Dünya Bankası'ndan 18,5 milyar dolar

  • Giriş : 28.01.2007 / 00:00:00

Bakan Babacan, Türkiye'nin 2006 yılı içinde Dünya Bankası ile en yüksek rakamlarla çalışan üçüncü ülke olduğunu belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Devlet Bakanı Ali Babacan, bundan sonraki dönemde Dünya Bankası ile çalışmaların sosyal güvenlik, kamu maliye yönetimi, kamu yönetimi, yatırım ortamı, iş gücü piyasası, kredi ve sermaye piyasaları, inovasyon, bilgi ve teknoloji kullanımı gibi geniş bir alanda yürütülmeye devam edileceğini bildirdi.

Babacan, Dünya Bankası Başkanı Paul Wolfowitz ile Feriye Lokantasında ortak bir basın toplantısı düzenledi. Wolfowitz'in bu yeni görevinde Türkiye'ye yaptığı ilk ziyaretten dolayı büyük mutluluk duyduklarını ifade eden Babacan, hükümetin ilk günlerinden itibaren Dünya Bankası ile olan ilişkilerinin son derece memnuniyet verici olduğunu söyledi. Babacan, Türkiye'nin 2006 yılı içinde Dünya Bankası ile en yüksek rakamlarla çalışan üçüncü ülke olduğunu belirterek, ''Bugüne kadar Dünya Bankasından sağlanan finansman rakamı 18,5 milyar dolara ulaşmıştır'' dedi. Dünya Bankası ile yapılan çalışmaların finansal boyutundan çok teknik boyutunun önemli olduğuna işaret eden Babacan, Dünya Bankası ile hem proje hem program kredileri içeren teknik ve finansal desteği barındıran geniş bir alanda çalışmaların devam ettiğini kaydetti. Ali Babacan, ''Bundan sonraki dönemde çalışmalarımızı sosyal güvenlik, kamu maliye yönetimi, kamu yönetimi, yatırım ortamı, iş gücü piyasası, kredi ve sermaye piyasaları, inovasyon (yenilik), bilgi ve teknoloji kullanımı alanı gibi geniş bir alanda Dünya Bankası ile yürütmeye devam edeceğiz'' diye konuştu. Wolfowitz'in Türkiye'ye ilk defa 1976 yılının Aralık ayında geldiğini aktaran Babacan, Wolfowitz'e Türkiye'ye verdiği kişisel ve kurumsal destek için teşekkür etti.

AYNI KALAN TEK ŞEY YAĞAN KAR

Wolfowitz ise Başbakan Tayyip Erdoğan ve Babacan'la yaptıkları görüşmelerin oldukça verimli geçtiğini söyledi. Türkiye'ye ilk olarak 30 yıl önce, 1976 yılının yine Aralık ayında geldiğini belirten Wolfowitz, o zamandan bu yana aynı kalan tek şeyin yağan kar olduğunu dile getirdi.

Wolfowitz, ekonomik gelişmenin özellikle son 5-6 yılda çok etkili olduğunu kaydederek, ''Türkiye ile Dünya Bankası arasındaki ortaklık ilişkisinin bu kadar kuvvetli olduğunu ve Türkiye'nin Dünya Bankasının en iyi ortaklarından biri olduğunu görmek benim için memnuniyet vesilesi'' diye konuştu.

Wolfowitz, Türkiye ile Dünya Bankası arasındaki işbirliğinin değerinin dolarlarla ifade edilemeyeceğini dile getirerek, bu ilişkinin aynı zamanda sorunlara çözüm üretebilme, uzmanlık ve tecrübeleri bir araya getirerek sorunları çözebilme özelliğine sahip olduğunu vurguladı. Wolfowitz, bu ilişki çerçevesinde sadece kendi uzmanlıklarını Türkiye'ye getirmediklerini belirterek, şöyle konuştu: ''Bu, aynı zamanda Türkiye'nin uzmanlığının da diğer ülkelerce paylaşılmasını sağlamak. Böylelikle herkes birbirinden öğrenebilir. Ama en önemli olan şey, bu gelişme sadece Türkiye'nin faydalanacağı bir şey olmakla kalmıyor, aynı zamanda bütün bölgeye, bütün herkese fayda sağlayacak bir gelişme oluyor.''

Wolfowitz, konuşmasında Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecine de değinerek, ''Hem ben hem de meslektaşlarım şuna ikna olduk ki; Türkiye'nin AB üyeliği yalnızca Türkiye'ye çok şey katmakla kalmayacak, aynı zamanda AB'ye de çok şey katacak'' dedi.

Başbakan Erdoğan'ın bugün Afrika Birliği Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesine katılmak üzere Addis Ababa'ya gideceğini hatırlatan Wolfowitz, Afrika'daki yoksul ülkelerin Türkiye'nin girişimci sektöründen ve birikiminden fayda sağlayabilecekleri görüşünü aktardı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious