DTP'ye kapatma uyarası geldi!

DTP'ye kapatma uyarası geldi!.11728
  • Giriş : 24.02.2009 / 19:28:00

DTP'nin Meclis Grup toplantısında yapılan Kürtçe konuşmayı değerlendiren TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Kuzu'dan kapatma uyarısı geldi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, DTP'nin Meclis Grup toplantısında yapılan Kürtçe konuşmayla ilgili olarak, DTP hakkında Anayasa Mahkemesi'nde devam eden bir kapatma davası olduğunu hatırlatarak, TBMM çatısı altında yapılan Kürtçe konuşmanın kapatma gerekçesi sayılabileceğini söyledi.

Kuzu, “ Belki de bunlar kapatılmak istiyor. Bir çok defa söyledim ben hiç bir zaman kapatılma davası taraftarı olamadım. Dava açılmadan önce de 'gel beni kapat ne duruyorsun' anlayışı içerisindelerdi. Siyaseten alamadıkları tabloyu her halde; Avrupa'ya şikayet ederek almaya çalışıyorlar” dedi.

Kuzu, Meclis'te gazetecilerin, “Meclis'te Kürtçe konuşma” ile ilgili sorularını yanıtladı. Kürtçe yapılan konuşma ile ilgili ortada anayasal bir suçun olmadığını, ancak bir suçun işlendiğini de savunan Kuzu, “ Anayasa'nın değiştirilemez maddeleri çok açık. Nedir bu Resmi dil Türkçedir. Resmi dil Türkçe demek; resmi yerlerde yapılan konuşmalar; Türkçe yapılmak zorundadır. Bunun bir yaptırımı var mı? Bu da iki yerde gösteriliyor. Bir tanesi Siyasi Partiler Kanunu'nun 81. maddesi, öteki Seçimlerin Temel Hüküm Yasası'nın 58. maddesiyle hareketle; TCK'da 6 ayla başlayan ceza... Ama mesele bu değil. Mesele burada ceza boyutu değil” dedi.

DTP'nin, Meclis'te Kürtçe yaptığı konuşmayla bölge halkına cesaret mesajı vermeye çalıştıkları görüşünü savunan Kuzu, TBMM'de DTP'lilere ait dokunulmazlık dosyalarının sayısına dikkat çekti.

-"DTP'LİLERİN YAPTIĞI ZORUMA GİDİYOR"-

Meclis'te 311 dokunulmazlık dosyası bulunduğunu bunlardan 175'inin DTP'li milletvekillerine ait olduğunu kaydeden Kuzu şunları kaydetti:
"Arkadaşlarımız fiilen açıkça yasanın yasakladıkları hükümleri delmeye çalışıyorlar. Hukuk tanımıyorlar. Sıkıntı bu. 'Anayasa kanunu ne derse desin biz deleriz kardeşim, varsa gücün' demek isteniyor. İşte benim de zoruma giden bu.
Bir hukukçu olarak. Şimdi her kurum memnun olmadıkları kanunları alenen delmeye kalkarsa o zaman bu memlekette huzur bulamayız. Burada verilmek istenen mesaj şu; 'Ben bu Meclis'in orta yerinde Kürtçe konuştum. Güneydoğu halkı bunu seçimde görsün' Bu yanlış bir mantıktır. Resmi konuşma dili her lehçede yapılsa vah Türkiye'nin haline. Meclisin çatısı altında herkes kendi lehçesini kullanırsa, işin içinden çıkamayız.”

-KAPATMA DAVASI-

Kuzu, DTP hakkında Anayasa Mahkemesi'nde devam eden bir kapatma davası olduğunu TBMM çatısı altında yapılan Kürtçe konuşmanın kapatma gerekçesi sayılabileceğini hatırlatarak “Şu anda (DTP) kapatma davası var.Daha önce de Anayasa Mahkemesi bu tür olayları kapatma davası gerekçesi olarak gösterdi. Belki de bunlar kapatılmak istiyor. Bir çok defa söyledim ben hiç bir zaman kapatılma davası taraftarı olamadım. Dava açılmadan önce de 'gel beni kapat ne duruyorsun' anlayışı içerisindelerdi. Siyaseten alamadıkları tabloyu her halde; Avrupa'ya şikayet ederek almaya çalışıyorlar” diye konuştu.

TBMM Başkanlığının yaptığı açıklamada, kesin bir anayasa ihlalinden bahsediliyor. Bu anlamda kendilerine bir yaptırım gündeme gelebilir mi? şeklinde sorulan bir soruya Kuzu şöyle yanıt verdi:
“Bu savcılığın işi. Anayasadaki açık hüküm, siyasi partiler Kanunu, seçim Kanunu ve ceza kanununda hüküm var. Burası beni ilgilendiren boyut değil. Bunun gibi 170 tane dosya var.

bu şekildeki bir siyaset tarzı yakışmaz. Bu yanlış bir şey. Fiili durum çıkartarak yol almak doğru bir şey değil. Ceza konusu savcılığın işidir. Ben hiçbir zaman cezadan yana olmadım. Olsak, bu dosyaları kaldırırız. Konunun ceza boyutu benim için önemli değil. Yasak olan bir şeyi delmeye kalkmak bana ağır geliyor

Eğer bu ülkede beraber yaşamak istiyorsak çözüm bu değil. Şekli bu olmamalı. Yasakları delerek bölge halkına cesaret mesajları veriyorlar. Sadece Güneydoğundan çıkan oyla gelinmez. Ben daha önce de söylemiştim. Yasalarda sıkıntı var. Yüzde 10'luk baraj koyuyorsunuz. Ama bağımsız 4.5 oy alarak bağımsız geliyorlar. Burada bir sıkıntı var. Agresif davranarak seçim kazanmaya çalışıyorlar.”

“CHP, Kürtçe konuşmak yasak olabilir ama sansür edilmesi yanlış. TBMM TV'nin yayını kesmesi doğru değil” açıklamaların hatırlatılması üzerine Burhan Kuzu, şöyle konuştu:

“Ceza kanununda suç diyeceksiniz, bir yerde de suç işlenecek, o anda da yasaya aykırı bir şeyi Meclis Başkanlığı kesmeyecek. Başka ne olabilirdi? Başka türlü de olmazdı. O zaman suça ortak olmuş olurdu. Dolayısıyla orada bir yanlış yok” dedi.

-BAŞBAKAN JEST YAPIYOR-

Kuzu, “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın mitinglerde Kürtçe konuşmasını doğru buluyor musunuz? diye soran bir gazeteciye; "Başbakan gittiği yerde jest yapıyor. İnsan gittiği yerde, bölge halkının bir şivesini, anadilinin bir kelimesini söyleyebilir. Kayseri'den gelen biri 'Nörüyon, ağzını yediğim' dediği zaman benim de hoşuma gidiyor. O ayrı bir konu. Türkçe kullanıyor, ama Kürtçe konuşmuyor. Başbakan Erdoğan Kürtçe'yi bilmez. Neyle konuşacak. Bir iki kelam, biri kelime söylüyor” karşılığını verdi.
“Başbakan konuşunca jest, Türk konuşunca suç mu oluyor?” şeklindeki soruya da Kuzu, şöyle karşılık verdi:

“İkisi aynı şey değil. Birisi meydanda bir kelime kullanıyor, bir cümle değil. Belki yarım bir kelime diyebilirsiniz. İkisini yan yana koyamayız”
Bir gazetecinin, “MHP'nin, iktidarın yaptığı şeylerin Türk'ü cesaretlendirdiği konusunda bir eleştiri var” sözlerini açıklaması üzerine, “MHP, kültür alanındaki açılımları hiç istemiyor. Biz bunda samimiyiz, lafını etmiyor yapıyoruz da. Kürtçe konuşmadaki engelleri kaldıran biziz. Bazı anadillerde yayın yapılmasını getiren biziz. TRT 6'yı kuran da biziz. Bu konudaki açılımlardan biz rahatsız değiliz. Bunlar doğru şeyler. Bunları kıskanarak, DTP'nin AKP'nin önüne geçebilir miyiz' diye yasayı delmesinden rahatsızız” diye yanıtladı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*