Düne kadar şeytandı, bugün ise melek

Düne kadar şeytandı, bugün ise melek.7407
  • Giriş : 27.11.2008 / 09:15:00

Şeytan, nasıl oldu da üç ayda hidayete erdi, melek oluverdi?! Hayır; ne melek, ne şeytan ne de hidayet olayı!

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Cumhuriyet gazetesi dün birinci sayfasında beş sütun üzerinden kocaman bir haber yayımladı; üst başlığı şöyle:

“Eski CIA Ulusal İstihbarat Konseyi Başkan Yardımcısı Fuller, Türkiye'yi plan konusunda uyardı.”

Hangi plan? Onu da haberin başlığında veriyor:

“BOP, idam fermanı!”

Fuller'in sözlerini başka gazeteler bu kadar büyütmedi. Fuller “Türkiye'nin Washington yörüngesinde olmayan bir siyaset izlemesi gerektiğini” söylüyor. Çünkü “ABD'nin Ortadoğu planlarına dahil olması Türkiye'nin idam fermanını imzalaması anlamına gelir.”

Evet, mesela Türkiye ABD istiyor diye İran'la köprüleri asla atmamalıdır.
Fakat daha düne kadar Graham Fuller Amerikan emperyalizminin en önemli sözcülerinden ve Türkiye'ye karşı kurulan komploların en önemli mimarlarından biri değil miydi?

Fuller şimdi hidayete mi erdi ki, Amerikan planlarından uzak durması için Türkiye'yi uyarıyor?!

Ilımlı İslam?

O Fuller ki, “Türkiye hakkında daima modeller üreten ve ilginç stratejiler sunan” biriydi! Ünlü RAND Corporation'ın, Türkiye'yi karanlığa sürüklemek için hazırladığı “Ilımlı İslam” raporuna Abromowitz, Holbrooke, Wolfowitz gibi isimlerle birlikte Fuller de katkıda bulunmuştu! Hatta Fuller hilafetin geri gelmesini istiyordu; böylesine şeytanca bir Amerikan ajanıydı! (Cumhuriyet, 18 ve 19 Ağustos 2008)

Ve aradan üç ay gibi kısa bir zaman geçti, şimdi Fuller Amerika'nın bu planlarına karşı Türkiye'yi uyarıyor!

Şeytan, nasıl oldu da üç ayda hidayete erdi, melek oluverdi?!
Hayır; ne melek, ne şeytan ne de hidayet olayı!

Temeldeki yanılgı, Cumhuriyet gazetesi çizgisindeki düşüncenin “ılımlı İslam” diye bir komplonun bulunduğunu, Fuller'in de bunun mimarlarından biri olduğunu sanmasıdır!

Dün bu sanıyla “şeytan”laştırdılar, şimdi Amerika'yı eleştiren sözlerinden dolayı ona bir “uyarıcı” melek gibi yer veriyorlar.

İşin gerçeği

Komplo kafasını bırakıp işin gerçeğine baktığımızda, RAND'ın “Ilımlı İslam” raporu Türkiye'yi laiklikten uzaklaştırmayı değil, aksine, İslam dünyasında laik hukuku yaygınlaştırmayı amaçlıyordu; Fuller'in de bu raporla hiç ilgisi yoktu.
Dahası, Fuller yeni değil, öteden beri Bush Amerika'sını yerden yere vuruyordu. Ağustos 2007'de yayımlanan “Ilımlı İslam” panelindeki konuşmasında Fuller Amerika ve İsrail'e demediğini bırakmamıştı! Bunu Milliyet Kitap'ın Eylül 2008 sayısında yazmıştım.

CIA'dan ayrıldıktan sonra Fuller'in görüşlerinin hiçbir resmi yönü yoktur. Eğer Fuller dün “Ilımlı İslam” veya “BOP” gibi 'emperyalist planlar'ın mimarı idiyse, bugün “Türkiye aman uzak dursun” şeklindeki uyarılarına ne buyurulur?!

Mesele Fuller değildir! Mesele, hem de çok önemli mesele, komplo zihniyetinin “şeytan” ve “melek” kurgularıyla yoğrulu mantığıdır.

Elbette Türkiye, asla hiçbir ülkenin “planlarına dahil” olmamalıdır. Türkiye aynı zamanda çeşitli ülkelerin “planlar”ıyla milli çıkarlarının örtüştüğü yönleri gerçekçi bir şekilde tespit edebilmeli, bunlardan yararlanmalıdır; terörle mücadele, güvenlik, ekonomik gelişme gibi...

Diplomasinin karmaşık olguları arasında bunu yapabilmek için, komplo zihniyeti değil, çağdaş uluslararası ilişkiler, diplomasi, jeopolitik gibi bakış açıları gerekir.

MİLLİYET

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*