Eğlenceyi de korsanlaştırdık!

Eğlenceyi de korsanlaştırdık!.10297
  • Giriş : 06.08.2006 / 00:00:00

Turizm, Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden biri. Doğal güzellikler ve tarihi zenginlik, her yıl milyonlarca turisti Türkiye’ye çekiyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bu sektörden elde edilen gelir geçtiğimiz yıl 17 milyar dolara ulaştı. Ancak ‘bacasız sanayi’ olarak adlandırılan sektörün, ‘korsan animasyon’la başı dertte. Günün yorgunluğunu atmak isteyen turistlere yönelik eğlenceler denetimsizlik sebebiyle istismar ediliyor. Animasyon işiyle uğraşan 4 bin firma var. Vasıfsız kişilere ucuz kostüm ve dekorlarla gösteri yaptıran bazı organizasyon şirketleri, Türkiye’nin imajını zedeliyor. Turizmciler, olayın vahametini şu sözlerle özetliyor: “Padişahlar cariye düşkünüymüş gibi lanse ediliyor, dansöz gibi oynatılıyor. Bıçaklı oyunlar turistleri korkutuyor. Ateş kullanılarak gerçekleştirilen gösteriler zaman zaman faciaya dönüşüyor. Yaralanan bir turist yüzlerce kişiyi olumsuz etkiliyor.”

Otellerdeki eğlence programlarından birine katılan İstanbul Vali Yardımcısı Cumhur Güven Taşbaşı, gördüklerine inanamadığı belirtiyor. Şovmen, çenesine yerleştirdiği hançerleri turistin üzerindeki tahtaya saplamaya çalışınca olaya müdahale ettiğini kaydeden Taşbaşı, bıçakların turiste isabet etmemesi için gösteriye son verdiğini kaydediyor. Turistlerin Türk kültürünü görmek istediklerini anlatan Taşbaşı, “Ancak onlara suni, yapmacık ve bizim insanımızın hayatında kullanmadığı bir eğlence tipini ‘Türk gecesi’ olarak sunuyoruz.” diyor. Bu gecelerin Türkiye’nin imajını olumsuz etkilediğini vurguluyor. Denetimsizlikten şikayet eden sektör temsilcileri ise organizasyon şirketlerine standart getirilmesini istiyor.

Türk kültürünü turistlere tanıtmayı amaçlayan tanıtım geceleri, 1980’li yıllarda yaygınlaşmaya başladı. Zamanla tamamen para kazanma aracına dönüşen geceleri düzenleyen organizatör şirketlerinin sayısı 4 bine ulaştı. Türkiye turizmde bu yıl 20 milyar dolarlık geliri hedeflerken rant amaçlı bazı şirketler taksiciler ve otellerdeki resepsiyon görevlileriyle anlaşarak turistleri 10 dolarlık kalitesiz organizasyonlara götürmeye çalışıyor. Derici ya da kuyumcularla anlaşarak düzenlenen gecelerde dansöz eşliğinde çekilişler yapılarak turistlere “Size deri, altın çıktı. Gelin işyerimizden hediyelerinizi alın.” deniyor. Ertesi gün acente turistleri deri ve kuyumculara götürerek alışveriş yaptırıyor. 1980 ihtilalinde askerlerin ‘padişahlarla alay ediliyor’ gerekçesiyle yasakladığı organizasyonlara yönelik en büyük sıkıntı hiç denetim olmaması. Sektör temsilcileri, organizatör şirketlerin mutlaka belgelendirilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Türkiye’de her önüne gelen kültürel faaliyet düzenlerken ABD’nin finans kenti New York’ta metroda müzik çalan müzisyen özel izin ve ruhsat almak zorunda. Diğer ülkelerde bu tür etkinlikler aslına uygun olarak gerçekleştiriliyor. Berlin’de tarihçiler Almanya’nın kurtuluşu ve 2. Dünya Savaşı’yla ilgili gerçekleri üç boyutlu efektlerin kullanıldığı organizasyonlarda anlatıyor.

1984’ten itibaren bu tür organizasyonlar yapan Toys Evens’ın sahibi Taner Seçkin, önüne gelenin hiç yatırım yapmadan bu işi yaptığını belirtiyor. Seçkin’e göre, 4 bin organizatörün neredeyse tamamı hiçbir malzeme, ekipman ve insan gücü yatırımı olmadan sadece para kazanmak hırsıyla kurulan şirketler. Padişah otağı gibi dekorların gelişigüzel hazırlandığını anlatan Seçkin, bu işi yapan şirketlerin mutlaka belgelendirilmesi gerektiğini dile getiriyor. Commodore Tur Genel Müdürü Tugay Toydemir gittiği Türk gecelerinden şu gözlemleri aktarıyor: “Halkoyunu ekiplerinin bu işten anlamadıkları hemen belli oluyor. 4 kişiyle halay mı çekilir? Sivas yöresinden halkoyunu sergileyen çocuklar üstünü değiştirip Kafkas yöresi oyunu, ardından Azeri yöresi oyunu, daha sonra da Ege oyunları oynuyor. Sanki bir top yuvarlanıyormuş gibi ses çıkan bu şovlarda turistler gelişigüzel oynayan çocukların şaklabanlığına gülüyor.” Sahnelerin ise evlere şenlik olduğunu vurgulayan Toydemir, bu işin yapılması için geniş bir sahnenin şart olduğunu; ancak restoranların içinde 4-5 metrelik alanın kullanıldığını dile getiriyor. Padişahlar ile cariyelerin sürekli yan yana olduklarını anlatan Toydemir, “Turistler ‘Padişahların işleri güçleri cariyelerdi’ düşüncesine kapılıyor. Bu tür organizasyonlara bir an önce çekidüzen verilmesi lazım.” değerlendirmesini yapıyor.

46 yıldır tanıtım gecesi düzenleyen Kervansaray Otel ve Restaurant’ın Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Babila ise bu işin rant amaçlı kullanıldığını belirtiyor. “10 dolara yemek veren, şov satan yerler var.” diyen Babila’nın verdiği bilgiye göre, müşterinin söylediği otele değil de kendi komisyon almak için anlaştığı yere götürmek için uğraşan taksiciler var. Bazı otellerdeki resepsiyon görevlileri ise turisti ‘hangi halıcıya, nereye göndereyim’ telaşında. Babila’nın verdiği bilgiye göre 1980 ihtilalinde askerler padişahların konu edildiği Türk gecelerinin düzenlenmesini yasaklamış. Babila, “1980 ihtilalinde askerlerden talimat geldi. Padişah çıkarıyorduk eğlencelerde. ‘Osmanlı kültürünü gösteriyorsunuz ve alay ediyorsunuz’ dediler ve yasakladılar. Biz ondan sonra asla bu animasyonu kullanmadık.” diyor. Babila da denetimin şart olduğuna vurgu yapıyor. Adının açıklanmasını istemeyen bir turizmci de “Eğlencelerin denetlenmesiyle ilgili yetki kargaşası var. Denetim yetkisi bakanlıkta. Bakanlık görevlilerinin illerde denetim yapması zor. Halbuki illerin turizmle ilgili birimleri bu görevi yerine getirebilir. Şirketler tek tek belgelendirilip kimin nerede eğlence düzenlediği, nasıl düzenlediği ortaya konulabilir.” diyor.

Turizmden sorumlu İstanbul Vali Yardımcısı Cumhur Güven Taşbaşı’nın gördükleri de Türk gecelerinin aslından koptuğunu gösteriyor. İstanbul’da gittiği bir gecede Kafkas yöresine ait bir oyunu sergileyen folklor ekibi içinde tombul bir adamın dikkatini çektiğini ve her yerde o kişiyi gördüğünü belirten Taşbaşı, “Kafkas oyununda tombul adamın ne işi var?” diye konuşuyor. Organizasyonların hepsinin birbirine çok benzediği ve kalitesinin çok düşük olduğuna dikkat çeken vali yardımcısı, “Gelen insanlar Türk kültürünü görmek istiyorlar. Biz de onlara suni, yapmacık ve hayatımızda gitmediğimiz, bizim insanımızın hayatta uğramadığı bir eğlence tipini Türk gecesi diye veriyoruz.” eleştirisini yapıyor. Taşbaşı, turistlerin çoğunun bu gecelere iştirak etmek istemediğini de sözlerine ekliyor.

New York metrosunda müzik çalanlar bile özel izin alıyor
Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Harun Duman her önüne gelenin Türk gecesi düzenlemesinden yakınıyor. New York'ta metroda müzik çalan müzisyenin bile özel izin ve ruhsat almak zorunda olduğunu bildiren Duman, Türk gecesi yapılan restoran ve işletmelerde çalışacak insanlarda mutlaka belli bir altyapı ya da sertifika aranması gerektiğine işaret ediyor. Duman'a göre, bunun için Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın özel belgelendirme ile bu tip işleri yapan insanlara bir altyapı hazırlaması gerekiyor.

Turiste promosyonlu alışveriş tuzağı
Turistler, ateş gösterisi gibi oyunların yanı sıra dolandırılmaktan da şikayetçi. Kolay para kazanma peşinde koşan bazı şirketler, akıl almaz yöntemlere başvuruyor. Taksici ve resepsiyon görevlileriyle anlaşan 'organizatörler', turistleri tuzak amacıyla hazırlanmış programlara götürüyor. Eğlence sırasında dansöz eşliğinde çekilişler yapan bu kişiler, "Size deri çıktı, altın çıktı.” diyerek turistlerin iştahını kabartıyor. Ertesi gün de anlaşmalı oldukları mağazalara götürüp alışveriş yaptırıyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious