DTP'nin Fethullah Gülen'den neden çekindiği anlaşıldı!

  • Giriş : 22.11.2007 / 23:18:00

Gülen Hocaefendinin bir anda PKK'nın hedefi haline gelmesinin nedeni ortaya çıktı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


DTP'lilerin iddialarına göre Fethullah Gülen'in takipçileri "Kendi Kürt'ünü oluşturmak" istiyor! Gülen'in Onursal Başkanı olduğu Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın Mütevelli Heyet Başkanı, Zaman Gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce ise "camia"nın bölgedeki gönüllü eğitim faaliyetleriyle gençlerin dağa çıkmasını engellediği için, PKK tarafından hedef gösterildiğini savunuyor ve ekliyor: "DTP de taban kaybettiği ve yerel seçimlerde yenilgiden korktuğu için Gülen'i eleştiriyor ama böyle giderse ellerindeki belediyelerin yüzde 80'ini kaybedecekler!"

"DTP (Demokratik Toplum Partisi), Güneydoğu'da faaliyetlerine hız kazandıran Gülen hareketinin bu kadar etkili olabileceğini tahmin etmiyordu. Ama son seçimde kendileri açısından gidişatın vahametini anladılar."
Diyarbakırlı bağımsız gazeteci Ahmet Sümbül "DTP, Fethullah Gülen'e yönelik çıkışlarını neden sıklaştırdı ve sertleştirdi" sorumuzu bu sözlerle yanıtlıyor. Özellikle 2006 yılı başından bu yana ilgisinin önemli bir bölümünü Güneydoğu sorununa çeviren Gülen hareketiyle DTP arasındaki gerilim geçen hafta DTP'lilerin Gülen'i hedef alan açıklamalarıyla iyice su yüzüne çıktı.

İlk açıklama DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'a aitti. Genelkurmay Başkanı Büyükanıt'ın kendileri için "O partinin adını ağzıma almam" demesinden birkaç gün sonra, Kaplan'ın "TSK'nın laiklik söylemi ile bizim laiklik söylemimiz örtüşmekte. DTP etkisizleşirse bölgede dini radikalizm hâkim olur" sözleri gazetelerde yer aldı. Kaplan'ın üstü örtülü biçimde Gülen hareketini kastettiği yorumları yapıldı. 'Üst örtmeye' gerek duymayan ise DTP Van Milletvekili Özdal Üçer'di ve açıkça Gülen'i eleştirdi.

Peki DTP'nin "Güneydoğu'da laiklik elden gidiyor" çıkışının ardındaki sebep ne? Bölgedeki dini hassasiyetin birkaç senedir ciddi bir şekilde geliştiği, çok sayıda vakıf ve dernek kurulduğu biliniyor. Mustazaflar Derneği'nin karikatür krizi patlak verdiğinde 150 bin, Kutlu Doğum Haftası'ndaysa 100 bin insanı meydanlarda toplaması hâlâ hatırda. Yine de DTP'nin çıkışında laiklik hassasiyetinden çok post kavgasının işaretleri görülüyor. Zira adı Gülen ile anılan bazı gönüllü eğitim kurumları, vakıf ve derneklerin faaliyetleri, Kürt kimliği üzerine politika üreten DTP'nin de tabanını oluşturan kesimlere yönelik. Bölgede yükselen dini hassasiyetin son seçimlerde AKP tarafından oya dönüştürüldüğünü savunan DTP, yaşadığı oy kaybından ve tabanındaki erimedense bu vakıf, eğitim kurumu ve derneklerin çalışmalarını sorumlu tutuyor.

"Gülen'in Güneydoğu Reçetesi"

Gülen'in takipçilerinin bölgedeki faaliyetleri 1980'lerin sonuna uzanıyor. Ancak PKK'nın 2004'te "ateşkesi bitirdiğini" açıklamasından sonra, 2005 yılının ortalarından itibaren Gülen'e yakın gazete ve internet sitelerinde "Gülen'in Güneydoğu Reçetesi" içerikli yazıların artması, televizyonlarda Güneydoğu sorununu ele alan dizilerin yayınlanmaya başlaması ve Gülen'in takipçilerinin bölgedeki yoksul halk için "gönüllü" eğitim, gıda ve sağlık hizmetlerine hız kazandırmaları, bu hareketin Güneydoğu'da adeta seferberlik başlattığı izlenimi veriyor.Gülen'in Erzurumlu, Said Nursi'nin Bitlisli ve Kürt kökenli olması da, Gülen'in takipçilerini avantajlı hale getiriyor ve bazı aşiretlerden destek sağlıyor. Hemen her ilde açılan üniversiteye hazırlık dershanelerinde ve okuma salonlarında, maddi durumu kötü öğrencilere yine aynı bölgelerden gönüllü eğitimciler vasıtasıyla ücretsiz eğitim imkânı sunuluyor. Öğrencilere özel yurtlarda ücretsiz barınma imkânı da sağlanıyor. Okuma salonlarından 140 bin civarında öğrencinin faydalandığı söyleniyor. Eğitim ayağı o denli sıkı tutuluyor ki üniversite sınavında her sene en başarısız iller sıralamasında yer alan Güneydoğu illerinde Türkiye sıralamasına öğrenci sokmayı başarıyorlar.

Gönüllü sağlık görevlileri de bölgedeki yoksul ailelere ücretsiz sağlık hizmeti götürüyor. İhtiyaç sahiplerine gıda, giyecek, yakacak yardımı yapılıyor. Gülen'in tavsiyesi üzerine, Kurban Bayramı'nda kesilen yüz binlerce kurbanın eti Güneydoğu'ya gönderildi ve uygulamanın bu Kurban Bayramı'nda da sürdürülmesi planlanıyor. Önemli dini günlerdeyse Güneydoğu'nun tüm illerinde aynı anda ortak organizasyonlar düzenleniyor.

"Gülen'in karşısında bir tek DTP kaldı!"

Yeni Aktüel'in sorularını yanıtlayan DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ise "Genelkurmay ile laiklik konusunda zihniyetimiz örtüşüyor" demediğini, sözlerinin bir gazete tarafından çarpıtıldığını savunuyor: "Sadece Gülen cemaati de değil, Güneydoğu'da Nakşibendiler'den Hizbullah'a farklı dini örgütlenmeler var ve çok yaygınlaştılar. Farklı adlar altında çalışmalar yapılıyor, sosyal yardımlaşma fonları gibi devletin birtakım olanakları da kullanılıyor. Doğu ve Güneydoğu'da demokratik bir parti olarak laikliğin sigortasıyız!"

Kaplan, Gülen'in Kürt sorununu çözmek gibi bir derdi olmadığını da ileri sürüyor: "Herkes bölgeyle ilgili olmalı ama 24 yıl boyunca Kürt kültürünün önündeki engellerin kaldırılması konusunda Gülen'in tek bir lafı ve açılımı yok. Halen de bir şey demiyor çünkü bunu sorun görmüyor. Sadece tabanını güçlendirme peşinde. Karşılarında bölgede tek muhalefet DTP kaldı, onun için bize yöneliyorlar."

"Böyle giderse, belediyeleri de kaybedecekler"

Kaplan'ın eleştirilerini, Gülen'in Onursal Başkanı olduğu Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın Mütevelli Heyet Başkanı ve Zaman Gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce'ye soruyoruz. Gülerce, DTP'nin köşeye sıkıştığı için Gülen'e saldırdığını savunuyor: "DTP yeni yöneticileriyle Türkiye'deki hassasiyetleri dikkate almıyor ve sertlik yanlısı politika izliyor. Bu da bir siyasi parti üslubuna yakışmıyor. Siyasi partiler insanların kalbini kazanmaya çalışır. Davranışları itibariyle, DTP'nin bu genç kadroları PKK'nın eğitiminden geçmiş gibi. Ama hesaplayamadıkları bir şey var. Bölge insanına faydalı bir şeye karşı çıkmak gibi bir tezat içindeler. Böyle giderse yerel seçimlerde değil Diyarbakır'ı, Güneydoğu'da ellerindeki belediyelerin yüzde 80'ini kaybedecekler. Yenilgiye peşinen bahane bulmaya çalışıyor ve Gülen camiasını hedef alıyorlar." Gülerce, hareketin gönüllülerinin AKP'ye çalıştığı iddialarına da katılmıyor: "Siyasetten uzak duruyorlar. AKP'ye oy vermek başka, AKP'ye çalışmak başka."

