Dünya dolardaki düşüşü tartışıyor

Dünya dolardaki düşüşü tartışıyor.35374
  • Giriş : 14.11.2007 / 12:42:00

ABD ekonomisine duyulan güvensizlik ve piyasalarında yaşanan son kriz, dolardan bir kaçış süreci yaşatıyor

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dolardan ve ABD'den kaçan fonlar, diğer ülkelerde kendilerine yeni limanlar arıyorlar. Bu süreç, doların sürekli yeni rekorlar kırarak daha da aşağılara yuvarlanmasını ve neredeyse belli başlı tüm ülkelerin paralarının değer kazanmasını getiriyor.

Bu döngü, pek kimseye hayır getirebilecekmiş gibi gözükmüyor. Fonların ABD'den kaçması, ABD için sorunlar doğurmaya aday. Fonların, gittikleri ülkelere de refah mı, yoksa risk mi götürdüğü ciddiye alınması gereken bir soru işareti.

Dolardan kaçan fonların gidebileceği yerlerden birisi enflasyona karşı iyi bir sığınak olan altın. Altın fiyatları, 830 dolar gibi görülmemiş düzeylere tırmandı. Altın gibi emtia yatırımları da seçeneklerden birisi. Ancak altın ve emtia fiyatlarındaki yükseliş, tüm dünya için enflasyon anlamına geliyor.

Paranın gidebileceği diğer adresler ise risk ve getiri tercihlerine göre gelişmiş ülkeler veya gelişen piyasalar olabilir. ABD'den çıkarak bu piyasalara akan fonlar, ülke ekonomilerini ısıtıyor, paralarının değer kazanmasına neden oluyor. Kur etkisi ile kağıt üzerinde dolarla ölçüldüğünde göreli bir refah artışı yaratıyor. Ancak değerlenen para birimleri ülkelerin dış pazarlardaki rekabet gücünü, ülkeden ülkeye değişen boyutlarda olsa da zayıflatıyor.

En çarpıcı etki ise kendini şişen gayrimenkul fiyatları ve borsalarda gösteriyor. Başta Türkiye gibi gelişen piyasalar olmak üzere, ABD'den çıkan fonların gittiği bütün ülkelerde borsalar yükseliyor. Ancak bu, aynı zamanda bu ülkelerin risklerini de artırıyor. Şirket karları artmazken hisse senedi fiyatlarının yükselmesi, geçmişte ABD borsalarında ciddi çöküşlere zemin hazırlamıştı. Şimdi aynı senaryo, Avrupa borsaları için bir tehdit oluşturuyor. Gelişen piyasalar açısından da durum pek farklı değil.

Avrupa Merkez Bankası'nın 8 Kasım'daki toplantısında Euro'daki sürekli tırmanışı "vahşi" diye nitelendirmesi dikkat çekiciydi. Euro'nun değerindeki sürekli yükseliş Avrupa ülkelerinde yatırımcı güvenini azaltıyor. Örneğin Avrupa Ekonomik Araştırmalar Merkezi ZEW'in yaptığı son araştırmaya göre Almanya'da yatırımcı güveni, son 15 yılın en düşük düzeyine inmiş bulunuyor. Aynı kuruluşun hazırladığı yatırımcı ve analistlerin beklentilerini ölçen endeks de 1993'ten sonraki en düşük düzeyine indi.

Asya ve Latin Amerika ülkeleri önlemler almaya başladı

Bu süreç, ekonomileri Avrupa ülkeleri kadar sağlam olmayan bir dizi ülkeyi şimdiden önlem almaya yöneltmiş durumda. Latin Amerika'da Kolombiya Merkez Bankası, Hindistan'da Maharashtra Eyaleti Merkez Bankası, ülke paralarının aşırı değerlenmesini önlemek için döviz kontrolleri uygulamaya başladılar.

Kolombiya, hisse senedi ve tahvile yatırım yapan yabancı fonlara, Merkez Bankası'nda bunun yüzde 40'ı kadar 6 ay vadeli mevduat hesabı açma zorunluluğu getirdi. Hindistan Merkez Bankası döviz spekülasyonlarını frenlemek için bürokratik zorluklar getirdi. Kore Merkez Bankası, won'un değer artışını frenlemek için dövizde yapılan forward işlemleri yakın takibe aldı.

Birleşik Arap Emirlikleri Merkez Bankası Başkanı da şimdiye değin izledikleri dolara bağlı kur politikasının bir "kavşak" noktasına geldiğini söyledi. Doların değerindeki sürekli düşüşün ülke ekonomisine zarar vermeye başladığını vurgulayan bu açıklama, Birleşik Arap Emirlikleri'nin de parasını dolara bağlı olmaktan çıkarabileceği söylentilerine yol açtı. Mayıs ayında da Kuveyt, parasını dolara bağlı olmaktan çıkarmıştı.

Çin'in dolar rezervlerini azaltabileceği de uzun zamandır konuşulan bir gelişme. Ancak böyle bir adım, Çin'in dolar yatırımlarının değerini ve dolayısıyla rezervlerinin gücünü azaltacağı için ancak çok uzun bir zamana yayılarak yapılabilecek bir şey.

ABD için de sorun

Diğer ülkelere yükler ve riskler getiren doalardaki düşüş eğilimi, ABD ekonomisi açısından da sorunlar yaratmaya aday durumda. Fonların ABD'den çıkması, ülkede sürekli bir likidite sorunu yaratıyor. Böyle olunca da FED'in faiz indirimleriyle yaratmaya çalıştığı etki sıfırlanmış oluyor. FED faizleri indirerek Ağustos krizi yüzünden mali piyasalarda yaşanan tahribatı telafi etmeyi ve bu durumun ülke ekonomisinde yaratacağı daraltıcı etkiyi önlemeyi hedefliyor. Ama faiz indirimi, ABD'den fon çıkışını artırarak, FED'in hedeflerinin tam tersi bir etki doğuruyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious