Dünya Bankası'ndan 'yoksul kesimleri koruyalım' uyarısı

Dünya Bankası'ndan 'yoksul kesimleri koruyalım' uyarısı.10458
  • Giriş : 11.04.2008 / 09:26:00

Dünya Bankası yetkilileri doğu ve orta Avrupa ile Orta Asya'yı, ABD ve Batı Avrupa'daki ekonomik düşüşün sonucuna bağlı olarak daha yavaşlayan bir ekonomik büyümeyle karşı karşıya kalacakları konusunda uyardı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dünya Bankası, kurum yetkililerinin açıklamaları ve bazı ekonomik saptamalara yer veren bir açıklama yaptı. DB yetkilileri söz konusu bölgelerdeki ülkelerin yüksek gıda ve enerji fiyatlarından etkilenecek yoksul kesimleri korumaya yönelik önlemler konusunda adım atmaya çağırdı. Dünya Bankası Avrupa ve Orta Asya Başkan Yardımcısı Shigeo Katsu, konuya ilişkin açıklamasında, Avrupa ve Orta Asya'da yıllar süren reformların ülkelere ekonomik dayanaklarını güçlendirme ve yüksek gelir elde etme olanağı sağladığını ve bunun ülkeleri küresel ekonomideki düşüşlere karşı oldukça esnek hale getirdiğini bildirdi. Katsu, "Bölgede hala yaygınlaştığını gördüğümüz gıda ve enerji fiyatlarındaki artış enflasyonist baskıya neden olacaktır. Artan likitide sıkışıklığıyla birleştiğinde büyümeyi yavaşlatma olasılığı bulunmaktadır, bundan en fazla yoksullar darbe alacaktır. Bu nedenle bölgedeki hükümetleri, en fazla zarara uğrayabilecek grupların bu yükselen sorunlarla daha iyi başa çıkmaları için yardımcı olmaya çağırıyoruz" dedi.

-"İSTİKRARLI NÜFUS YAPISIYLA YÜKSEK BÜYÜME SAĞLANDI"-

Dünya Bankası'ndan yapılan açıklamaya göre, orta, doğu Avrupa ve orta Asya'da istikrarlı nüfus yapısıyla birlikte kişi başına GSYİH 1999-2006 yılları arasında yüzde 6'dan fazla oranlarda artmaya devam etti, böylece hayat standartları yükselirken yoksulluk azaldı. İşgücü ve sermaye verimliliği bölgede, özellikle de eski Sovyetler Birliği'nin orta gelirli ülkelerinde hızla arttı. Sonuç olarak bölgede kişi başına gelir, sabit fiyatlarla ve satın alma gücü paritesiyle 1998'deki 5 bin 592 dolar düzeyinden, 2006'da 8 bin 605 dolar düzeyine çıktı. Gelişme 460 milyon nüfus içinde 50 milyon kişinin yoksulluk sınırından kurtulmasını getirdi. Bağımsız Devletler Topluluğu'nda 2005'teki kişi başına GSYH'nın 1998'dekinin iki katı, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Macaristan, Letonya, Litvanya, Polonya, Romanya, Slovak Cumhuriyeti ve Slovenya'da ise 1993 yılındakinden yüzde 15 daha yüksek olduğu belirtildi. DB yetkilileri bölgedeki GSYH büyümesinin güçlü kalmayı sürdürürken 2007'deki yüzde 7.6 oranından, bu yıl yüzde 6.1'e, ya da küresel finansal piyasalardaki son gelişmelerin ışığında daha düşük bir düzeye inebileceğini belirttiler. Açıklamada, dış talebin OECD ve euro bölgesindeki yavaşlayan büyümeye bağlı olarak yıl boyunca zayıf kalacağı ve bazı ülkelerde yatırımda büyüme ve özel tüketimde tahmin edilen düşüşten dolayı iç talep artışında da yavaşlama tahmin edildiği belirtildi. Dünya Bankası Avrupa ve Orta Asya Bölgesi Başekonomisti Pradeep Mitra ise, düşük büyüme riskinin özellikle dış dengesizliklere yol açan, hızlı artmış özel sektör kredilerinin bulunduğu sabit döviz kuruna sahip ekonomilerde daha büyük olduğunu, bunun enflasyonu ateşleyeceğini ve piyasanın aşırı ısınması korkularını büyüteceğini bildirdi. Mitra, "ABD sub-prime mortgage piyasalarından kaynaklanan finansal çalkantı, ekonomik büyümede ani yavaşlama risklerini yükselten daha sıkı ve daha pahalı kredi koşullarına yol açmış durumda. Bölgedeki bir çok ekonomi mali sektörlerindeki büyümenin finansmanı ve böylelikle ekonomik büyümeyi sağlayabilmek için ağırlıklı olarak dış sermaye akışına güveniyor. Bu akışlarda bir sıkılaşma en ağır şekilde o ülkeleri vurur. Bu büyüyen zorlukları karşılamak için hükümetler –aksi bulunan yerlerde- daha sıkı bir maliye politikasına hazırlıklı olmalı, bankacılık denetimini iyileştirmeli ve yapısal reformları hızlandırmalı" dedi.

-YÜKSELEN GIDA VE ENERJİ FİYATLARI–

Açıklamada, gıda ve enerji fiyatlarının son aylarda kabardığı, bunun enflasyonu yükselttiği, gıda fiyatlarının enflasyonu çeşitli ülkelerde çeşitli düzeylerde artırdığı belirtildi. "Gıda fiyatlarında artışın" 2006-2007 yıllarında AB'ye yeni üye olan ülkelerde yüzde 5.6'dan yüzde 13.8'e, orta gelirli Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinde ise yüzde 6.5 ile yüzde 20.3'e ulaşan oranlarda değiştiği kaydedildi. Gıda fiyatlarındaki artışın düşük gelirli Bağımsız Devletler topluluğu ülkelerinde yüzde 10.7 ve yüzde 17.1 arasında gerçekleştiği rakamın, düşük sayılabileceği ancak yaygın olduğu belirtildi. Dünya Bankası yüksek gıda fiyatlarının büyük ölçüde geçen yaz bölgede görülen kuraklığa, dünyanın diğer bölgelerinden gelen güçlü hububat talebine ve arazilerin bio-yakıt üretimine geçmesine bağlı olduğunu belirtti. DB uzmanları yüksek enerji fiyatlarının orta gelirli ülkeleri, yükselen gıda fiyatlarının ise bölgedeki düşük gelirli ülkeleri daha ağır etkileyeceğini belirttiler. Dünya Bankası açıklamasında şu noktalara değinildi: "-Gıdada artan fiyatların etkisi, gıda harcamalarının tüketimlerinde giderek daha büyük yer kaplamasından bu yana, düşük gelirli ülkeler için özellikle daha büyük olabilecektir. -AB10'da (AB'ye toplu olarak son katılan orta ve doğu Avrupa ülkeleri) tüketici fiyat endeksi sepetinde gıda kalemi yalnızca ortalama yüzde 21 yer tutuyor; Orta Asya'daki daha yoksul ülkelerde gıdanın aldığı yer ise yüzde 50-60 düzeyinde. Simülasyonlar bu ülkeler için gıda fiyatlarındaki yüzde 5 göreli bir artışın yoksulluk oranını yüzde 2-3 artıracağını ortaya koyuyor. -Yükselen gıda fiyatları bölge için zorluk çıkarırken yakında açıklanacak olan bir DB araştırması, geçen on yıl boyunca bölgedeki işgücü verimliliğinde önemli artış elde edildiğini, bunun yoksulluk oranlarının azaltılmasına ve yaşam standartlarının yükselmesine destek olduğunu ortaya koyuyor. -Mayıs ayında yayınlanacak 'Özgürleşen Gönenç: Eski Sovyetler Birliği ve Doğu Avrupa Verimliliğinde Büyüme' başlıklı rapor, bölgede verimlilikte yaşanan artışın, -belli bir sürede her işçinin ürettiği ürün miktarı- ekonomik büyümeyi artırdığını, 1999-2007 arasında kişi başına gelirin ikiye katlandığını belirtiyor. -Raporu hazırlayanlardan Kıdemli Ekonomist Paloma Anos Cesero, 'Politika üretenler kısa vadeli zorluklarla karşılaşmaya odaklanırken, verimlilik gibi, daha güçlü bir ekonomik büyümeyi sürükleyecek orta ve uzun vadeli önlemlere yönelik bakış açılarını yitirmemelidir. Bölgedeki işçilerin verimliliklerinde iyileşmeye acilen gereksinim vardır, özellikle de bu ülkelerin çoğunda yaşlanma ve iş gücünde daralma dolayısıyla. Daha az işçi olunca her işçi daha verimli olmalı ve buna olanak sağlayacak reformları hızlandırmak bölgedeki hükümetlerin elinde."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious