Ekonomi gazetecilerinin bilinmeyen dünyası

Ekonomi gazetecilerinin bilinmeyen dünyası.12252
  • Giriş : 09.01.2009 / 16:28:00

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) tarafından Ekonomi Basın Tarihi kitabı hazırlandı. Ekonomi gazetecilerinin hayatları, arşivleri, sorunları, özlemleri bu kitapta gözler önüne serildi…

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türk Basını'nın kısa sürede en hızlı gelişen bölümü olarak kabul edilen ekonomi gazetecilerinin hayatları, arşivleri, sorunları, özlemleri bu kitapta gözler önüne serildi…

Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Ekonomi Basın Tarihi bir kitapta toplandı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) tarafından yayınlanan prestij kitabın sponsoru İstanbul Ticaret Odası (İTO).
Ekonomi basınıyla ilgili hazırlanan ilk prestij kitabın, yayın danışma kurulu Orhan Erinç, Vahap Munyar, Turgay Olcayto ve Doğan Satmış'tan oluştu. Genel yayın yönetmenliğini Celal Toprak yaptı. Editör-yazarlığını Nurten Ertul gerçekleştirdi.

Türk Basını'nın alanında usta kabul edilen isimlerinin yönetiminde hazırlanan kitapta, yakın tarihe yönelik pek çok bilinmeyen konuya açıklık getiriliyor. Kitap, gazete, dergi, haber ajansı, televizyon ve internet medyası ile halkla ilişkiler firmalarında görev yapan ekonomi gazetecilerinin arşivleri ile tanıklıklarından faydalanılarak oluşturuldu. Ayrıca Türkiye'nin en büyük sivil meslek örgütü Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi Kütüphanesi ile arşivinden yararlanıldı.

KİTAPTA NELER VAR?

Kitap, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e (1860-1923), Türkiye Cumhuriyeti'nde Ekonomi Basını (1923-1960), Türkiye'de Yeni Bir Ekonomi Dönemi (1960-1980), Ekonomi Basını'nda Yeni Dönem (1980-2008) şeklinde dört ana bölümden oluşuyor.

Kitabın birinci bölümünde Osmanlı yöneticilerinin batıda olduğu gibi ekonomi gazeteciliğinin gelişebilmesi için yaptıkları katkılar, dönemin gazete haberleri ile anlatılırken, ikinci bölümde Cumhuriyet Dönemi'nin ekonomik panoraması gözler önüne seriliyor. Üçüncü bölümde ise Cumhuriyet'in ilk ekonomi muhabirlerinden Mazhar Kunt, Niyazi Sel, Orhan Erinç, Abdi İpekçi, Ali Gevgilili, Süha Sükuti Tükel, Bedii Faik, Şemsi Sılkım, Turgut Fethi Erden, Sedat ve Haldun Simavi, Ercüment Karacan, Kemal Ilıcak, Aydın Doğan, Asil Nadir, Dinç Bilgin gibi çok sayıda önemli ismin anıları karşımıza çıkıyor.

Kitabın dördüncü bölümünde ise 1980 ihtilali ile birlikte Türk Basını'nda ekonomi gazeteciliğinin yükseliş süreci anlatılıyor.

Bu bölümde, Can Aksın, Necati Doğru, Osman Ulagay, Hasan Cemal, Meral Tamer, Jale Özgentürk, Faruk Türkoğlu, Nezih Demirkent, Didem Demirkent, Betül Mardin, Uluç Gürkan, Umur Talu, Tayfun Devecioğlu, Mustafa Sönmez, Turgay Ciner, Mehmet Emin Karamehmet, Mehmet Ali Birand, Çetin Emeç gibi çok sayıda önemli ismin, ekonomi basın tarihi için kaynak teşkil eden anılarına yolculuk yapıyorsunuz.

KİMLER NE DEDİ?

Ekonomi Basını'nın etkili isimlerinin anılarından ve arşivlerinden yola çıkılarak hazırlanan kitapta, yakın döneme yönelik ilginç konular bulunuyor.

“Haksız rekabet var”

Ekonomi Basın Tarihi kitabında bir dönemin ekonomi gazetecisi günümüzde ise Vatan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Tayfun Devecioğlu şunları anlatıyor:

“Vatan çok iyi bir gazete oldu; kâr edemedi. Demek ki çok iyi işadamları değilmişiz. Bunun çeşitli sebepleri var. Ama bunda haksız rekabetin de çok etkisi oldu. Sabah Gazetesi Turgay Ciner'deyken bize karşı haksız rekabet yaptı. Sabah, Vatan'ın iki buçuk katı ağırlığındaydı. Ama çok ucuza satıldı. Reklam fiyatlarını da çok aşağıya çektiler...”

“Savaş Yöneten Komutan”

Hürriyet Gazetesi Ekonomi Müdürü Vahap Munyar'da basında ekonomi servislerinin çok önemli rol aldığı kavgalarla ilgili olarak tarihe şu notu düşüyor:

“Basın grupları arasında ciddi kavgaları başlatan Dinç Bilgin'ın tavırları oldu. Burada Sabah Gazetesi ile İstanbul'a gelen Dinç Bilgin'in taktiği şuydu: O dönem Hürriyet, Erol Simavi'deydi. Bana cevap verecekler ve bu şekilde gazetemin reklâmını yapacağım. Ne yazık ki yakın dönemde kavgaların rengi ve tadı çok değişti. Kavgalar artık gruplar arasında olmaya başladı. Yaşanan savaşlar, sektöre hiçbir şey kazandırmadı…”

Sağ ve Sol'daki gazeteci farkı

Türkiye Gazetesi köşe yazarlarından Metiner Sezer ise ekonomi gazeteciliğinin gelişmesinde 1980'den sonra hangi siyasi ideolojinin hakim olduğu konusunda ise şunları aktarıyor:

“Ekonomi basınının sol ideolojiden gelen gazetecilerle şekillendiği bir gerçek. Çünkü gazeteci olmak için tavuk olmak gerekir. Neden mi? Tavuk, kimin ne pisliği varsa deşerek ortaya çıkartır. Kedi ise pisliğini örten bir hayvandır. Gazeteciliğin doğasında merak etme, soru sorma vardır… ”

Eko Kulis artık yok

Ekonomi Basını'nda tüketici hakları ve eko kulis gibi konuların tanınmasında önemli rol oynayan Meral Tamer:
“Reklam verenin giderek artan baskısı, gazetelerin her yerinde olduğu gibi tüketici köşelerinde de kendini hissettiriyor. Bugün artık tüketici sorunları, gerektiği gibi bu yüzden dile getirilemiyor. Artık Ekokulis yazmak da kolay değil. Ekokulis yazıları bugün şirketlerin, PR faaliyet alanlarına dönüştü…”

Sahte IMF Mektubu

Güngör Uras'ın gazetecilik anıları kitaba ayrı bir renk katıyor. Birbirinden ilginç anılardan birisi de Bülent Ecevit Hükümeti döneminde gazeteci Uluç Gürkan'a yazılan sahte IMF mektubuydu. “TÜSİAD'da çalışıyorum. Uluç Gürkan sıkıntıyla beni aradı. 'Türkiye-IMF (Ulusalararası Para Fonu) anlaşma yapıyormuş. Haberin var mı?' dedi. 'Yok. Ama üzülme sana mektubu bulurum', dedim. Çünkü IMF'in nasıl bir mektup göndereceğini tahmin ediyorduk. Ben oturdum Uluç Gürkan'a mektup yazdım. ANKA'dan bu haberi Uluç Gürkan geçti. Dönemin Maliye Bakanı Ziya Müezzinoğlu'na kadar olay gitti. Müezzinoğlu, gazetecilerin Bakanlık'ta casusları var” diyerek kıyameti koparttı…”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*