Dünya eriyor!

  • Giriş : 02.03.2007 / 00:00:00

Dünya eriyor, hayatın devamı buzun yaşamasına bağlı

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


"Kışı, karı çok seven ve tüm yaşamı buna uyumlu ülkelerden Norveç’in başkenti Oslo’da dahi çocuklar artık kar duasına çıkmaya başladı."

Associated Press ajansının atmosferin kirlenmesi anlamına gelen ve "küresel ısınma" olarak kapıda bekleyen felaketin artık acil önlemlerle "bir nebze" giderilebilmesi için yaptığı derlemede, dünya ikliminin korunmasında kutupların ve buz katmanlarının önemi anlatılıyor.

Elli yıl arayla 1957-58’den beri ilk kez resmen dün ilan edilen Uluslararası Kutup Yılında 63 ülkeden 50 bin bilim adamı, yeryüzünün bekası için çalışıyor.

Hükümetler arası İklim Değişikliği Panelinin geçen ayki raporunda, dünyanın giderek ısınmasının kesinlikle insan eliyle başta sera etkisini yaratan sanayiden atmosfere salınan karbondioksit gazından kaynaklandığı belirtildi.

Monako Prensi II. Albert, kutup bölgelerini birkaç kez ziyaret etmiş kişi olarak dün Fransa’nın başkenti Paris’te yaptığı açıklamada, "21. yüzyılda tüm dünyaya en büyük tehdidin atmosferin ısınması olacağını" söyledi.

Ekoloji uzmanları, biyologlar, fizikçiler, yerbilimciler;uydular, buzkıran gemileri, denizaltılar kullanarak Kuzey ve Güney kutuplarında yaşamı daha yakından mercek altına alacak.

Bilim adamlarına göre, çoğu yerde 400 metre kalındığında dev deniz buzlası olan donmuş deniz Kuzey Kutbu, eriye eriye yok olacak ve bu da tüm dünya iklim dengelerini mahvedecek.

KUZEY’İN ERİMESİ EN HIZLI

Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA) uydularından gelen bilgilerle yapılan araştırma, 2004 ve 2005 yılları arasında Kuzey Buz Denizi’ndeki buz tabakalarında çarpıcı değişiklikler ortaya çıkardı.

Daimi (yıl boyunca erimeyen) kalın buz kütlesinin büyüklüğünde 2005’te yüzde 14 oranında azalma kaydedildi. Buz kütlesindeki bu azalmayla Türkiye’nin yüzölçümüne yakın büyüklükte, 730.000 kilometrekarelik alan kaybı, erime meydana geldi. Bu durum, Rusya ve Avrupa’nın kuzeyindeki Doğu Kutup Bölgesi’nde kütle kaybına yol açtı. Amerika Kıtası ve Atlantik Okyanusu’nun kuzeyini kapsayan Batı Kutup Bölgesi’nde buz kütlelerinindeyse tedrici yığılma görüldü. Her on yılda bir, ortalama olarak yüzde 6,4-7,8 arasında azalan buz kütlelerinin bir yıl içinde yüzde 14 oranında azalması bilim adamlarınca tehlike olarak kaydedildi. Önceki yıllara oranla 18 kat daha fazla olan alan kaybının sebepleri araştırılıyor. Bu durumun normal dışı rüzgar akımından mı kaynaklandığı, yoksa kutuplardaki erimenin hızında büyük değişimin habercisi mi olduğu merak ediliyor. Doğu Kutup Bölgesi’nde 2005 yılında görülen normal dışı rüzgar akımlarının buz kütlelerini doğudan batıya doğru kaydırmış olabileceği düşünülüyor. Fakat, uzmanlar bu kadar büyük buz kütlesinin sadece rüzgarlar tarafından kaydırılabileceğini düşünmüyor.

İKİ KATI

Kütle kaymasının, hava sıcaklığı artışının çarpıcı göstergesi olabileceği düşünülüyor.

Kuzey Kutbu, küresel ısınmanın iki katı hızda ısınıyor.

Buz kütleleri, beyaz renkleri nedeniyle güneş ışınlarını yansıtıyor.

Yansıyan ışınlar, daha koyu renkte olan okyanus tarafından emiliyor ve okyanus sularının daha çok ısınmasına sebep oluyor. Isınan okyanus suları buzları eritiyor. Buz kütleleri azaldıkça dünya daha hızlı ısınıyor ve bu durum küresel ısınmanın etkilerini tahmin edilenden çok daha erken olabileceği anlamına geliyor.

Yapılan son araştırmalar, Kuzey Kutbu’nu her yaz kaplayan buz kütlesinin büyüklüğünde ve kalınlığında küçülme olduğunu ortaya çıkardı. Son 20-30 yılda yaz aylarındaki buz kütlelerinin önceki dönemlerle karşılaştırıldığında her yıl binde 7 oranında küçülmüş olduğu göze çarptı. Uydu cihazları tarafından 2005 yılının eylül ayında kaydedilen buz örtüsünün kalınlığının, 1978 yılından beri görülen en düşük seviyede olduğu belirtildi. California’daki NASA Jet Motorları Laboratuvarında yapılan araştırmada, yaz buz örtüsünden farklı olarak daimi buz örtüsünün büyüklüğü ölçüldü. Daimi buz kütlesi, 3 metre kalınlığında olan ve en az bir yaz mevsimi boyunca varlığını koruyabilen, buzulların ana kütlesini oluşturan buz kütlesine deniyor. Mevsimsel buz kütlesiyse kış mevsiminden sonra yaz güneşiyle eriyen ve daimi buz kütlesinden daha ince yapıya sahip buz kütlesi oluyor. İki buz kütlesi birbirlerine çok benzemekle birlikte, bazı farklılıklar gösteriyor. Bir tatlı su buzu olan daimi buz kütlesinin yüzeyi mevsimsel buza göre çok daha sert oluyor ve içinde daha çok baloncuk bulunuyor. Araştırmanın liderliğini yapan Dr. Son Nghiem’e göre, buzullardaki serpintiyi ölçebilen radarlı ölçüm aletleri birbirine çok benzeyen bu iki farklı buz kütlesini ayırt edebiliyor. Kuzey yarımkürede kış mevsiminin başlangıcı kabul edilen 21 aralık tarihli 2004 ve 2005 kayıtları arasında büyük farklılıklar göze çarptı.

ATABAŞKAN KIZILDERİLİLERİ

"Atabaşkan" da denilen Alaska ve Kuzey Kanada’nın Kızılderililerinin Athasaskan meclisinin üyesi James Allen, "Gıda kaynaklarımız, balık avı ve doğal ilaç alanlarımız günden güne daralıyor" diyor.

Eskimolar için de gidişat aynı.

Kuzey Kutbu Arktika’nın yerküre karşıtı altıncı kıta Güney Kutbu Antarktika’da da son 35 milyon yılın 5 km’ye yaklaşan kalınlıktaki, eski gölleri dağları yutmuş dev buz örtüsü de balon, teleskop ve uydularla incelenecek.

BM Meteoroloji Örgütünün desteklediği Uluslararası Kutup Yılı girişiminin başkanı David Carlsson, "50 yıl önce dünya buz tabakalarında ve buz dağlarındaki değişim bilinmiyordu, bugün görülüyor" dedi.

Rus coğrafya uzmanı Vladimir Kotlyakov da, "Küresel ısınmadan Rusya da bariz nasibini alıyor" diyor.

Kutup Yılı eşbaşkanı ve Avustralya hükümeti Antarktika kurulu araştırmacısı Ian Allison, "Yüz yıl sonra Kuzey Kutbu’nun artık tamamen eridiği, daimi buz kütlelerinin Kuzey’de yok olduğu görülecek" dedi.

Norveç’in Ny_Alesund Kuzey Kutbu Enstitüsünün müdürü Kim Holmen, "Son yıllarda buzdağları giderek daha hızlı eriyor" dedi.

İsveç’in Kuzey Kutup Dairesinin 200 km kuzeyinde yer alan tamamen buzdan inşa edilmiş Jukkasjarvi Buzoteli, kutup araştırmaları için simgesel dev hidrojen balonunu göğe saldı.

Bilim adamları, kutupların geri kalan ömründe mümkün olduğunca sağlıklı yaşamasının tüm dünya için en derinde yaşamsal önemi olduğunu her gün daha fazla vurguluyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious