Dündar'ın çok özel ve önemli mazereti

Dündar'ın çok özel ve önemli mazereti.9727
  • Giriş : 16.05.2009 / 10:07:00

'Ergenekon'da eşinin yurtdışı seyahati ile ilgili iddialar üzerine,canlı yayında savcılara meydan okuyan Uğur Dündar 'çok özel ve önemli mazereti'nden dolayı programlarını iptal etti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Hiç de gereği yokken, “eşi”ni öne sürüp, onun üzerinden “reyting” sağlamaya çalışan Uğur Dündar'ın oyunu Vakit tarafından bozulunca; “iddialarımız”a cevap vermek yerine saldırmayı tercih eden Uğur Dündar, iyice hırçınlaştı!.. Hem kendisi, hem de yandaşları ve maşaları ile Vakit'e saldıran Uğur Dündar, Vakit'in haberinde “eşinin hedef alınmadığını” görmezden geldi...

Dündar, soru korkusundan panel iptal ettirdi

Ergenekon iddianamesinde eşinin yurtdışı seyahati ile ilgili iddiaların yer alması üzerine, canlı yayında savcılara meydan okuyan Uğur Dündar'ın, iddialara cevap veremezken, sorularla karşılaşmamak için, katılacağı programları iptal ettirdiği ortaya çıktı. Dündar, bugün katılacağı LÖSEV'in “Kansersiz bir dünya yaratacağız” konulu bir paneline katılımını 'özel ve çok önemli bir mazereti olduğu' gerekçesi ile iptal etti.

DÜNDAR'IN ÖZEL VE ÇOK ÖNEMLİ MAZERETİ NE?

İnsanların mahremiyetini sürekli yok sayan Uğur Dündar, ailesi ile ilgili belgeli haberlere cevap vermezken kamuoyundan kaçmaya Uğur Dündar olayı... Anlamayanlara yine anlatalım!

Hasan Karakaya'nın yazısı

Marko Paşa'yı herhalde bilirsiniz... 1824'te doğup, 1888'de İstanbul'da ölen “Rum asıllı Osmanlı hekimi”dir... Ana Britannica adlı ansiklopedi; onun, “çözemeyeceği sorunları bile dinlemesiyle ünlü” olduğunu yazar...



İşte bu yüzdendir ki; “Anlat derdini Marko Paşa'ya” sözü dilimize bir deyim olarak girmiş ve halen de yaşamaktadır... Gerçekten de; Marko Paşa, “dertleri” dinler ama “çözüm” de bulamadığı için; “Eee, sonra!” deyip, muhatabının derdini yeni baştan anlatmasını istermiş!.. Muhatabı anlatır, o yine “eee sonra!” der, yine başa döndürürmüş!.. Eee, sonra, sil baştan!.. Eee, sonra, sil baştan!..
Bu girizgâhı yaptık ki; şu günlerde bizim de başımız “bir türlü lâf anlatamadığımız” Marko Paşa'larla dertte... Meğer, ortalık “Marko Paşa”larla doluymuş da haberimiz yokmuş... Anlatıyoruz, anlatıyoruz ama onlar bir türlü anlamak istemiyorlar... Ya da; “işlerine gelmeyen kısımlar” için, “orası bize lâzım değil” deyip, olaya “işlerine gelen” pencereden bakmayı tercih ediyorlar!..
Ama biz; “Marko Paşa”lar anlamak istemese de, “sabırla anlatmaya” devam edeceğiz!..

ETÖ İDDİANAMESİ'NDE NE VARDI?

Efendim, olayı biliyorsunuz... Tansu Çiller döneminde Öncü Gazetesi ve BTV Televizyonu'nun Haber Müdürü olan İlhami Yangın adlı gazeteci, şu anda “Ergenekon sanığı” olan bir başka gazeteciye, evet Güler Kömürcü'ye, 28 Eylül 2005 tarihinde bir “e-posta” göndermiş...

Orada, özetle demiş ki;

“BTV kanalında haber müdürü olarak göreve başladım. Ama bu Özer Çiller çok küfürlü haberler yaptırmak istedi. Bize küfür ettiriyor. Bir müddet sonra yöneticilikten ayrıldım. Baktım, ismim künyeden silinmemiş. Bütün mahkemeler bana açılıyor. Uğur Dündar'a haber yolladım, 'bana mahkeme açma' diye. Tuncay Özkan (o sıralar Arena'da çalışıyordu) hemen araya girerek görüşmek istedi. Görüştük, 'Arena'ya çıkmamı teklif etti. (Adam çıktı anlattı)

Ayrıca, Uğur Dündar ve Aydın Doğan ile ilgili elimde ciddi belgeler, resimler vardı. Mesela, Uğur Dündar'ın aile ilişkileri. Karısının sürekli Brezilya'ya gidişi...”

İşte bu ifadelerin, “Ergenekon Terör Örgütü” hakkında hazırlanan “ikinci iddianame”de yer alması üzerine; nedendir bilinmez, Uğur Dündar hop oturdu, hop kalktı!..
Kızdı-köpürdü, bağırdı-çağırdı!..

başladı. Dündar, günler öncesinden randevu verdiği Lösemili Çocuklar Vakfı'nın paneline, haberimizden sonra “önemli ve çok özel bir mazereti olduğu” gerekçesiyle katılamayacağını bildirdi.

Bunun üzerine LÖSEV yönetimi panelin duyurusunu günler öncesinden yapmalarına rağmen iptal etmek zorunda kaldıklarını duyurdu. LÖSEV yaptığı açıklamada, “16 Mayıs 2009 Cumartesi Günü “Kansersiz Bir Dünya Yaratacağız” konulu panelimiz, konuşmacılarımızdan Star TV Haber Grup Başkanı Sayın UĞUR DÜNDAR'ın özel ve çok önemli bir mazereti sebebiyle katılamayacak olmasından iptal edilmiştir” ifadelerine yer verdi.

KARTEL YAPINCA GAZETECİLİK, VAKİT YAPINCA SIZDIRMA OLUYOR

Vakit'in belgeleriyle Uğur Dündar'ın yalanını ortaya çıkardığı haberden sonra Vakit'e saldıran kartel medyası ile CHP'li vekiller ikiyüzlülüklerini bir kez daha ortaya serdi. Vakit, belgeleriyle iddiaları ortaya koyunca “bilgi sızdırıldı” diyerek kıyametleri koparan kartel medyası, insanların mahremiyetlerini dahi çarşaf çarşaf deşifre edince habercilik ve kamu hizmeti yaptıkları yönünde savunma yapıyorlardı. Kartel gazetelerinin haberciliği ve kamu hizmetini sadece kendilerine layık görmeleri ilginç bulundu.

Bu arada CHP Konya Milletvekili Atilla Kart'ın, kartel gazetelerinde yayınlanan çok gizli ve mahrem bilgiler karşısında sessiz kalırken, Vakit'in kamuoyunda günlerce tartışılan Uğur Dündar'ın eşinin yurtdışına çıkış kayıtlarıyla ilgili haberini Meclis'e taşıması dikkat çekti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*