PKK'nın hedef gösterdiği dershane

Gülen'in Güneydoğu'ya özel ilgisinden ve takipçilerinin bölgedeki faaliyetlerinden rahatsız olan sadece DTP değil! PKK da, 2006 yılından beri hareketin Güneydoğu'daki faaliyetlerine tepki göstermekle kalmıyor, hedef de gösteriyor! PKK'nın Gülen hareketinin faaliyetlerinden rahatsızlığı ilk olarak Aralık 2006'da örgütün liderlerinden Murat Karayılan tarafından Gülen'in adı da anılarak yapılan açıklamalarla kendini göstermişti. PKK geçen ay da bir internet sitesinden Güneydoğu'daki Kürt vatandaşlara hitaben ilginç bir bildiri yayınladı. Bildiride Güneydoğu'daki AKP, CHP bürolarıyla birlikte belki de ilk kez bir eğitim kurumu, isim zikredilerek açıkça hedef gösterildi: Diyarbakır'da faaliyet gösteren ve Gülen grubuna yakın olduğu iddia edilen Sur Dershaneleri.

PKK'nın tehdidini sorduğumuz Sur Dershaneleri'nden adının saklı kalmasını isteyen bir yetkili siyaset yapmadıklarını savunuyor, bir eğitim kurumu olduklarını ve PKK'nın kendilerini hedef göstermesine anlam veremediklerini söylüyor: "90'ların başından beri Diyarbakır'dayız. Beş şubemiz var burada, çevredeki illere de isim hakkımızı verdik. Biz de her dershane gibi, Milli Eğitim'in verdiği yüzde 5'lik yoksul çocuk okutma kontenjanını kullanıyoruz. PKK'nın bizi hedef gösterdiğini etraftan duyduk ama anlam veremedik. Siyasi hareket ya da parti değiliz. Kimseyi rahatsız edecek bir misyonumuz da yok. Eğitime kilitlenmiş durumdayız ve böyle tehditlerle ilgilenmiyoruz."
Diyarbakır halkının kendilerini çok sevdiğini savunan dershane yetkilisi, şimdiye kadar bir şiddet olayıyla karşılaşmadıklarını belirtiyor: "Dün ne kadar rahatsak, bugün de aynıNe halktan, ne de örgüt elemanlarından saldırı oldu. Sadece Emniyet, şubelerimize 'Dikkatli olun' uyarısı gönderdi. Dershanemize çocuğunu gönderen velilerde de bir çekince oluşmadı. Diyarbakır halkı bu tip gerginliklerden yoruldu. Herkes işinde, gücünde."

PKK karşı, Barzani değil!

PKK'nın rahatsızlığı Gülen grubunun sadece Güneydoğu'daki eğitim faaliyetleriyle sınırlı değil. 1994'ten beri Kuzey Irak'ta "Irak Türk Okulları" adıyla faaliyetini sürdüren okullar da PKK'nın hedefinde. Okulların dördü Erbil, üçü Süleymaniye, biri Kerkük'te. PKK, "Kürtler'i asimile etmeye çalıştığı" iddiasıyla Kuzey Irak'taki okulların varlığından rahatsız. Ancak sadece PKK karşı çıkıyor olacak ki Kuzey Irak'ta sayıları sekizi bulan Irak Türk Okulları, Barzani'nin izniyle bir üniversite açma hazırlığında.
Telefonla ulaştığımız Irak Türk Okulları Genel Müdürü Talip Büyük ise 'asimilasyon' iddiasını kabul etmiyor.

AKTÜEL

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious