Ecevit'e gizli kalmış müthiş teklif

  • Giriş : 03.09.2006 / 00:00:00

ABD, 12 Eylül sonrası Ecevit’e ’Başbakan olur musun’ dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bülent Ecevit’le konuştuğumuz sırada bana anlattıkları arasında en ilginci, kendisine 12 Eylül sonrası yapılan bir ’teklif’ olmuştu diyen Behiç Kılıç bakın yazısında daha nelere değiniyor...

Teklifi, dönemin ABD Dışişleri Bakanı Alexander Haig başkanlığında, içlerinde İngiliz, Alman, İtalyan bakan, politikacı, iş adamı ve gizli servis başkanlarının bulunduğu bir Batı heyeti yapıyor...

Yapılan teklif çok çarpıcı

12 Eylül sonrası Batı, Türkiye’ye kayıtsız şartsız müttefik olacak bir siyasi yönetim getirmeyi (!) planlıyor ve Başbakan olarak Ecevit düşünülüyor...

Bilindiği gibi 12 Eylül darbesi, CIA ile iş birliği izleri taşıyor... Darbe sonrası Ecevit siyasi yasaklı hale geldi ve tutuklandı...

Darbeye gölgesi düşen ’yabancı ekip’ bir süre sonra Ecevit’i Başbakan olarak görmek istiyor...

Bu teklif Ecevit’e çok stratejik bir biçimde sunuluyor... Ecevit kendisine yapılan teklifi kesin olarak geri çeviriyor...

Teklifi yapanlar alt üst oluyor...

Teklifin kabul edilmemesine inanamıyorlar.Toplantı dağılırken Ecevit kendilerine soruyor:

- Şimdi ne yapacaksınız?

- Bizde çare çoktur, göreceksiniz...

Bu olayı en ince ayrıntısına kadar Ecevit’ten dinleyelim:

İngiltere’ye davet

ECEVİT, o dönem bazı gelişmelere tanık olur. Bu arada pasaport alabileceği haberi de kendisine gelir...

’12 Eylül askeri müdahale döneminde yurt dışına çıkma yasağı kalktıktan kısa bir süre sonra, İngiliz televizyonundan ilginç bir televizyon programı için çağrı aldım. İngiliz televizyonu ve Amerikan televizyonunun ortaklaşa yayınladıkları bir programda, dünya gerçeklerini andıran fakat hayal ürünü ve varsayımsal durumlar önceden geniş uzman kadrosunun katılımıyla ayrıntılı bir senaryo olarak sunuluyordu.’

Bu program için Londra’nın ünlü Shakespeare Sahnesi seçilmiştir.

’Televizyon programına katılanlar da, arada sırada tartışa tartışa, senaryoları geliştirip bazı çözümler arıyorlardı. Benim katıldığım tartışma senaryolarında biri, hayali bir devletle ilgiliydi. Senaryoya göre bir ada devleti, zalim bir diktatörce yönetilmekteydi.’

Şaşırtan teklif

Dinledikçe, ’ilginçlik’ yerini şoklara bırakıyordu...

’Hele son önerilen çözüm, şaşkınlığımı son derece arttırmıştı. Tartışmayı yöneten Amerikalı profesör birdenbire bana döndü. Kameralar da bana döndü ve yönetici: Diyelim ki o sosyal demokrat lider sizsiniz...’

Bakla ağızdan çıkmış oldu böylece...

’Amerikalılar’ın önerdiği çözümü kabul eder misiniz?’ sorusu geldi.

Ecevit, ’Şu yanıtı verdim’ dedi...

’Dostumuz da olsalar, bazı yabancı devletlerin içişlerimize böyle karışmalarını ve içli dışlı olmalarını içime sindiremem. Onun için bu çözümü kabul edemem. Kendi gelişimimiz ve serbest seçimlere halkın desteğini alarak gelirim, başkasını düşünemem.’

’Biz yolunu buluruz’

BU cevaptan sonra şok sırası salondakilere geliyor...

’Benim o yanıtımdan sonra konuşmalar adeta ciddi bir çekişmeye dönüştü.

Beni İngilizler ikna etmek için uzun uzun dil döktüler. Eski dostum bir İngiliz muhafazakar milletvekili bana çıkıştı...’

İngiliz milletvekili şöyle demiş:

’Görüyor musunuz bize yaptığınızı, bize direnmeniz karşısında devlet bir çözüm bulamıyor.’

’Son olarak tartışma yöneticisi, ’Ecevit kabul etmemekte direniyor, bu durumda ne yapacaksınız?’ diye sordu... ’Bizim bu konularda deneyimimiz vardır. Ecevit kabul etmezse de, biz uygun gördüğümüz çözümü uygulamanın yolunu buluruz’ dedi.’

Sonra ne oldu derseniz ,Türkiye’de Özal döneminin başladığını hatırlayınız...

Ecevit, GATA’da yaşam mücadelesi veriyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious