Düşen uçaktaki yolculardan kaza anı!

Düşen uçaktaki yolculardan kaza anı!.13259
  • Giriş : 17.05.2009 / 23:15:00

Amsterdam'da düşen uçaktan kurtulanlar anlatıyor: Gökyüzünde yalnız kaldık!

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Hüseyin Sümer (39), Feriha Çebi (30), Mustafa Mermer (36) ve Mustafa Komut (39), 24 Şubat'a dek birbirlerini tanımıyordu. Dördü de İstanbul'da yaşıyor, değişik işlerde çalışıyordu. 25 Şubat Çarşamba günü sabah, Amsterdam Schiphol Havaalanı yakınındaki çamurlu tarlada kesişti yolları. Hepsi yaralanmıştı. Panik ve şok içindeydiler. Düşen uçaktan etrafa saçılan yaralılara yardım ederken bir yandan da yakınlarına ulaşmaya çalışıyorlardı.

KAZA ANI

Hüseyin Sümer: Önce türbulans zannettim. Zaten başta kimse pek bir şey anlamadı, ta ki uçak şiddetli bir şekilde titreyerek irtifa kaybetmeye başlayana kadar. Pilot en az hasarla inmek için olağanüstü bir çaba sarfediyordu. Uçak hızla yere çakılırken bir yandan da kokpitin mikrofonunu kapatmaya fırsat bulamamış olacak ki, pilotların konuşmaları duyuluyordu.

Feriha Çebi: İnerken normalin üstünde bir hızla, sallanarak alçaldık. İçimden, “Yok canım, uçak da düşer mi” diyordum. Pilot- acı bir şekilde bağırıyor, yolcular da duyuyordu. Anonsun hemen öncesinde olduğu için mikrofon açık kalmıştı sanırım. Tam dört kez, “Ay! Ayy! Ayy! Ayyy!” diye çığlık duyduk! Sonra toparladı uçağı.

Mustafa Mermer: Yanımda Amerikalı bir zenci oturuyordu. Çok iri yarı bir adamdı. O cam kenarındaydı, ben de koridor. Uçak irtifa kaybetmeye başlayınca adam öyle bir çığlık attı ki, bir insandan bu kadar ses çıkacağına ilk defa şahit oldum. O bağırınca beni de büyük bir korku sardı. Kuyruk kısmındaydık. 27 C numaralı koltukta oturuyordum. İlk önce kuyruk vurdu.

Mustafa Komut: Çarpma ile büyük bir gürültü oldu. İlk müdahale, acil durum aksiyonları gibi bir yığın eğitim almama rağmen sessiz kaldım. Öylece bekliyordum. Sanırım şoktaydım. İki saniye önce üç sıra önümdeki business class'ın bölündüğüne şahit olmuştum. Gördüğüm ışıksa, ölüp öte tarafa geçtiğimden değil, uçağın bölünmesiyle dışarıdan içeriye giren ışıktı. Hollandalı olduğunu tahmin ettiğim yolcu “Out out!” diye yırtınıyordu.

H.S- Çarpmanın şiddetiyle önümdeki koltuğun arkasına kafamı çarpmışım. Ama farkında değildim. Elimi başıma attığımda kaşımın ve gözümün açıldığını fark ettim. İlk şoku atlattık sonra etrafımı baktım, panik hakimdi.

F.Ç- Manzara dehşetti. Allah kimseye yaşatmasın! Sessizlik, korku dolu gözler, ardından çığlıklar! İlk saniyelerde şoka girmiştim. Arka bölümde, kırılan kısmın önündeydim... Elim kesilmişti.

M.M- Kopan kısımdan koltukla birlikte dışarıya fırladım. Allah'tan kemer takılıydı. O kemerler olmasa, uçaktan hiç kimse sağ çıkamazdı. Savrulma anında muhtemelen bir yere çarpmış olmalıydım ki; kafam kanlar içindeydi. Tarlaya düştüm. Bayılmışım.

M.K- Sanki her şey normalmiş gibi kemerimi çözüp uçaktan çıkmaya çalıştım. Eşyalar yerlere saçılmıştı. İnsanlar panik içindeydi. Bölünen kısma doğru ilerledim. Kanadın üzerinden yere atladım. Toprağı görene kadar nereye düştüğümüzün farkında değildim, her yer çamurdu.

KAZADAN DAKİKALAR SONRA

M.M- Kendime geldiğimde birinin, “Abi! Buradan geçiyordum. Uçağın düştüğünü gördüm. Size yardım ediyorum” dediğini duydum. Beni koltuktan ayırıp kenara çekti. Bir baktım, uçak parçalanmış.

H.S- Çamur deryasının içinde buldum kendimi. Ama bence o çamur kurtulmamızı sağladı. Uçağın patlamasından korkanlar “Kaçın kaçın!” diye bağırıyordu. Uzaklaşmaya çalışırken, ön tarafta hostes Perihan Özden'in
“Kaptanıma yardım edin” diye çığlıklar attığını gördüm.

M.M- Tarladaki yaralı hostesler, “Pilotlarımıza yardım edin” diye bağırıyordu. Ancak çelik kapı demir yığını haline geldiği için business class'tan oraya ulaşamadık. Koridorda durumu ağır iki yaralı vardı. Dokunursak zarar veririz diye korktuk. 17-18 yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim Hollandalı genç bir kıza müdahale ettik. Kız şoktaydı, uçaktan çıkarmak için ikna etmemiz gerekti.

F.Ç- Bana ilk müdahaleyi otobandan kazayı görüp gelenler yaptı. Sinir krizi geçiriyordum. Onların telefonundan havaalanında bekleyen ablamı aradım. Kadın, ablamın telefonunu silmemiş. Kazadan 15 gün sonra beni aradı. Şok oldum. Meğer Trabzonluymuş, akraba çıktık uzaktan. Allah razı olsun onlardan!

UÇAK DÜŞTÜ, BEN KURTULDUM

H.S- Uçağın beş metre uzağında telefonumu açtım. Hollanda'daki arkadaşım Martin Erkal'ı aradım. Martin, “Geldin mi” dedi. Önce sanki her şey normalmiş gibi, “Geldim” dedim kekeleyerek, sonra “Uçak tarlaya düştü” diyebildim. Martin güldü, şaka yaptığımı zannetti. “Türkiye'ye, arkadaşlarıma hemen haber ver” diye bağırdım. O da şoka girdi. İnanamadı.

M.M- Her şeyim uçakta kalmıştı. Sabah kalkmışım, eşim ve çocuklarım beni yolcu etmiş. Hepsini teker teker öpmüşüm. Sonra kızlarım ve eşim kahvaltı ederken televizyonda, “Amsterdam uçağı düştü” deniyor. Ne hissedersiniz? Kızlarım çok ağlamış. Allah'tan hastanede Saniye isimli bir Türk hemşire vardı da ailemle konuşmamı sağladı.

YENİDEN UÇAĞA BİNMEK

H.S- 8 Mart'ta uçağa binip İstabul'a geri dönecektim. Yakın bir arkadaşımı eşlik etsin diye çağırdım. Onun sayesinde gerginliğim azaldı ama uçak türbulansa girince ister istemez aynı anı yaşıyorsunuz. Korkunç...

F.Ç- Dönüşte mecburen uçağa bindim. Kalkışta öleceğimi sandım. Kalbim sıkıştı. “Uçmayın isterseniz” dediler ama “Ha bugün ha yarın, nasıl olsa bunu yaşacağım” dedim. Yine de tahminimden kötü oldum, inerken neredeyse kriz geçirecektim.

M.M- Düşünsenize; iş için sürekli seyahat etmeniz gerekiyor ama her uçağa bindiğinizde “Acaba yine düşer mi” diye korkuyorsunuz. Belki basit gelebilir ama inanın korkunç bir olay.

M.T- Dönerken kalkışta değil ama inişte rahatsız oldum. “Üç gün önce bu filmi görmüştüm” dedim. (Gülüyor)

HAYAT KALDIĞI YERDEN DEVAM EDİYOR MU?

H.S- Uyumakta zorlanıyorum. Bazen ister istemez aklıma kaza geliyor, kabus görüyorum. THY'dan hâlâ psikolog desteğini görmedim. Aynı şey check- up için de geçerli. THY Kriz Merkezi'ndekiler, kurtulan yolculara bizzat check-up yaptırmak istediklerini, faturayı THY'nın üstleneceğini söyledi. Ama sonra THY'dan bir doktor “Bizim böyle bir uygulamamız yokmuş. Kusura bakmayın,” dedi. Şok oldum. THY'na ihtarname göndererek bu hizmetlerin tarafıma yapılmasını istedim.

F.Ç- Annem, babam hayatta değil. İki kardeşim var. Kardeşlerim kazadan çok fazla etkilendi. Ablam şu an Hollanda'da psikolojik destek alıyor! Ben araba kullanamıyorum. Uyku problemi yaşadım. Artık daha iyiyim.

M.M- Kazanın olmasını hiç kimse istemezdi, ama bir gerçek var, kaza oldu. Bana göre Türkiye'nin yurtdışındaki tek markası THY'ydı ama artık öyle düşünmüyorum. Bu kadar başıboşluk olmaz. İnsan bir arar sorar. “Ama çıt yok. Bu arada, kahraman pilotlara teşekkür ederim. Ailelerine de başsağlığı diliyorum. Onlar olmasa hepimiz ölürdük. Ailem de çok etkilendi. Uçak fobisi başladı bende. İlaçlarla yaşıyorum. Sinir sistemim bozuldu. İşlerime adapte olamıyorum. Geçenlerde mecburiyetten yine Hollanda'ya gittim. Uçakta yaşadığım korkuyu tarif edemem.

M.K- Yapım gereği, hayatı her yönüyle yaşıyorum. Doktorlar da “Başından böyle bir olay geçti. Bunu abartı haline getirebilirsin ama zor olanı, hiçbir şey olmamış gibi yaşamaktır” dedi. Ben de bu şekilde yaşıyorum. Ama bana hiçbir şey olmaz da demiyorum. Himalayalar'a çıktım, rafting yapıyorum. Çok sevdiğim bir yöneticimin bana kazadan sonra, “Mustafa; ölüm herkese eşit mesafede değil mi” diye sormasını asla unutmayacağım. Ayrıca uçaklar
hakkında bilgim arttı. Mesela sadece ileri gittiklerini öğrendim. Büyük bir paradoks; daima ileriye giden ya da deyim yerindeyse tek yönlü çalışan bir araç.

HOLLANDA HÜKÜMETİ ÜZERİNE DÜŞENİ YAPTI

M.M- Hollanda hükümeti üzerine düşen görevi yaptı. Anında müdahale ettiler. İnanın birileri o ilk yardım ekiplerine, “Arkadaşlar! Hazır olun. Bir uçak düşecek, ona yardım edeceksiniz” deseydi bile bu kadar kısa zamanda gelemezlerdi. İnsan orada gerçekten insan olduğunu anlıyor.

H.S- “Kazadan sonra Türk makamlarının yaklaşımı” diye bir şeyden bahsetmek mümkün değil bence. Amsterdam'da THY'nın Schiphol Havaalanı'ndaki bürosunu aradım. “Buraya gelmeniz gerekli” dediler. Hollandalı makamlarsa, “Neredeyseniz biz oraya gelelim” dedi. Bu anlamda iki ülkenin yaklaşımını kıyaslamak pek mümkün değil. Çünkü Hollandalı makamlar, sağlık ve diğer hususlarda üzerine düşeni mükemmel bir şekilde yaptı. Ama THY için aynı şeyi söyleyemem.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*