Eğitim Raporu Açıklandı

  • Giriş : 03.07.2006 / 00:00:00

Türkiye'nin Yükseköğretim Stratejisi Taslak Raporu açıklandı

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Raporda, üniversiteye girişte yeni bir sınav modeli üzerinde duruldu. Modelde, özel yetenek sınavı dışında Temel Düzey Seçme Sınavı (TDSS) ve Ders Düzeyi Seçme Sınavı (DDSS) olmak üzere iki ayrı sınav türü önerildi.
Türkiye'nin Yükseköğretim Stratejisi Taslak Raporu'nda, yükseköğretime geçişte uygulanan seçme ve yerleştirme sınavında iyileştirmeler yapılması, öğrencilerin taşıdığı gerilimin azaltılmasına çalışılması gerektiği vurgulandı. Raporda, "Yapılacak düzenlemeler sınavın teknik yönden değiştirilmesinin ötesindedir. Dolayısı ile bu değişikliğin, ortaöğretim ve yükseköğretimin yeniden yapılandırılması kapsamında bir bütünlük içinde ele alınması daha akılcı bir yol olarak görülmektedir" denildi.

Öğrencilerin hangi alanda başarılı olduğunu belirlemede en somut yöntemlerden birinin bu amaca uygun alan belirleme ve yönlendirme sınavı olduğu kaydedilen raporda, "Çocukların kendi iradeleriyle karar vermelerinin önemi nedeniyle sınavın 10. sınıfta yapılması daha uygun görülmektedir" denildi. Raporda, sınav sıklığının eğitime olumsuz etki yapacağı kaygısının baskın olması durumunda bu sınavın 8. sınıfın sonunda uygulanan OKS ile birleştirilebileceği önerisinde de bulunuldu.

Türkiye'de 1970'li yıllarda uygulanan lise bitirme sınavının son 35 yıldır uygulanmadığına dikkat çekilen raporda, ortaöğretim sisteminin bugünkü duruma gelmesini bu uygulamanın kaldırılması ile ilişkilendiren görüşlerin bulunduğuna değinildi.

Afla sınıf geçme, devamsızlıkta gösterilen hoşgörü gibi uygulamaların popülist hesaplara dayandığı ve bu uygulamalar nedeniyle eğitimde niteliğin düştüğü, sınıfta kalmanın neredeyse sınıf geçmekten daha kolay hale getirildiği savunulan raporda, "Bu durum öğrencileri lise eğitimi yerine, onları üniversite sınavlarına hazırlamada daha etkili öğretim veren dershanelere yönlendirmiştir" denildi.

2005 ÖSS'de sınava girenlerin yüzde 72'sinin Fen'den, yüzde 31,4'ünün Matematik'ten sıfır ve altı puan aldığına dikkat çekilen raporda şunlar dile getirildi; "Bu öğrencilerin temel fen bilgilerini ve matematiksel temel işlemleri bilmediğini, dolayısı ile lise diplomalarını taşıdıkları halde lise mezunu olmadıklarını göstermektedir. Meslek liselerine getirilen sınavsız geçiş uygulaması mesleki eğitimi özendirmek amacıyla getirilmişse de yol açtığı sonuç itibariyle meslek liselerindeki eğitimin, genel liselerin de altına düşmesine zemin hazırlamıştır. Ortaöğretimdeki olumsuz eğitim koşulları ile ilgili yukarıda sıralanan sorunların giderilmesinde en etkili yol, geçmişte Türkiye'nin de uyguladığı, Fransa gibi, bazı ülkelerin halen de uygulamakta olduğu ortaöğretimi bitirme sınavlarının yeniden konulmasıdır. Sınav, genel liseler ve meslek liseleri için, kendi müfredatları doğrultusunda farklı içerikte yapılmalıdır. Ortaöğretimi bitirme sınavı, ortaöğretimi bitirenlerin üniversiteye başvurması için ön koşul olarak değerlendirilebilir. Sınav, seviye tespit ve seçme amaçlarından yalnız ilkini amaçlamalıdır"

Sınavın her türlü sübjektif etkiden uzak tutulabilmesi için merkezi olarak yapılması gerektiği kaydedilen raporda, "Sınavı başaran adayların başarı notları, üniversiteye giriş puanlarının hesabında, ortaöğretim başarı puanının hesaplanmasında diploma notu ile birlikte değerlendirilebilir" denildi.

Raporda, günümüzde örgün eğitimde tüm derslerin yüz yüze yapıldığı, uzaktan eğitime hiç yer verilmediği kaydedildi. Yüz yüze öğrenmenin kapasitenin sınırlı kalmasının başlıca nedenleri arasında yer aldığı kaydedilen raporda, "Bu durum, örgün eğitimde bazı derslerin e-öğrenme ile yapılması ile aşılabilir. Programların niteliğine ve derslerin özelliklerine göre programların yüzde 10 ila yüzde 30'u e-öğrenme ile yapıldığında üniversitelerde dikkate değer bir kapasite artışı sağlanabilir" denildi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious