Dünya basınının gündeminde neler var? İşte başlıklar

  • Giriş : 17.08.2007 / 10:22:00

Bugün, gazetelerde asıl öne çıkan konu dünya borsalarında sürmekte olan düşüş.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İngiltere gazeteleri bu sabah, Türkiye'de yeni hükümetin kurulması tartışmaları ve cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili haber ve yorumlara yer veriyor.

Bugün, gazetelerde asıl öne çıkan konu dünya borsalarında sürmekte olan düşüş.

Times gazetesi, ''mali piyasalara pompalanan kredilerin ardından durulduğu sanılan düşüş, beklenmedik şekilde tekrar başladı'' diyor ve şöyle devam ediyor:

"Şimdiye kadar Amerika'daki yüksek riskli ev kredisi krizinin tetiklediği sorunların, dar bir sektör ve mali çevre içinde kalacağı bekleniyordu. Zorlukların, gerçek ekonomi üzerinde etkili olmayacağı ve sıradan insanların işlerini ve banka hesaplarını tehdit etmeyeceği düşünülüyordu.''

''Ancak şimdi, özellikle, geçtiğimiz günlerde düşük faizli kredi sağlayarak, krizin biraz durulmasını sağlayan Japon yatırımcılar da, piyasalardaki dalgalanmalardan korkup kaçmaya başlayınca, bu krizin nerede duracağından emin olmadığımız bir noktaya geldik."

Piyasalardaki düşüşü manşetine taşıyan bir başka gazete de Independent.

''Borsalar son dört yılın en büyük düşüşünü yaşadı'' diyor gazete ve şu yorumu yapıyor:

"ABD Hazine Bakanı Henry Paulson bile piyasalardaki düşüşün, Amerikan ekonomisi açısından bir bedeli olacağını söylüyorsa, işler gerçekten kötüdür. Düne kadar piyasaların bir toparlanma yaşadığını düşünmek mümkündü, ancak şimdi böylesi sözlerin birşeyleri örtmeye çabaladığı düşünülüyor."

'Dindar burjuvazinin yükselişi'

Haftalık Economist dergi bu haftaki sayısında özellikle yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimine geniş yer ayırıyor.

"Cumhurbaşkanlığı dertleri, yeniden" başlıklı yazıda Economist, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığına yeniden aday olmasını "deja vu" olarak niteliyor.

Economist, yazının başında Anayasa Mahkemesi'nin iptali ile sonuçlanan bir önceki cumhurbaşkanlığı seçim sürecini özetliyor. Sonra da, generaller için kendi ifadesiyle; "ezici bir mağlubiyet olan" seçimlerin ardından Erdoğan liderliğindeki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin muhaliflerin kaygılarına duyarlı olduğu mesajlarına gönderme yaparak, şöyle devam ediyor:

"Başbakan Erdoğan yeni cumhurbaşkanının belirlenmesinde dahi uzlaşma arayacağının işaretlerini vermişti. Generallerle de karşı karşıya gelmemeye çalışıyordu.''

''Ama Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığı hırsını yatıştıramadı. Adalet ve Kalkınma Partisi üzerindeki rakipsiz otoritesini göz önüne aldığımızda, sormamız gereken soru şu: Erdoğan Gül'ün bu isteğini yatıştırmakta neden başarısız oldu?"

Economist'e göre, ''ordu için, türbanlı bir Cumhurbaşkanı eşi, Atatürk cumhuriyetinin sonunu kesinleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda Anadolu'nun içlerinden gelen dindar bir burjuvazinin yükselişini de simgeliyor.''

'Korkmaya gerek yok'

Dergi, ayrıca, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'le Gül arasında bir karşılaştırma da yapıyor.

"İçe dönük Sezer'in aksine, Gül yurtdışında yaşamış ve akıcı bir İngilizce konuşan sofistike bir insan. Dışişleri bakanı olarak Türkiye'nin Arap komşuları ve İran'la iyi ilişkiler kurmasının yanısıra, Irak savaşıyla bozulan Türk-Amerikan ilişkilerini de düzeltmek için bir hayli çalıştı. Üst düzey bir Amerikalı yetkilinin deyişiyle, Condi, yani Condoleezza Rice onu sever ve ona güvenir."

Bilgi Üniversitesinden Soli Özel'in, "açık bir darbe dışında generaller Gül'ün cumhurbaşkanlığını engellemek için çok az şey yapabilirler," yorumunu da aktaran dergi, Mehmet Ali Kışlalı'nın Radikal gazetesindeki yazısında dile getirdiği, ordunun ağırlığını hissettirmek için başka araçları da var, sözlerini de taşıyor yazısına.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin yapacağını açıkladığı gibi, Çankaya Köşkü'nü boykot etmek. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kapatılmasını sağlamak için mahkemeleri harekete geçirmek olabilir bu araçlar Economist'e göre:

''Adalet ve Kalkınma Partisi'nin seçim zaferi dolayısıyla, "Ordu kendi itibarını zedelememek için doğrudan bir müdahaleyi göze alamaz."

''Bu sürecin sonunda herhalde "generaller bağırlarına taş basmaya ve Gül'ün olumlu yönlerini görmeye çalışmaya zorlanacaklar, zaten Gül'ün geçmişi, korkmaları gereken birşey olmadığını gösteriyor; eğer demokrasiye inanıyorlarsa."

'Avrupa'nın kutlaması gereken kilometre taşı'

Financial Times ise Cumhurbaşkanı Sezer'in, Başbakan Erdoğan'ın kabine listesinin onayını yeni seçilecek cumhurbaşkanına bırakmasına ilişkin dün Ankara'da yaşanan gelişmelere dikkat çekiyor ve kulislerde Gül'ün yerini alacağı söylenen kişinin AB Başmüzakerecisi Ali Babacan olduğunu söylentilerini aktarıyor.

Ancak, gazeteye göre başbakanın kendisinin dış politikadaki rolünü artıran değişikliklere gitmesi de muhtemel. Financial Times'ın yorum sayfalarında da Türkiye'yle ilgili David Gardner imzalı bir makale var.

Gardner, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin seçim zaferini 1982 İspanyası'nda Franco yanlısı askeri darbe girişimine karşı Sosyalist Parti'nin ezici çoğunlukta oy almasına benzetiyor ve ekliyor:

"Avrupa ve Türkiye'nin karşılıklı etkileşimi Müslüman dünyanın ilk Hristiyan Demokratları'nın doğmasını sağladı. Bu Müslüman Demokratlar, Orta Doğu'nun görünüşte aydınlanmış otoriter yönetimlerinden daha iyi bir çaredir.''

''Erdoğan'ın demokratik zaferi ve Abdullah Gül'ün adaylığı bu nedenle, Türkiye'nin yaşadığı dönüşümde, Avrupa'nın kutlaması gereken bir kilometre taşıdır."

Heathrow eylemi yayılıyor

İklim değişikliğinde, hava taşımacılığının rolünü protesto etmek için Londra'daki Heathrow havaalanında süren gösterilerin, başka havaalanlarına da sıçraması sonucunda iki havaalanında uçuşlarda gecikmeler yaşandığı haberine yer veriyor Guardian.

"Havaalanları etrafında kurulan protesto kamplarındaki göstericilerin sayıları artarken, kendilerini havaalanı kapılarına zincirleyen 10 eylemci tutuklandı.''

''Heathrow havaalanı müdürü Mark Bullock, göstericilerin takım elbise giyerek iş adamı ve yolcu kılığında havaalanlarının eylemcilere yasaklanan yerlerine girmelerinden duyduğu rahatsızlığı dile getiriyor ve göstericileri havaalanlarına bomba zannedilebilecek paketler koymakla suçlarken, göstericiler, bu iddiaları yalanlıyorlar."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious