'Dualarım kabul oldu'

  • Giriş : 13.07.2006 / 00:00:00

Tarihi Kırkpınar Güreşleri'nin 654'incisinde Altın Kemeri kazanarak başpehlivan olan 25 yaşındaki Antalyalı güreşçi Osman Aynur, herkesin sürpriz olarak adlandırdığı başarısının kendisini şaşırtmadığını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bu hedefe ulaşmak için çok çalıştığını iade eden Aynur "Altın Kemer, dualarımın kabulüdür." dedi. Aynur'un bundan sonraki hedefi ise üst üste iki kez daha şampiyon olup Altın Kemer'in ebedi sahibi olmak.
Tarihi Kırkpınar Güreşleri bu yıl bir sürprize sahne oldu. Antalyalı bir güreşçi 645 yıllık tarihe sahip Kırkpınar'da şampiyonluk kazanan en genç başpehlivanlar arasında yer aldı. Adı favoriler arasında geçmeyen Osman Aynur, 25 yaşında üniversite mezunu birisi olarak Altın Kemer'i kazanma başarısını gösterdi. Güreşe başladığı en yaşından itibaren tek hedefinin bir gün Altın Kemer'i kazanmak olduğunu anlatan Aynur, "15 yaşından beri bu sporu yapıyorum. Herkesin bir ideali olduğu gibi güreşçinin de ideali vardır. O da başpehlivan olmaktır ve altın kemeri almaktır. Başa çıkmak ilk idealdir. 44 başpehlivandan biri olmak isterler. Çünkü onun ayrı bir ağırlığı vardır. Başa çıkmak benim ideallerim arasında değildi. Ben direk altın kemer alacağım dedim. Tek idealim, hedefim altın kemerdi." diyor.

Kırkpınar'a tüm boylarda derece yaparak çıktığını anlatan Aynur, oradaki havayı ve ortamı çok sevdiğini söylüyor. Başpehlivan olmasının bazıları tarafından sürpriz olarak değerlendirilmesini ise insanların kendisini tanımamasına bağlıyor. Kırkpınar'dan önce asker olduğunu ve hiçbir yağlı güreşte turnuvasında yer alamadığı için insanların kendisini tanımadığını dile getiren başpehlivan "5,5 aylık bir askerlik dönemim oldu. Ankara'da Ordu Milli Takımı'nda yaptım askerliğimi. Askerlik bittikten sonra eve hiç uğramadım. Evimi yaklaşık 7 ay hiç görmedim. Sonra 40 günlük kampa girdim. Asker olduğum için Kırkpınar öncesindeki maçlara katılamadım. Pehlivanlar o maçlarda kendilerini gösteriyor. Recep Kara Kumluca'da yapılan güreşlerde birinci oldu. Herkes onun için kuvvetli adam, burada birinci olursa Kırkpınar'da da birinci olabilir diye düşündü. Ama ben hiçbirinde güreşemedim. Zaten askere gittiğim için beni kimse favori göstermiyordu. Çünkü antrenman yapmamıştır, askerlik psikolojisi onu bitirmiştir diyorlardı." şeklinde konuşuyor.

Başarısında inancı kadar çalışmasının büyük katkısı olduğunun altını çizen Aynur, tarihi güreşlerden aylar önce yerine getirdiği vatani görevinin büyük faydalarını gördüğünü aktarıyor. Askerliğini Başkent Ankara'da Ordu Milli Takımı'nda yapan Aynur o günleri şu sözlerle anlatıyor:

"Aslında onlar benim, Ekim'de dünya şampiyonasına gönderebilecek şekilde asker olmamı istiyorlardı. Ama ben Kırkpınar'a katılabilmek için biraz daha erkene aldırdım. Komutanlara ben Kırkpınar'a katılacağım deyince tamam oğlum sen gel o zaman dediler. Bana her türlü imkanı sundular. Vatani görevimizi farklı bir misyonla tamamladık. Dinlenme ve antrenman kolaylığı sağladı komutanlarımız. Bir albay vardı. Benim pehlivan olduğumu duyunca oturttu. Sohbet ettik. Geçen yıl Kıkpınar'da Şaban Yılmaz ile güreşmiştim. Ama sonrasında olaylar olmuştu. Onları izlemiş. Beni oradan tanıdı. Ertesi gün yanına gitmemi istedi. Yanına gittiğimde bir teneke zeytin, bir teneke peynir ve teneke de bal verdi. Pehlivan olduğumu söyleyince, komutanların ilgisini çekiyordu. Bazı antrenmanlarımızı dışarıda yapmamız gerekiyordu. O zaman izin veriyorlardı. Biz de açık havada çalışıyorduk. Onlar olmasaydı, ben bu duruma gelemezdim."

Askerliğini de dahil ettiğinde 7 aydır evinden ve ailesinden uzak kaldığını belirten Osman Aynur, herkesin favori olarak gösterdiği Recep Kara'ya galip gelmesini ise teknik kapasitesinin daha yüksek olmasına bağlıyor. Rakiplerine karşın üstün olduğu yönünün dayanıklılık olduğu söyleyen Aynur, maç ne kadar uzarsa kazanma şansının da o ölçüde yükseldiğini vurguluyor. Aynur, başarısındaki etkenin çok çalışma ile birlikte dua etmek olduğunu da söyledi. Bir yandan sıkı bir antrenman programı uygulayan Aynur, diğer yandan da duayı dilinden düşürmemiş. Altın Kemer'i dualarının kabulü olarak gören genç sporcu "Allah'ım ben birincilik istemiyorum. Çalıştım. Çalışanın hakkını ver dedim. Diğer insanlardan daha çok çalıştığıma inanıyorum. O da bana kısmet etti. Çok çalıştın ve inandın. O yüzden bu kemeri sana hediye ediyorum dedi" şeklinde konuşuyor.

Kırkpınar öncesinde ve sonrasında insanlardan büyük destek gördüğünü ve sürekli dua aldığını da anlatan Aynur, annesinin ise ağlamalarını unutamıyor. "Geçen yıl yenilmiştim annem ağlıyordu. Askerden geldim annem ağlıyordu. Kemer aldım geldim, yine ağlıyor. Annemin yüzü bir türlü gülmedi. Hep ağlıyor." sözleri ile anne yüreğine ışık tutan Aynur budan sonrası için ise şunları söylüyor:

"Hayatın boyunca savaştığın tek şeyi alıyorsun ve aldıktan sonra da bırakmak istemiyorsun. Kendime bazı hedefler koydum. Peş peşe iki kez daha altın kemeri alıp bunun ebedi sahibi olmak istiyorum."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious