Eczaneler kapanma tehlikesi altında

Eczaneler kapanma tehlikesi altında.13325
  • Giriş : 07.12.2008 / 11:28:00

4 yıldır ayakta kalma mücadelesi veren eczanelerin üçte biri kapanma tehlikesiyle karşı karşıya...

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Çolak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile anlaşmalı eczanelerin, 1 Ekimde yürürlüğe giren Sağlık Uygulama Tebliği'ndeki (SUT) düzenlemelerin ardından sorunlarının arttığını ifade ederek, vatandaşla karşı karşıya geldiklerini ve maddi sıkıntıya girdiklerini öne sürdü.

2004 yılında Sağlıkta Dönüşüm Programı kapsamında yapılan değerlendirmede, sağlık harcamaları içinde ilaç harcamalarının payının fazla olduğunun tespit edildiğini belirten Çolak, ''Oysa Türkiye, benzerleri arasında kişi başına ilaç harcaması en düşük olan ülkelerden biridir. O günden beri, tedavi giderleri içinde ilaç giderlerinin payı düzenli olarak düşüyor. Bunun sonucunda da zarar gören ne kamu maliyesi, ne ilaç şirketleri oluyor. Sadece vatandaş ve eczacılar olumsuz etkileniyor'' diye konuştu.

Çolak, kamuya verilen ilaçlarda yapılan eczacı iskontalarına kamu kurum iskontasının eklenmesi, hasta muayene ücretlerinin eczanelerden tahsil edilmesi, her ilaç için SGK'nın sistemine bağlanılarak onay/provizyon alınması zorunluluğunun eczaneleri maddi anlamda da sıkıntıya soktuğunu öne sürdü. Çolak, ''Eczaneler, 4 yıldır ayakta kalma mücadelesi veriyor. Eczanelerin üçte biri kapanma tehlikesiyle karşı karşıyadır'' dedi.

''İlaç şirketlerinin kamuya yaptığı kamu kurum iskontalarının eczanelerde, parekende satış fiyatı üzerinden alınmasının yarattığı yüzde 3'lük kayıp, hastaların sıkıntıya girmemesi için Aralık 2008'e kadar uzatıldı'' diyen Çolak, 31 Aralıkta yeni bir sözleşme imzalanmaması halinde 2008 Yılı İlaç Alım Protokolü'nün 1 Ocak 2009'da sona ereceğini söyledi.

-MUAYENE ÜCRETLERİNİN ECZANELERDE TAHSİLİ-

SUT'la birlikte muayene katkı paylarında kademelendirme uygulamasına geçildiğini, hasta tarafından ödenecek muayene katılım paylarının gidilen kuruma göre 3-10 YTL arasında değiştiğini anımsatan Çolak, şunları kaydetti:
''Bu ücretler, eczaneler tarafından tahsil edilerek kuruma aktarılıyor. Aslında bu uygulama, SSK hastanelerinin devri ve SSK'lıların serbest eczanelerden ilaç temin etmesi uygulaması ile başlatılmıştır.

Amaçlanan, geçiş sürecinde ilaç temin hizmetinin aksamaması amacıyla, sınırlı bir sigortalı grubu için muayene katkı payının eczanelerden tahsil edilerek kuruma aktarılmasıydı. Ancak uygulamanın başladığı 2005'ten bu yana kapsamı genişletilmiş, muayene katkı payı tutarları da yükseltilmiştir. Gelinen noktada muayene katkı payları hastaların ödemekte zorlanacağı yüksek tutarlara çıkarılmıştır.

Kısacası başlangıçta geçici olarak tahsil ettiğimiz muayene ücretleri, bugün eczanelerin sorumluluk alanı içinde değerlendirilmektedir. Muayene ücretlerinin eczaneler üzerinden tahsiline son verilmeli.''

''Her muayene işlemi için ayrı tutar ödenmesi gerekliliği nedeniyle çok yüksek muayene katkı paylarının çıkmasının, eczacı ile hastaları karşı karşıya getirdiğini'' iddia eden Çolak, şunları söyledi:

''Katkı paylarının nakit veya kredi kartı ile ödenirken, eczacıdan fiş/fatura talep edilmektedir. Ne yazık ki eczacı vermediği bir hizmetin faturasını kesmek durumunda bırakılmakta, vergi ödemek durumunda kalmaktadır. TEB olarak, muayene katkı payının eczanelerce tahsil edilmesi uygulamasının sonlandırılarak bu işlemin sağlık kurum ve kuruluşlarınca yapılmasının daha doğru olacağını düşünüyoruz.''

-''SAĞLIK YARDIMLARININ KAPSAMI GENİŞLETİLDİ''-

Çolak, 2008 SUT ile sigortalı ve hak sahiplerinin kapsamının genişletilerek, 65 yaş üstü bakıma muhtaç kişilerin, 18 yaş altındakilerin, Yeşil Kart sahiplerinin sağlık yardımlarının, SGK tarafından karşılanacak şekilde kapsama alındığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

''Bu kişilerin sağlık yardımları ile ilgili olarak, SGK tarafından yürütülecek uygulama, reçete girişinin ne şekilde yapılacağı, bu kişilere ait fatura bedellerinin nereden tahsil edileceği kurum tarafından resmi olarak duyurulmamıştır.

Ortaya çıkan bu durum, gerek hastaları gerek eczacıları zor durumda bırakmıştır. Altyapısı olmadan uygulamaya geçilen yeni sistem, bu gruptaki kişilere sağlık hizmeti vermemizi engellemektedir.

Birliğe çeşitli illerden yapılan başvurularda, yeşil kartlı kişilerin reçete bedellerinin ilgili kurum tarafından yapılan geri ödemelerinde ciddi gecikmeler yaşandığı, geri ödeme sürelerinin, Birliğimiz ile Maliye Bakanlığı arasında imzalanan sözleşmeyle belirlenen sürelerin çok üzerinde gerçekleştirildiği bildirilmektedir. Ayrıca, ülke genelinde tüm illerde hala çeşitli tutarlarda, 2008 yılına devreden 2007 alacakları bulunmaktadır. Aylık fatura tutarının tamamının ödemesinin yapılmayıp, yüzde 70-75 oranında ödenek çıkarılması, üyelerimizin kurumdan alacakları ödemede açık yaratmaktadır.''

-PROVİZYON-

Hastaya verilen her ilaç için SGK'nın sistemine bağlanarak onay-provizyon alınmasının zorunlu olduğunu anlatan Çolak, şunları söyledi:

''Provizyon, 'önceden görmek' anlamındadır, provizyonu alınmış bir işlem sonradan iptal edilemez. Ancak provizyon sisteminde ödemesi yapılan ve provizyon verilen reçetenin bedelinin ödenmesi garanti değildir. SUT ve protokol hükümlerine uygun olmayan raporların verilmesi ve ilaçların reçete edilmesi sonucu oluşacak kesintilerin sorumluluğu reçeteyi düzenleyeninin değil, eczacının üzerindedir.

Provizyon sistemlerindeki aksaklıklar, yoğun kuyruklara neden olabilmekte, hasta ile eczacı arasında gerilim yaratmakta, kimi zaman da hastaların ilacı alamadan gitmek zorunda kalmasına yol açmaktadır.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*