Dünyanın inciri bizden gidiyor

  • Giriş : 25.07.2006 / 00:00:00

TARİŞ İncir Birliği Başkanı Günercin Azbazdar, incir ihracatı yapılan ülkelere her geçen gün yenilerinin eklendiğini söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Uzunca bir süredir İzmir ile Aydın arasında polemiğe sebep olan incirde coğrafi işaret tartışmalarının sona ermesinden sonra şimdi de Aydın'da üreticilerle ihracatçıların tartışmaları kendini gösterdi. Aydın inciri coğrafi işaretinin alınması dolayısıyla biraraya gelen üretici ve ihracatçılar, çeşitli konularda fikir ayrılıklarına düştü. İhracatçılar, hükümetten incir üretiminin kayıt altına alınmasını isterken, üreticiler ise ihracat günü uygulamasına son verilmesini talep etti.

İncir Birliği Başkanı Azbazdar, toplantıda AK Parti Aydın milletvekili Ahmet Rıza Acar'a seslenerek, incir üretimi ve ağaçlarının prim sistemine bağlanması ve kayıt altına alınmasını istedi. Azbazdar, incir ihracatçısının en büyük sıkıntısının ambalaj sanayisi olduğuna işaret etti. Türkiye'den Rus pazarına gönderilen incirlerin ambalajlarının orada yeniden yapıldığını belirten Azbazdar, "Ambalaj, doğrudan ve önemli ölçüde kaliteyi etkiliyor. Bu konuda Özbekistan ve Pakistan'da başarılı çalışmalar var; ciddi manada bize rakip olabilirler. TARİŞ olarak bu yıl Çin'e incir ihraç etmeye başladık. Onlara incirimizi tanıtabilirsek, ülke içinde yiyecek incir bulamayabiliriz. Rus ve Hindistan pazarlarına da yavaş yavaş giriyoruz. Bu yüzden kaliteli üretimi arttırmak zorundayız. Bizim için diğer önemli bir mesele de dış pazarlarda incirin yabancı isimlerle değil, Türkçe olarak tanıtılmasıdır." şeklinde konuştu.

Aydın Ziraat Odası Başkanı Gürdal da, yıllardır devam eden ve genellikle 19 Eylül'de yapılan "İncir İhracat Günü" uygulamasına bir an önce son verilmesini istedi. Bu tarihin kaldırılması durumunda incir fiyatlarının artacağını iddia eden Gürdal, "Yıllardır üreticinin sırtından haksız kazanç elde ediliyor. İncir ihracatı kısa bir süreye sıkıştırılarak fiyatların düşmesi sağlanıyor. İhracat gününü uygulamasının, incirin tam olgunluğa ulaşması için var olduğu biliniyor. Gerçekte böyle bir olgunlaşma günü yoktur ve incirimiz çok kalitelidir. Bunlar ihracatçıların daha çok para kazanmak için hazırladığı senaryolardan başka bir şey değil." dedi.

Erbeyli İncir Araştırma Enstitüsü Müdürü Hakan Özkan ise incire hükümetin vereceği primin yeterli olmayacağını, ihracatçıların da üreticiye prim vermesi gerektiğini söyledi. Özkan, ihracatçıların vereceği primin incir ağaçlarını teraslama primi olarak değerlendirilmesini istedi. Erozyon sebebiyle ağaçların verimin her geçen gün azaldığına işaret eden Özkan, "Yıllar önce ülkemizde 5 milyon 500 bin incir ağacı varken de üretim 55 bin tondu, şimdi 9 milyon 500 bin ağaç var, üretim yerinde sayıyor. Bu yıl enstitü olarak iki köyde pilot uygulama başlattık. Bütün ağaçların diplerine sağlam plastikten setler oluşturuyoruz. Başarılı olursa yaygın hale getireceğiz" diye konuştu.

Taze incir üretimine önem verilmesini de isteyen Özkan, sarı lop incirin bir günde tazeliğini kaybettiğini belirtti. Geçen yıl ilk defa denenen selüloz kaplamayla dayanma süresini iki üç güne çıkardıklarını anlatan Özkan, bu yıl selüloz miktarını arttırarak dayanma süresini beş altı güne çıkarmayı hedeflediklerini kaydetti. Özkan, bu çalışmalardan olumlu netice alınması durumunda ülkenin her yerindeki vatandaşların taze incir yeme, üreticilerin da daha çok kazanma imkanına kavuşacağını vurguladı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious