Düşük eğitim, alzheimer hastalığında risk faktörü

Düşük eğitim, alzheimer hastalığında risk faktörü.9437
  • Giriş : 19.03.2006 / 00:00:00

Eğitim düzeyinin düşüklüğü ve sosyal hayattan kopuk yaşama alzheimer hastalığının ortaya çıkmasında önemli bir etken oluşturuyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kaynak Selekler, CİHAN'a yaptığı açıklamada, alzheimer hastalığının bütün bunamaların en sık nedeni olduğunu kaydetti. Hastalığın çoğunlukla yakın bellek bozukluğu ile başladığını kaydeden Selekler, daha sonra "lisan, dikkat, görsel-mekansal işlevler, yargılama, plan yapma, karar verme, bilme, tanıma, yapılandırma" gibi zihinsel fonksiyonlarda da bozukluklar ortaya çıktığını belirtti. Selekler, hastalığın ilerleyen dönemlerinde iç sıkıntısı, depresyon, hezeyanlar, hayal görme, taşkınlık-saldırganlık gibi ruhsal bulguların da görüldüğünü ifade etti.

Birçok risk faktörü yanında düşük eğim düzeyinin de hastalık için risk faktörü oluşturduğuna dikkat çeken Selekler; eğitimin, alzheimerden koruyucu etkisi bulunduğunu vurguladı. Selekler, farklı kültürlerde yapılan birçok çalışmada alzheimer hastalığı sıklığının düşük eğitimli kişilerde yüksek bulunduğunu, buna karşılık yüksek eğitimin beyinde sinir hücreleri arasındaki bağlantıları arttırarak yedek bir zihinsel kapasite oluşturduğunu ve hastalık belirtilerinin başlamasını 4 - 5 yıl geciktirebildiğini söyledi.

Kalıtsal görülme sıklığının yüzde 3 - 5 oranında olmasına karşın, hastalıkta ailevi bir yatkınlık olduğunu, özellikle anne - baba - kardeş gibi birinci derecede yakınlarında alzheimer hastalığı olanlarda risk ortalamasının dört kat arttığını vurgulayan Selekler, "İki veya daha faza birinci derece yakını Alzheimer olanda bu risk daha da artmaktadır" dedi.

Son 10 yılda tedaviye eklenen bazı ilaçlarla hastalığın belirtilerinin kısmen ve kısıtlı sürede düzeltilebildiğini belirten Selekler, bugün için hastalığı tamamen düzelten ve durduran bir tedavinin bulunmadığını kaydetti.

Prof. Selekler, "Son yıllarda özellikle gelişmiş ülkelerde, uzamakta olan insan ömrünün bir sonucu olarak, yaşlı kişi sayısı artmaktadır. Yaşlılıkla ilgili hastalıkların sıklığındaki artışa paralel olarak alzheimer hastalığı giderek daha önemli bir sağlık problemi oluşturmaktadır. Dünyada bugün 24.3 milyon bunama hastası bulunmakta ve her yıl 4.6 milyon yeni olgu eklenmektedir. Bu rakamlar her 7 saniyede bir yeni olgunun eklendiği anlamına gelmektedir. Her 20 yılda ikiye katlanan bunama hastası sayısının herhangi bir önleyici veya iyileştirici tedavi yöntemi geliştirilmediği takdirde, 2040 itibariyle 81.1 milyona ulaşması beklenmektedir" diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious