Eğlence sektörü AKP dönemini değerlendirdi

Eğlence sektörü AKP dönemini değerlendirdi.8098
  • Giriş : 15.12.2007 / 11:14:00

Eğlence dünyasının patronları, AK Parti döneminde eğlence dünyasında yaşanan değişimi değerlendirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Eğlence dünyasının patronları Cahide’nin sahibi İzzet Çapa, Sortie’nin sahibi Erol Kaynar ve Hayal Kahvesi’nin ortağı Ebru Köktürk, AK Parti döneminde eğlence dünyasında yaşanan değişimi değerlendirdi. Ortaya çıkan manzara sanılanın aksine korkunç değil. AK Parti’li yıllarda toplum eğlencenin dozunu artırmış, yurtdışında marka olan kafe, restoran, bar zincirleri ise İstanbul’daki yatırımlarını hızlandırmış.

“AK Parti Genel Merkezi’ne komşu Ankara Laila’nın lüks bir lokantaya dönüşü bir istisna değildi. İstanbul’un gözde eğlence mekanları da toplumdaki muhafazakarlaşmaya paralel kapanmayla yüz yüze. Eğlence dünyasının duayenleri bu gidişten endişeli; İstanbul’un yüz yıllık gece hayatı geleneği bitiyor mu? Araştırma raporlarının işaret ettiğine göre gece hayatı popülasyonu 4 kat küçüldü, içki tüketimi Sudan’ın altına düştü…” Böylesine akıp giden, “Işıltılı İstanbul geceleri kararıyor” haberi, felaket senaryolarının çokça yazılıp çizildiği şu günlerde ne iyi giderdi değil mi? AK Parti’li yıllarda İstanbul gece hayatının gelişip serpildiğini duymayı kim ister ki? Ne AK Parti ne de herhangi bir kurum kimsenin eğlencesine iktidara geldiği günden bu yana karışmadı. Hatta, 15 yıldan bu yana eğlence dünyasının içinde yer alan Hayal Kahvesi’nin ortağı Ebru Köktürk, “Müşteri sayımız giderek artış gösteriyor.” diyor.

Cahide’nin patronu İzzet Çapa, ‘AK Parti iktidarında özellikle mafyanın belinin kırılması ile çok daha güvenli zamanlar geçirmeye başladıklarını’ ifade ediyor. Sortie’nin sahibi Erol Kaynar ise, “Suni gündemler oluşturularak eğlence sektörü ile AK Parti’yi temsil eden kurumlar karşı karşıya getirilmeye çalışıldı. İki kesim karşı karşıyaymış izlenimi oluşturuldu. Bugüne kadar aşırı bir baskıyla karşılaşmadık. Diyalogla bütün sorunları çözdük.” diyor. Herkes son 6-7 senedir toplumda bir değişimden bahsediyor. AK Parti iktidarıyla gelen bir değişim söz konusu ediliyor ve özellikle 22 Temmuz seçimlerinden sonra bu değişimin daha görünür olduğu, yapılan anketlerle okunuyor. Gerçekten eğlence dünyasında böyle bir değişimin olup olmadığını, varsa bu farklılaşmanın nasıl algılandığını araştırdık. Eğlence dünyasının patronlarına söz konusu değişimden etkilenip etkilenmediklerini, bugüne kadar herhangi bir baskıyla karşılaşıp karşılaşmadıklarını, müşteri portföylerinin dünü ve bugününü sorduk. Ortaya çıkan manzara gösteriyor ki, AK Parti’li yıllarda toplum eğlencenin dozunu artırmış. Yurtdışında marka olan kafe, restoran ve bar zincirleri ise İstanbul’daki yatırımlarını hızlandırmış.


CAHİDE’NİN SAHİBİ İZZET ÇAPA:

AK Parti mafyanın belini kırdı

Açtığı mekanlarla eğlence dünyasında hatırı sayılır bir yer edinen Cahide’nin patronu İzzet Çapa, 10 yıldan beri bu işin içinde. Birkaç hafta önce bir televizyon programında, “Başörtülü müşteri benim için bir şıklıktır.” diyerek dikkatleri üzerine çeken İzzet Çapa’ya bahsedilen değişimin eğlence dünyasına nasıl yansıdığını sorduk. Çapa, öncelikle yaptığı bu açıklamadan sonra radikal laiklerden büyük bir tepki aldığını belirtiyor ve “Bir gün bunun sıkıntısını çekersen kendini yalnız bulursun, diyenler oldu. Sürü psikolojisinden hoşlanmıyorum. Nereden gelirse gelsin radikal söylemleri sevmiyorum.” diyerek bu tepkiyle ilgili düşüncelerini dile getiriyor. Söz konusu değişimle ilgili olarak sihirli bir değnek değmiş gibi bir anda değişim yaşamadıklarını söylüyor. Cahide’nin gerek müşteri profilinde gerekse mekanlarının işleyiş tarzında şimdilik herhangi bir değişiklik yok. Bugüne kadar muhafazakar çevrelerden negatif bir baskı görmediklerini söyleyen Çapa, “Evet, her şeyin değişeceğini, hayatımızda köklü değişiklikler olacağını bekleyen bir kesim vardı. Ama henüz bize yansıyan bir şey olmadı. Eğlence dünyası için ekonomik krizler, sınır ötesi operasyon gibi konular daha önemli. Bu iktidarda özellikle mafyanın belinin kırılması ile çok daha güvenli zamanlar geçirmeye başladık.” diyor. Kafe, restoran, bar konseptindeki bazı mekanların başörtülüleri, diğer müşterileri rahatsız olduğu için içeri almak istemediği bilinen bir gerçek. Bunun örneklerini yakın tarihe bakan herkesin görmesi mümkün. Çapa’nın bu konudaki tavrı ve düşüncesi çok açık. Çok istemesine rağmen başörtülü müdavimlerinin olmadığını söyleyen Çapa, Cahide’de kapıya gelen müşteriyi içeriye almanın tek bir kriteri olduğunu belirtiyor: Müşteriyi gözlerine bakarak seçmek. İzzet Çapa, “Bugüne kadar Cahide’ye birçok türbanlı girmiş ve çok da eğlenmiştir. Bu tür müşteri, ağırlıklı olarak doğum günü ve kına geceleri için geliyor. Onlardan ve diğer müşterilerimizden de “türban” merkezli bir sıkıntı veya problem yaşamadık. Biz kapıda insanları üzerlerindeki kıyafetlerin markası, taşıdıkları dini semboller veya maddi durumlarını ele verecek kriterlere göre seçmiyoruz. Ama pek çok insanın gözünden kaçan bir şeye dikkat çekmek istiyorum. Kocası takım elbisesini giyip içeri girerken, türbanlı kadın niye kapıya takılsın ki? Bırakın herkes hayatını yaşasın. Türbanı da rahat bırakın, içki içeni de.” diyor.

HAYAL KAHVESİ’NİN ORTAĞI EBRU KÖKTÜRK:

Müşterimiz her yıl artıyor

Ebru Köktürk, 15 yıl önce eğlence dünyasına adım atan Hayal Kahvesi’nin üç ortağından biri. Yazlık mekan Çubuklu Hayal Kahvesi’nin işletmesini yürüten Köktürk, Türk toplumunun alışkanlıklarının her iktidarla değiştiğini düşünmüyor. Köktürk, “İnsanlar daha samimi ve çalışkan buldukları için AK Parti’ye oy verdiler, daha dindar olmak istedikleri için olduğunu sanmıyorum.” diyor. Köktürk de aynen İzzet Çapa gibi bu dönemde baskı yaşamadıklarını, hatta sektörel sorunlarının birçoğunu daha kolay ve hızlı bir şekilde çözüme kavuşturduklarını söylüyor. Köktürk, toplumda yaşanan ve söz konusu değişimin kendilerini etkilemediğini, tam tersine müşteri sayılarının her yıl artış gösterdiğini ifade ediyor: “Bizim müşterimizin de memleketimizdeki diğer insanlar gibi yarısının AK Parti’ye oy verdiği bir gerçek. Ancak müşteri sayımızda geçmiş yıllara oranla bir azalma söz konusu değil. Bilakis her yıl artarak gelen bir gençlik var, müzikten, danstan keyif alan, genç yaşayan, genç düşünen insanlar var.”

Köktürk, Hayal Kahvesi’nin bir statü sembolü olarak algılanmasını istemiyor ve bu nedenle kapılarına kim gelirse gelsin, kimseyi rahatsız etmemek kaydıyla geri çevirmiyor. Bu yaz Hayal Kahvesi’nin kapısına bir grup başörtülü genç kız gelir. Ebru Köktürk önce şaşırır, ‘acaba basın bize bir oyun mu yapıyor, bizi deniyorlar mı’ diye düşünür. Çünkü iki yıl önce Tempo’nun yazarı Elif Çakır’ın başörtülü olduğu için Bebek’teki Lucca’ya alınmamasıyla patlayan gürültüyü hatırlar. Aynı durumla karşılaşmak istemez. Biletler Biletix’ten satıldığı için gençler içeri alınır. Ancak Ebru Köktürk, bir köşede durup sürekli onları takip eder, acaba ne yapacaklar diye düşünür. Gerisini kendisi anlatıyor: “Emre Aydın ve Teoman konserini izlemeye gelen başörtülü gençler en ön saflara geçtiler, resim çektiler, alkışladılar, birlikte söylediler, sahneye uzandılar... Pek alışık olmadığımız bir resimdi; ama gördük. Çoğunlukta olmanın özgüveni diye düşünüyorum.”

SORTİE’NİN SAHİBİ EROL KAYNAR:

Laikler de, muhafazakârlar da bizi yanlış anlıyor

Erol Kaynar, 25 yıldır eğlence dünyasının içinde. Sporcu kimliğine sahip bir isim; dalış yapıyor, sualtında film çekiyor, Çekül Vakfı’nda danışmanlık yapıyor. Bir dönem Beşiktaş başkanlığına adaylığını koymuştu. Ancak kendisi, daha çok magazin programlarından hiç eksik olmayan yazlık mekan Sortie’nin sahibi olarak tanınıyor. Kaynar, iki yıl önce açılan Sortie’de bu yıl Ramazan ayında iftar yemeği vererek dikkatleri üzerine çekmişti. Muhafazakar olmayan kesim bu iftarları, ‘iktidara sempatik görünme’ tavrı ve toplumdaki değişimin bir uzantısı olarak algıladı. Muhafazakar kesim ise “İçki içilen yerde iftara kim gelir?” diye sordu. Ancak Kaynar, ilk defa iftar vermediğini, işlettiği tüm mekanlarda geleneksel iftar yemekleri organize ettiğini söylüyor.

Ramazan başladıktan bir hafta sonra sezonu kapatan Sortie’de bu iftarların çok yoğun geçmediğini belirten Kaynar, “Seneye belki de Ramazan ayıyla birlikte kapatacağız Sortie’yi. Bunu söylediğiniz zaman bir kesim AK Parti’ye yağ çekiliyor diye düşünüyor. Neden yağ çekelim? Muhafazakar dediğimiz bir kesim var, bir de daha ılımlı bir kesim var. Muhafazakar kesimin dışında kalan insanların iftar vermesi, oruç tutması bugün gündeme geliyor. Halbuki normal bir şey bu. Hepimiz çok şükür Müslüman’ız. İftar yapan iftar yapıyor. İçki içmek isteyen içkisini içiyor. Her iki kesimden de yanlış algılanıyoruz. 25 senedir ne yapıyorsam bugün de onları yapıyorum. Biz her iki tarafın ortasında kaldık.” diyor. Hiç kuşkusuz ki, eğlence sektörü turizmin olmazsa olmaz ayaklarından... Çünkü bir turistin, gittiği ülkeden birkaç beklentisi var. Kalacak iyi bir otel, gezilecek yerler ve deniz, akşam olduğunda ise arkadaşlarıyla yemek yiyip eğleneceği bir mekan. İstanbul, Türkiye genelinde eğlence sektörünün lokomotifliğini yürütüyor. Eğlence dünyasının turizme çok ciddi hizmette bulunduğunu anlatan Kaynar, dünyaya açılan bir kentte bu sektörün olmamasının düşünülemeyeceğini anlatıyor. Kaynar, “Sektörde son beş senedir müthiş bir gelişim var. Kafe, restoran ve bar anlamında yabancı firmalar İstanbul’a yatırım yapmaya başladı. Çünkü Türkiye, istikbali iyi olan bir ülke. Yabancı bizden daha iyi gözlemleyebiliyor durumu. Bu da demektir ki, Türkiye kendini artık pazarlamaya başladı.” diyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious