Duyguların en müthişi

  • Giriş : 18.07.2006 / 00:00:00

Bir çocuğu madde bağımlılığından veya sokaktan kurtarmak müthiş bir duygu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Muhtaç ailelere yardım etme gayesiyle bir araya gelen 11 ev hanımı, gönüllü çalışma anlayışının ve başkalarına faydalı olma şuurunun en güzel örneklerini veriyor. 4 yıl önce kurdukları Yaşam Sevinci adlı gruplarıyla, kısıtlı imkanlarını seferber ederek en yakınlarından başlattıkları yardım faaliyetleri, bugün dört katlı bir binada binlerce insana umut verecek bir seviyeye ulaştı. 2 sene önce Küçükçekmece Belediyesi’nin desteğiyle kurumsallaşan Yaşam Sevinci Merkezi’nde giderek sayısı artan gönüllü hanımlar, yardım isteyen hiç kimseyi geri çevirmeme düsturuyla çalışıyor. Gönüllü çalışmanın çok ayrı bir tadı olduğunu ifade eden Yaşam Sevinci üyelerinden eczacı Benin Büyükselvi, “Birisine karşılık beklemeden yardım edince insan olduğumuzu idrak ediyoruz. Kendimizden ziyade onlar için bir şey yapınca mutlu oluyoruz. ‘Bir çocuk okudu, bir yuva kurtuldu’ diyebilmek çok güzel. Bir çocuğu madde bağımlılığından, sokaktan kurtarmak müthiş bir duygu.” diyor.

Farklı sivil toplum kuruluşları ve belediyeler ile bağlantı halinde çalışan Yaşam Sevinci gönüllüleri, bu sayede yardım istemek için başvuranlara farklı kapılar açabiliyor. Hastaları gönüllü doktorlara yönlendiriyor ve ilaçlarını temin ediyor; sosyal yardım alabilecek olanları resmi kurumlara aktarıyorlar. Nakit para bağışını doğrudan kabul etmeyip, sadaka vermek isteyenle ihtiyacı olanı buluşturarak aracılık görevi üstleniyor. Hayırseverlerden, her türlü yeni veya ikinci el giysi, ev eşyası, mutfak eşyası, çeyiz, kumaş, ayakkabı, kitap gibi ürünler merkezde toplanıyor. Giysiler yıkanıp ütülendikten sonra ayrılıp paketleniyor. Her haftanın üç günü ihtiyacı olanlar gelip merkezden giysi alabiliyor.

Yardımseverlik görerek öğrenilir

20 sene önce arkadaşıyla birlikte gittiği vakıftan bir daha çıkamadığını anlatan Gülhan Ceylan, çocuklarını da yaptığı işlere ortak ederek iyilik yapmayı öğrettiğini söylüyor. Şimdi torununun da harçlıklarını biriktirip çocuklar için gönderdiğini belirten Ceylan, “Çocukların kendilerinden daha zor ve farklı hayatları görmesi gerekiyor.” diyor. İnsanlara yardım etmeyi babasından öğrendiğini ifade eden Sıdıka Elmalı da, “Babam bize ‘Namaz kılmak, oruç tutmak Allah’ın emri; ama kendiniz için yapıyorsunuz bunları. İnsanlara faydalı olmazsanız Allah’a yaklaşamazsınız. Özellikle insanlara yardım etmenizi vasiyet ediyorum.’ derdi. Bunlar söyleme ile yapılacak şeyler değil. Aileden görmek lazım.” diye konuşuyor.

Üç çocuğunu büyüttükten sonra gönüllü çalışmak için arayışa başlayan Jale Kajo, Çocuk Esirgeme Kurumu’nda 6 sene gönüllü annelik yapmış; çeşitli vakıf ve derneklerin faaliyetlerine destek olmuş. İnsanlara yardım edebilmenin Allah’ın bir lütfu olduğunu düşünen Kajo şöyle konuşuyor: “Biz aracıyız. Biz olmasak Rabb’im bu vazifeyi başkasına verecek. Sebep olduğumuz için de mutluyuz. Toplumda ‘ben dayanamam’ diye bir düşünce var. Sen görmeye dayanamıyorsun; ama o insan bu durumu yaşıyor. Gözünü kapatman sorunu yok etmiyor.”

Danışma merkezi gibi çalıştıklarını belirten Benin Büyükselvi, mağdur olan birçok kişinin sosyal yardımlardan habersiz olduğunu söylüyor. Küçük bir yardımın bir insanın hayata bakışını değiştirdiğini ifade eden Büyükselvi, “Bazıları çözüm yollarını göremiyor, sunulan en ufak bir çıkış noktası umut oluyor. Birisinin kendisine karşılıksız iyiliğini görünce, değerli olduğunu hissediyor ve kendisi için bir şey yapabileceğini farkediyor. Önemli olan yönlendirme, enerji ve umut verme.” diye konuşuyor.
Yaşam Sevinci Merkezi’ne ulaşmak için telefon: 0212 426 06 54

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious