Eczacıların sorunlarına yakın plan

Eczacıların sorunlarına yakın plan.16595
  • Giriş : 23.12.2008 / 19:00:00
  • Güncelleme : 23.12.2008 / 18:49:38

Herkes "Ne olacak bu ekonomik kriz?" diye birbirine sorup, umut ışığı ararken, bir "mini kriz" de eczacılardan çıktı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dün gazetelerde okudunuz, pazar günü 32 bin kişi "Artık yeter" yazılı dövizlerle yürüdüler. Bazı katılımcıların başlarına "deliliği" simgeleyen huniler taktığı mitingde "IMF sağlıktan elini çek", "Sermaye defol, eczaneler bizim", "Kömür bedava sağlık parayla" diye sloganlar atıldı.

Belli ki olay ciddi...

SORUN NE?

Türkiye Eczacılar Birliği Genel Başkanı Erdoğan Çolak'ı bulup "Bu eczacılar ne istiyorlar?" diye sordum. Aldığım yanıt ilginçti: "Bu berbat dönüşümü durdurana kadar durmayacağız."

Bunun üzerine "Peki ama sorun ne?" diye sorduğumda, "Hangi birini anlatayım Hocam o kadar çok ki" diyerek başladı anlatmaya.

MUAYENE ÜCRETİ

Vatandaş devlet hastanesine gittiğinde muayene ücreti olarak 3 YTL, araştırma hastanesi için 4, üniversite hastanesi için 6, özel hastane için de 10 YTL "muayene ücreti" isteniyor.

Bize de deniliyor ki; hasta eczaneye gelince, bu paraları tahsil edin ve Maliye'ye yatırın. Vatandaşın bundan haberi yok "Ben hastanede muayene oldum, eczaneye niye muayene parası ödeyeyim" diye tepki gösteriyor. İlaç satmanın hatırına, mecburen çoğunu cepten ödüyoruz.

Bu arada, bazıları "4 YTL ya da 10 YTL için fiş verin" diyorlar. Ardından KDV sorunu vs. Olay eczacılığa değil tahsildarlığa dönüştü.

(Eczacılar ve vatandaş vergi uzmanı olmadığı için bilemeyebilir. Muayene ücreti olan bu paralar için herhangi bir belge düzenlenmesi ve KDV gerekmiyor. Bkz. 19.11.2008 Tarih ve 229-1054 sayılı özelge, www.yaklasim.com).

HASTAYA HİZMET

Eczacılar, bir takım kırtasiyecilik ve bürokrasi işlemler nedeniyle, hastaya gerekli hizmeti veremediklerinden şikayetçi. Başbakan'ın "Hükümet olduk ama bürokrasiyi önleyemedik" sözü, eczanelerde de geçerli. Örneğin;

Hasta eczaneye ilaç almaya geldiğinde, ona ilaç hemen verilemiyor. Devletin bilgisayar sistemi onay vermediği için hasta bekletiliyor.

Reçeteler, eczanenin hiçbir şekilde müdahalede bulunamadığı, "reçete onay sistemi"ne tabi. Bu sistem 8-10 gün çalışmıyor. Hasta ile eczacı karşı karşıya geliyor.

Eczacılar; değişen prosedürler, çıkan fiyat farkları, sistem hataları, muayene ücretleri vs. için hastaya uzun uzun açıklamalarda bulunmak yerine, ilacıyla, hastalığıyla ilgili ayrıntılı bilgi vermek, kısaca mesleğin asıl fonksiyonunu yerine getirip, hastaya sağlık danışmanlığı yapmak istiyorlar.

Üretici firmaların yapmadığı iskontoyu eczacılar yapmak zorunda kalıyor. Brüt kárın neredeyse yarısı iskontoya gidiyor. Paranın tahsili ise aylar sürüyor.
Eczanelerin birleşmesine olanak sağlayan düzenleme, hizmeti olumsuz etkiler, sektörü büyük şirketlerin denetimi altına girmeye zorlar, hasta-eczacı diyaloğu kopar. Eczaneler, yine tek kişiye ait olmalı.

Eşdeğer ilaç uygulaması bilmece gibi. Hastanın da eczacının da aleyhine. Bu uygulama revize edilmeli...

Çürüyen, bozulan, miadı dolan ve kırılan ilaçların KDV'si indirilemiyor (KDV Kanunu Md. 30/c). İmha edilen ilaçların KDV'si indirilebiliyor (Bkz. www.yaklasim.com). Ancak bunun için de bir "komisyon nezdinde imha" istenildiği için, sistem yürümüyor.

KAPANANLAR ARTIYOR

Halk arasında kullanılan "Bir dokun, bin ah dinle" sözü, bugünlerde eczacılar için çok geçerli...

Eczacılık, yıllar öncesinin cazip mesleğiydi. Yılda olsa olsa 3-4 eczane ancak kapanırdı. Bakıyoruz; 2006'da 484, 2007'de 597, 2008'de de şu ana kadar 800'ün üzerinde eczane kapanmış. Açılanları soranlar için de yanıtlayalım, her yıl bir öncekinden daha az eczane açılıyor!..

Sağlık olayı çok önemli. En sevdiğimize bile "Seni canım kadar seviyorum" diyoruz. Aman dikkat, "filler tepişir, çimenler ezilir" sözünde olduğu gibi, canımız acımasın vatandaş da ezilmesin...

HÜRRİYET

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*