul etmeyeceğini sınır ötesi operasyon anlayışına karşı dimdik ayakta olacaklarını açıkladı.

Ahmet Türk yaptığı bu açıklama ile resmen gelin bizi kapatın, 'artık biz de siyasetle değil de çözümü dağlarda arayacağız' diyor. Türkiye vatandaşı ve TC.' nin kanunlarına göre kurulmuş bir siyasi parti olarak Türkiye'nin yüreğine düşen ateşin DTP'nin de yüreğine düşmediğini bir kez daha kanıtlıyor.

Yapılan bu hain terör saldırısı ile ilgili akıllara takılan diğer soru ise, bir himaye olmadan böyle bir saldırı gerçekleştirilebilir mi? Yapılan bu saldırı ile ilgili, bir taraftan Kuzey Irak yönetiminin art niyetli davranarak yataklık yaptığı, diğer bir taraftan ise dış güçlerin varlığı ve desteğinin de olduğu düşünülebilir.

Star Gazetesi Ankara temsilcisi Şamil Tayyar, Aktütün Karakolu'nu hedef alan saldırının arkasında ABD'nin olduğunu savunuyor. Tayyar, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Hasan Iğsız'ın ABD ile istihbarat paylaşımında herhangi bir sorun yaşamadıkları yönündeki açıklamasını aktarırken, bu görüşü doğrulamadığını vurgulayarak Washington'un bu saldırıyla Türkiye'yi pazarlık masasına çekmeye çalıştığını öne sürdü.

Siyasi hesaplaşmalar, ülke bütünlüğünü bölmek için yapılan planlar, kapatılan partiler, iç güçler-dış güçler, sınır ihlalleri derken, her zaman olduğu gibi olan sadece gencecik vatan evlatlarına, yüreği yanık kalan analara, eşlere ve babasız kalan çocuklara oluyor. Fatura yine masum halka ödettiriliyor.

Öyle ümit ediyorum ki, bu 17 şehidimiz son şehitlerimiz olsun…

LARENDE

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*