Egzersiz kalpten ölümleri azaltıyor

  • Giriş : 03.02.2007 / 00:00:00

Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fisun Şenuzun, bilinçli ve düzenli egzersizlerin kalp hastalıklarından ölüm oranını yüzde 20 azalttığını belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Koroner arter hastalıklarının günümüzde en önemli sağlık problemlerinin başında geldiğini ve dünyada ölüm sebepleri içinde ilk sırada yer aldığını belirten Doç. Dr. Şenuzun, "Teknolojinin ilerlemesi birçok fayda sağlarken beraberinde hareket kısıtlılığını da getirmiştir. Büyük şehirlerde beden hareketi imkanı gittikçe azalırken beslenme tarzı da değişmiş, doğal besinlerden uzaklaşarak daha çok karbohhidrat ve yağ içeren, vücutta kolesterol ve yağ asitleri gibi lipid faktörlerinin artmasına yol açan yemek tarzı tercih edilmeye başlamıştır. Ayrıca stres, kirli hava, sigara, şişmanlık gibi faktörler de koroner arter hastalıklarının artmasına sebep olmaktadır." diye konuştu.

Son yıllarda koroner arter hastalığıyla yaşamını sürdürmek zorunda kalan nüfusta artış olduğunu belirten Şenuzun, "Bu gerçeklere paralel olarak kardiyak rehabilitasyon kavramı giderek gelişmeye başlamıştır. Kardiyak rehabilitasyon, kardiyovasküler hastalıklarda bir tedavi yöntemidir ve hastaların toplumda tek başına ayakta durabilmesi için en iyi mental, fiziki ve sosyal şartları sağlayan rehabilite edici aktivitelerin toplamı olarak tanımlanmaktadır. Kardiyak rehabilitasyonun temel faydası fonksiyonel kapasitenin gelişmesi, fizyolojik uyumun istenen şekilde düzenlenmesi, anksiyete ve depresyonun azalması, hastanın sosyal çevreye uyumunun sağlanmasıdır." şeklinde konuştu.

Kardiyak rehabilitasyon programlarının iki bölümden oluştuğunu kaydeden Fisun Şenuzun, şöyle devam etti: "İlki hastanın fiziki aktivite toleransı ve günlük yaşam aktivitelerini uygulama yeteneğini arttırmak üzere tasarlanmış egzersiz programıdır. İkinci kısımsa hastanın sigarayı bırakması, kan basıncını düşürmesi, yeme alışkanlıklarını değiştirmesi, kilo vermesi, psikososyal iyilik halini düzeltmesine yardımcı olacak eğitim, rehberlik ve davranış değiştirme girişimleridir. Düzenli egzersiz programları, lipid ve karbonhidrat metabolizmasını olumlu etkileyerek kan basıncını azaltmakta, kardiyovasküler fonksiyonları da olumlu etkilemektedir."

Türkiye'de düzenli hareket alışkanlığı olmamasının ötesinde özellikle kadınlarda bunun giderek düştüğünü vurgulayan Doç. Dr. Şenuzun, "Günümüzde koroner arter hastalıkları, kardiyak rehabilitasyonun odak noktasını oluşturmaktadır." dedi.

Kardiyak rehabilitasyonun uygulanmasına ekip olarak karar verileceğinin altını çizen Şenuzun, "En sık kardiyak rehabilitasyon uygulanan durumlar miyokard enfarktüsü sonrası, kardiyak cerrahi öncesi ve sonrasıdır. Bunun dışında koroner kalp hastalığına eğilimli olan, enfarktüs geçirmemiş kişiler ve kalp yetersizliği olanlar da bu programda yerini almalıdır." diye konuştu.

Bütün rehabilitasyon çalışmaları gibi kardiyak rehabilitasyonun da ekip işi olduğunu hatırlatan Şenuzun, şunları kaydetti: "Ekipte uzman hekim, uzman hemşire, fizyoterapist, psikolog ya da psikiyatrist, sosyal hizmet uzmanı, iş uğraş terapisti ve diyetisyen yer almalıdır. Kardiyak rehabilitasyon programları hastaneye tekrarlayan yatışları, kardiyak ilaç gereksinimini ve kardiyak semptomları azaltmada, günlük yaşamın normal aktivitelerini yerine getirebilmede, yaşam kalitesini arttırmada ve işe dönüş oranlarını arttırmada etkilidir."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious