Dümen: ''Çizgiyi hiç aşmadım''

Dümen: ''Çizgiyi hiç aşmadım''.13997
  • Giriş : 22.03.2009 / 20:31:00

Cinsellik denince ilk onun adı akla geliyor. Dindar kesimden ilgi görüyor. Ve bu yolda nice bedeller ödediğini anlatıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bir fenomene dönüştünüz. Cinsellik denince akla adınız geliyor. Adınız anıldığı anda akla cinsellik geliyor. Nasıl oldu bu?

Bile isteye olmadı. 1931'de Uşak'ın bir köyünde doğdum ben. Köyümde ilkokul yoktu. Zorluklar içinde okudum. 1948'de tıp fakültesini kazandım. 1958'de İstanbul Üniversitesi'nde uzman oldum. 1960'ta Amerika'ya gidecektim. 27 Mayıs İhtilali oldu ve yurtdışına çıkışlar yasaklandı. Bir gün bir mahkumu muayene ettim. Kız kaçırmıştı. Kız istemezse kaçırmak mümkün değildir. Mahkumlar üzerine bir araştırma yaptım ve sonuçları yayınladım. Bu verilerden biri de 'cinsel suçlardı'. Basın, bu konuya çok ilgi gösterdi.

ÇİZGİYİ HİÇ AŞMADIM

Siz de cinsellik konusuna yoğunlaştınız.

Hayat mecmuasında cinsel sapmalar konulu bir yazı dizisi hazırladım. Altı hafta sürdü. Bugünkü gibi sorulara cevap vermeye başladım. Yer yerinden oynadı, mektup yağdı. Fakat dergi yönetimi, bu konuların öne çıkmasından huzursuz oldu. Yazılara son verildi.

Sonra?

İsmail Cem ve Ercan Arıklı ABC gazetesini çıkarmaya başladı. Bu defa orada yazmaya başladım. Gene çuvalla mektup geliyor. Bu yazılardan elde ettiğim veriler doğrultusunda, Cinsel Sorunlarınız adlı kitabı yazdım. Üç kuşak bu kitap okundu. Tabii ben bu yolda bedeller de ödedim.

Cinsel sorunlara çözüm bulmanın mı bedelini ödediniz?

Evet. Muayenehane açamadım mesela. Tehditler aldım. Cinselliğin konuşulabilmesi televizyon sayesinde mümkün oldu. 1970'lerin sonlarına kadar, konuşulamazdı.

Başka?

Bir de gizli bir bedel ödedim: Özel hayatımda titiz davrandım. Gençliğimde albenili bir insandım. Fakat kendimi sakındım. Ayrıca içki içmedim, sigara kullanmadım. Beğenirsin, hoşlanırsın ama çizgiyi hiç aşmadım. Ömrümün çoğu geçti, dünyayı görmeden gidiyorum!

TERZİ VE SÖKÜĞÜ

A-a?! Cinsellik denince akla gelen kişi olduğunuz halde...

Maalesef. Farklı ortamlara girmedim. Mazbut bir düzen içinde yaşadım. Bu çizgide sabitlendim.

Cinsellik uzmanı oldunuz fakat... Yani kadınlar size yönelmediler mi hiç?

Çok! Akıl almaz biçimde... Öyle üstü kapalı da değil, çok açık bir biçimde yakınlık gösterenler oldu. Bir doktorla yakınlaşmanın avantajlarını da hesaba katıyorlardı. Bense itibarımı düşünüyordum. Ben bir defa bile o tekliflere karşılık verseydim bugün çıkardı.

ERKEKLER YANILIYOR

Türkiye'de en büyük cinsel yanılgımız nedir?

Erkekler çok yanılıyor. Kendini cinsel birleşme ve partner sayısına göre cinsel açıdan güçlü sanıyor. 'Bir oturuşta bir hindi yedim, benim midem sağlam' demek gibidir bu. Türklerin cinselliği çok üstün demek büyük hata. 'Almanların karaciğeri çok iyi, Amerikalıların böbrekleri sağlam' diyebilir misin? Aynı şey.

Hayvan sevginiz de meşhur.

Evet, üç tane kirpim var, iki yıldır bakıyorum. Peynir ve badem ezmesini çok seviyorlar. Karım hayvanları çok seviyor. Karga besliyorum. Köpek, tavuk, ördek, muhabbet kuşu, tavşan, keklik... 33 tane hayvanımız vardı. Bazıları öldü maalesef.

Eklemek istediğiniz bir şey?

30-40 yıl sonra ben yokken sen biriyle konuşurken laf bana gelirse, meseleye bilimsel baktığımı ve Türkiye'yi düşündüğümü söylersin.

Başka bir ülke olsa heykelimi dikerlerdi

Romantizm öldü mü?

Romantizmin ölmesi kaçınılmaz. Çünkü Türkiye'nin romantizm altyapısı yok. Romantizmin temelinde şiir, müzik, resim, bilgi birikimi var. Bunların da ötesinde biraz karnı tok, sırtı pek olmak var. Herkes kendini romantik sanıyor. İşin aslı öyle değil. 300 kelimeyle konuşan kişi romantik olamaz. Kaç kelimeyle konuşuyorsan, o kadar romantiksin.

Para, iktidar ve ün cinsel cazibeyi artırıyor mu?

Cazibeyi bir parça arttırır fakat cinsel performansı azaltır. Çünkü iktidar yorar adamı.

KARIM NE DESE OLUR

Cinsellikle anılıyor olmak, ailenizde bir pürüze sebep oluyor mu?

Ailem köyde. Çocuklarımın da zorluk çektiğini sanmıyorum. Ancak dünyayı halledersin, çocuğunu halledemezsin. Aile içinde pürüzler olabilir. İstesen de aşamayabilirsin. Ben kimseye sahte rapor vermedim. Bir bilim adamı olarak halkıma hizmet ettim. Ben hak ettiğim yerde değilim, onu söyleyeyim. Sosyoloji bilirim. Ekonomi, felsefe bilirim. Dinî bilgim çok iyidir. Kur'an'ı, Sahih-i Buhari'yi, İslami kaynak eserleri defalarca okudum. Bugüne dek 3 bin aileyi vaginismustan kurtardım. Eğer yabancı bir ülkenin doktoru olsaydım heykellerim dikilirdi.

Saçlarınız uzun. İmaja önem veriyor musunuz?

Karım böyle istiyor. Kes dese hemen keserim, kazıt dese kazıtırım. Niye kırayım eşimi?

3-4 nesildir cinsellik anlatıyorsunuz. Yeni nesil özgürleşiyor mu?

Hayır, geriye gidiyor. Sorulan sorular azalmadı, çoğaldı. İletişim araçları çoğalınca, sorunların çokluğu da ortaya çıktı. Bana 35 yaşında doçent bir adam geliyor, 'Üç ay sonra evleneceğim, hiç cinsel deneyimim yok, ne yapacağım?' diyor.

Cinsellik tam olarak nedir?

Cinsellik iki insanın aşkın, estetiğin, güvenin, saygının, sevginin doruklarında oluşturdukları güzel tablodur. Seks bu tabloya atılan imzadır. İmza attığın tabloda resim yoksa, boş bir kartonu karalamış olursun.

CAZİBE BİR GİZEMDİR

'Cinselliğin bütün amacı, soyun devam etmesidir' diyorsunuz. Hepsi bu mu yani?

Dolgun göğüs iyi süt verir, geniş kalça kolay doğum sağlar, gür saç hormonal dengeye işaret eder, genç kadın çocuğa 15 sene bakabilir... Kadın ya da erkek, karşı cinste güzel ve çekici bulduğumuz her şey, çocukların dünyaya gelmesi ve yaşaması için ideal niteliklerdir. Bu da bir gizemdir. Farkında olmadan ona yöneliriz. 60 yaşında bir kadını, bir delikanlının beğenmesi çok zordur.

Angelina Jolie ile Brad Pitt'in tuzu kuru

Rakibiniz var mı?

Yok. Çünkü ben bu işe yüreğimi koydum. Ayıp denileni de söyledim, normal denilene de icabında karşı çıktım. 'Bir masanın üzerinde kadın oynatmak dünyanın en büyük ahlaksızlığıdır' dedim.

Sizi en çok kimler önemsiyor?

10 yıldır dindar kesim, çağdaş kesimden daha çok seviyor beni. Çünkü ben aile modeli oluşturdum. Her fırsatta toplumsal meselelere getiriyorum konuyu. Dindar da diyor ki 'Benim de ihtiyacım var buna.'

Brad Pitt, Angelina Jolie'yi dadıyla aldatınca 'Angelina Jolie bile aldatılıyorsa, tüm kadınlar aldatılır' gibi bir endişe dalgası oluştu. Aynı şey, Hülya Avşar için de söylenmişti. Ne diyorsunuz?

Angelina Jolie, Brad Pitt beni ilgilendirmez. Onların tuzu kuru. Oynar, zıplar, ayılır, bayılır. Ben onları ne örnek alırım ne de kınarım. Angelina Jolie ya da herhangi bir kadının yatak odasının gizleri kimseyi ilgilendirmez. Amerika'yı örnek ala ala canımız çıktı. Bana ne Amerikalıların cinsel hayatından? Psikolojisi, kültürü her şeyi farklı. Dahası, aldatmanın çok farklı dinamikleri vardır. Türk kadını evhamlanmasın. Bana göre aldatılan kadın ya da erkek, evliliğe devam etmemelidir. Aldatıldığını bile bile evliliği sürdürmek, biraz kirli bir iştir. Hülya Avşar, aldatılınca ayrıldı ve kendine yeniden saygın bir hayat kurdu. Olması gereken de budur.

Köşemde talk şov yapıyorum
Okur mektuplarına çok komik cevaplar veriyorsunuz. Mizahçı mısınız?

Evet. Ben böyle bir yeteneğim olduğunu bilmiyordum. Süreç beni o konuma getirdi.

Mizahı seviyorsunuz.

Şu dünyada her gün 600 bin insanı güldürüyorsam, bu da önemli bence. Köşemde tek başına 'talk şov' yapıyorum. Ama tabii ki Türk toplumunun aile değerlerine ve insanların kişilik haklarına saygı gösteririm.

Size gelen mektupların bazıları öyle ki, insanlar uydurulduğunu düşünüyor.

O mektupların hepsi gerçek. Hiçbiri uydurma değil. Yüzde 10'u kafa bulma mektuplarıdır. Yani okur bizimle, yaptığımız işle, konuyla dalga geçmek için yazar. Bana biri hangi sebeple mektup yazarsa yazsın, bu davranış Türk toplumuna ilişkin bir veri olarak değerlidir. Çöpe atmam, işleme koyarım. Dalga geçenle dalga geçerim, fakat ardından doğru bir söz söylerim.

Çok kazandınız mı?

Son dönemde kazandım.

Romantizmin ölmesi kaçınılmaz çünkü temelinde müzik, resim, bilgi birikimi var. Herkes kendini romantik sanıyor ama 300 kelimeyle konuşan kişi romantik olamaz.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*