Dünyada likidite daralıyor, enflasyon tırmanışa geçiyor

Dünyada likidite daralıyor, enflasyon tırmanışa geçiyor.13432
  • Giriş : 06.02.2008 / 13:55:00

Deloitte tarafından her yıl hazırlanan Küresel Ekonomik Görünüm raporu, geçtiğimiz yıllarda dünya ölçeğinde bollaşan likiditenin 2008 yılında daralacağını, kontrol altında görünen enflasyonun ise yükselme eğilimine girebileceğini vurguladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Yapılan değerlendirmede, ekonomideki yavaşlamanın ABD’de sert, Avrupa’da ise daha yumuşak yaşanabileceği vurgulandı. Dış ticaretinin büyük çoğunluğunu Avrupa ile gerçekleştiren Türkiye’nin de ABD kaynaklı bu krizden daha az etkilenmesi bekleniyor. Raporda, uzun vadede küresel ekonominin büyümeye devam edeceği belirtiliyor.

6 Şubat 2008, İstanbul; Dünya ekonomisinde son yıllarda görülen hızlı büyüme sona ererken, küresel ekonomiyi taşıyan ABD ekonomisi yavaşlıyor. Likidite bolluğu daralırken, kontrol altında görünen enflasyon da yeniden yükselme eğilimi gösteriyor.
Deloitte’un hazırladığı “Küresel Ekonomik Görünüm 2008” raporunda bu değerlendirmelere yer verilirken, ABD ekonomisindeki yavaşlamanın sert olabileceği, Avrupa’nın ise yavaşlamayı daha yumuşak yaşayabileceği vurgulandı. Raporda, büyük ölçüde ABD’ye yaptıkları yoğun ihracata dayanan Latin Amerika ülkelerinin 2008’de durgunluktan olumsuz etkilenebilecekleri kaydedildi. Dış ticaretinin sadece %9’unu ABD ile gerçekleştiren Türkiye’nin bu ülkenin ekonomik yavaşlamasından daha az etkilenmesi bekleniyor. Raporda küresel ekonominin uzun vadeli olarak büyümeye devam edeceği belirtiliyor.

ABD emlak balonu patlayınca dengeler bozuldu

Deloitte’un raporunda son yıllarda büyük dış ticaret açıkları veren ABD’nin bu açıklarının, tasarruf fazlasına sahip olan Çin ve diğer Asya ülkeleri tarafından finanse edildiği ve bu sayede ABD ekonomisinin ve ona bağlı olarak dünya ekonomisinin güçlü bir şekilde büyüdüğü hatırlatıldı. ABD’de faizlerin düşme eğilimiyle başlayan emlak piyasasındaki yükselme ise, kısa vadeli dolar faizlerinin yükselmeye başlamasıyla birlikte 2004 – 2006 döneminde düşüşe geçti.

Bu dönemde, özellikle 2005’den başlayarak, ABD’de “sub prime” diye adlandırılan düşük kaliteli mortgage kredileri arttı. Geri ödeme gücü kuşkulu kişi ve kurumlara verilen bu krediler bankalar tarafından hızla tahvile çevrilerek sermaye piyasalarını derinleştiren enstrümanlar haline geldi. 1980 yılında ABD’deki mortgage kredilerinin sadece %10’u tahvile dönüşürken, 2006 yılında bu oran %56’ya çıktı. Krediler geri dönmemeye başlayınca da riski paylaşarak yaygınlaştıran, öte yandan risklerini yok edemeyen finans kuruluşları zarar etmeye başladılar.

Sonuçta panik piyasalara hakim olurken, bankalardan para çekilmeye ve sermaye hareketleri yavaşlamaya başladı, likidite bolluğu daralmaya başladı. Deloitte’un raporuna göre, bu yıl ABD ekonomisinde ılımlı bir yavaşlama veya ılımlı bir durgunluk, Avrupa’da ise daha yumuşak bir ekonomik yavaşlama beklenebileceği ifade ediliyor. Kurları güçlü olan Avrupa merkez bankalarının, enflasyon tehlikesinden fazla çekinmeden faiz oranları üzerinde oynayarak, ekonomilerine ivme kazandırabileceği kaydedildi.

2008 yılı içinde ekonomik büyümede dünya çapında yavaşlama beklenmekle birlikte, uzun vadeli olarak küresel ekonomik büyümenin devam etmesi öngörülüyor.

Enflasyon yeniden sahnede

Deloitte tarafından hazırlanan Küresel Ekonomik Görünüm 2008 raporunda, son yıllarda iyi kontrol edilebilen enflasyonun küresel ölçekte yeniden büyüme trendine girdiği kaydedildi. Rapora göre, varil fiyatı hızla 100 dolar seviyesine yaklaşan petrol faturasının dünya üretimindeki artışa paralel olarak yükselmesi, bir çok ülkede para arzının artması ve Amerikan dolarının değer yitirmesi gibi gelişmeler enflasyonda yeniden kıpırdanmalara yol açtı. 2000’li yılların başında enflasyonu olmayan Çin’de bu oran %6,5’a çıkarken, ABD başta olmak üzere bir çok gelişmiş ülkede de enflasyon oranlarında artış görülmeye başlandı.

“Türkiye büyümeye devam eder”

Raporla ilgili bir değerlendirme yapan Deloitte Türkiye Denetim Ortağı Hasan Kılıç şunları söyledi:

“2008’de dünya ekonomisinde bir yavaşlama yaşanacağı ve özellikle ABD ekonomisinin gelişmelerden olumsuz etkileneceği görülüyor. Ancak diğer yanda, uzun vadede küresel ekonominin büyümeye devam edeceği anlaşılıyor. Türkiye varolan risklerini iyi yönettiği takdirde biraz yavaşlayarak da olsa büyümesini sürdürecektir. Zaten Türkiye dış ticaretinin sadece %9’unu ABD ile yapıyor, %60’dan fazlası ise Avrupa ile gerçekleşiyor. Bu bakımdan ekonomik yavaşlamayı daha yumuşak yaşaması beklenen Avrupa ile birlikte Türkiye de yaşanan dalgalanmalardan daha az etkilenebilir. Deloitte Türkiye olarak, küresel ekonominin son derece hassas ve kritik bir dönemden geçtiği 2008 yılında da uluslararası bilgi birikimimizi ülkemizin hizmetine sunmaya hazırız.”

Deloitte hakkında

Denetim, vergi, yönetim danışmanlığı ve kurumsal finansman hizmetlerinde dünyanın en büyük kuruluşlarından biri olan Deloitte, 140’tan fazla ülkede, 150 bin personeli ile faaliyet gösteriyor. Deloitte dünya çapında 2007 yılı cirosu 23,1 milyar dolardır.
İleri teknoloji kullanan, değişik alanlardaki bilgi ve becerilerini bir araya getiren Deloitte, dünya çapındaki tüm müşterilerine aynı yüksek kaliteli hizmeti sunmayı ilke edinmiştir. Dünyanın en büyük şirketlerinin yarıdan fazlasına ve büyük ulusal teşebbüslere, kamu kurumlarına, ulusal devlere ve küresel çapta hızla büyüyen şirketlere hizmet veren Deloitte, birçok gelişmekte olan pazarda da liderliğini sürdürmektedir.

Türkiye’de çalışmalarına 1986 yılında başlayan Deloitte faaliyetlerini İstanbul ve Ankara’da 900’e yakın çalışanıyla sürdürüyor. Deloitte Türkiye’de kurumsal finansman, denetim, vergi, yönetim danışmanlığı ve kurumsal risk alanlarında hizmet vermektedir.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious