Dünyanın en iyi diyeti, Peygamberimizin diyeti

  • Giriş : 01.02.2006 / 00:00:00

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, dünyanın en harika diyet formülünü Hz. Muhammed'in hadisi ile açıkladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bakan Eker, 800 milyon insanın açlık tehlikesi ile karşı karşıya olduğu bir dönemde obezite sorununu gidermek için milyarlarca lira harcayan insanların da bulunduğunu hatırlattı. Bakan bu sorundan muzdarip insanlara Hz. Muhammed'in bir sözünü örnek göstererek, "Acıkmadan yemeyin, doymadan sofradan kalkın." dedi.
Bakan Eker, Kültürler Arası Diyalog Platformu'nun, Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonu'nda düzenlediği ''Açlık ve Yoksulluk: Dinlerin Çözüm Önerileri'' konulu panele katılarak bir konuşma yaptı. Eker, dünyada bir yanda açlık ve yoksulluk, diğer yanda tokluk ve zenginliğin bulunduğunu belirterek, mevcut dengesizliğe dikkat çekti.

Bakan Eker, açlıktan dolayı her 5 saniyede bir insanın hayatını kaybettiği bir dünyada aynı zamanda tokluktan ve zenginlikten dolayı sıkıntı içerisinde olanların da bulunduğunu kaydetti. Eker, obezite, aşırı yemek, kilo verme kaygısı ve bunun yol açtığı sağlık sorunlarına dikkat çekerek, "İnsanların bir kısmı gerektiğinden fazla ve acıkmadan yemek yiyor. İslam Peygamberi'nin önerdiğinin tam tersine. Ne diyor peygamberimiz? 'Acıkmadan yemeyin, sofradan doymadan kalkın.' Bu, dünyada gelmiş geçmiş en harika diyet formülüdür.'' şeklinde konuştu.

Dünyada 800 milyon insanın açlık sınırında hayatta kalma mücadelesi verdiğini belirten Bakan Eker, eşit dağıtılması durumunda üretilen ürünlerin tüm insanlara yeteğeceğini dile getirdi. Bir insanın sağlıklı hayat sürebilmesi için temel olarak hububat, yağ, şeker, et ve et ürünleri ile süt ve süt ürünleri tüketmesi gerektiğini açıklayan Bakan Eker, dünyada geçen yıl 2.2 milyar ton hububat, 45 milyon ton bitkisel yağ, 148 milyon ton şeker, 165 milyon ton et ve 630 milyon ton süt ve süt ürünü üretildiğini açıkladı. Dünya nüfusunun 6.6 milyar olduğunu ve üretilen bu ürünlerin teorik olarak herkese yeteceğini belirten Eker, ''Ama maalesef sorun var. Tüketim dağılımına bakınca durum değişiyor. Sorun üretim imkanlarında değil, dağıtımda ve gelir dağılımındaki adaletsizliktedir. Aşırı himayeci, rekabetçi yapıdan dolayı üreticiler fiyatları yüksek tutunca fakir ülkeler bu ürünleri alamıyor.'' şeklinde konuştu.

Semavi dinlerin hepsinin tamahkarlığa önem atfettiğini kaydeden Bakan Eker, "Tamahkarlık olmazsa mevcut üretim tüm dünyadaki insanların ihtiyacını karşılayabilir. Ancak bu ürünlerin fiyatları kasti olarak yüksek tutulmaktadır." Bakan Eker ayrıca İslam dinindeki zekat ibadetinin önemine dikkat çekti, Eker, ''Eğer bir ülkede ve yeryüzünde açlar varsa, sayısı artıyorsa hiçbir zaman toklar ve zenginler emniyette olamaz. Vicdanen kendilerini müsterih hissetseler bile, sosyolojik olarak emniyette hissetmezler.'' dedi. Eker, ''Zengin ve fakir herkesin, birbirinin yaşam standardının bilincinde olduğu küresel komşuluk çağındayız. Ülkeler arası komşuluğu sadece ticaret için değil, açlık ve yoksulluğu gidermek için de tesis etmeliyiz.'' diye konuştu.

UNİCEF TÜrkiye Milli Komitesi Başkanı Prof.Dr.Talat Halman da zekatın önemine dikkat çekti. Halman, zekatın vergi sistemi gibi kurumsallaştırılması tavsiyesinde bulunurken, "Zenginlerin mallarından yüzde 2,5 oranında kesinti yapılmalı. Bu para da çocuklara, fakirlere, kimsesizlere ayrılmalı. Ne dersiniz? Bu yapılamaz mı? Kurumsallaştırılamaz mı zekat?" sorusunu yönelitti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, UNİCEF, Kimse Yok mu?, Can Simidi Yardımlaşma Kulübü'nün destek verdiği panele Bakan Eker'in yanısıra İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Ali Müfit Gürtuna, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanı Harun Tokak, Cape Town Üniversitesi Afrika İşgücü ve Kalkınma Merkezi Direktörü Prof.Dr.Francis Wilson, Kültürlerarası Diyalog Platformu Başkanı Prof.Dr. Niyazi Öktem, Kimse Yok mu? Derneği'nden ve STV program yapımcısı İkbal Gürpınar, Türkiye'deki semavi dinlerin temsilcileri ile çok sayıda kişi katıldı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious