Ekonomide makro tedbirler alındı

Ekonomide makro tedbirler alındı.5587
  • Giriş : 02.12.2006 / 00:00:00

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Türk ekonomisinin makro ekonomiyle ilgili problemlerini hallettiklerini, bundan sonra mikro ekonomiyle ilgili tedbirler alacaklarını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bursa Ticaret ve Sanayi Odası tarafından organize edilen Bursa vergi rekortmenleri ödül töreninde konuşan Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, hükümet olarak Türkiye'de üretimin önünü açmak için yoğun çaba sarfettiklerini kaydetti. Unakıtan,"Türkiye'nin en büyük sıkıntısı ara malların ithalatındaki fazlalık. Bizim ihracatcıyı üreticiyi desteklememiz lazım. İstihdam üzerindeki vergi yükünü azaltmamız lazım. 49 işci alıyor sonra alamıyor. Niye? Çünkü, alırsa doktor, avukat alması lazım. Yoldan geçen ne varsa, alması lazım. Böyle şey olur mu? Adamın avukata ihtiyacı varsa gider, avukat tutar. Bunları kaldıracağız. Bu olmaz. Üreticimizin önünü açacağız. Ara mallar ne demek? Para başka ülkelerin insanlarının cebine giriyor demek" dedi.

Ekonomiyle ilgili makro tedbirler aldıklarını, sıranın mikro önlemlere geldiğini belirten Bakan Unakıtan, kredilerin faiz oranlarını düşüreceklerini, vergi yükünü azaltacaklarını belirterek, bundan sonraki hedefin ülke insanının, özel sektörün rekabet gücünü artırabilmek olduğunu kaydetti. Unakıtan, "Devlet tüccar da, sanayici de olamaz. Yapamaz, işin tabiatına aykırı. Kar edeni de, zarar edeni de satıyoruz. Geçen yıl, 111 milyar YTL yatırım yapıldı. Bunun yüzde 80'ini özel sektör yaptı. Özel sektör daha ekonomik, daha sağlıklı yapıyor. Ekonomideki kalkınmanın temeli özel sektör, yani sizlersiniz. Bizim hükümetimiz politikası budur. Devlet baraj yapıyor, baraj bitmeden temeli çatlıyor. 30 senede baraj yapılıyor olur mu öyle şey. Özel sektör o işe de girecek. Devlet de para var yapacak, para yok yapamayacak. Devlet devletliğini yapsın, bütçeye sahip çıksın. O bütçe açık vermişse enflasyon artıyor, açık vermişse büyüme istikrarlı oluyor. Ekonomi sağlıklı ve güvenli oluyor" diye konuştu.

Bir ülkede ekonomik istikrarla birlikte siyasi istikrarın da çok önemli olduğunu ifade eden Bakan Unakıtan, "Eskiden 90 günde akredite açtıramıyorduk. Ülkemizin riski yüksek diye vermiyorlardı. Artık Türkiye'nin değeri arttı. Herkes baksın 2000 yılında evi olan evine, arsası olan arsasına, fabrikası olan fabrikasına baksın. 2000 yılında değeri neydi şimdi ne oldu. Hesabınızı iyi yapın ama, korkmayın. Artık Türkiye'nin değeri arttı. Eskiden bir iş yapacağımız da yurtdışından borç almaya kalktığımızda 90 günde akredite açtıramıyorduk. Ülkenizin risk durumu uygun değil deniyordu. Türkiye'ye öncelikle ekonomik ve siyasi istikrar lazım. Siyasi istikrar için tek parti gerekli. Koalisyon bize yaramıyor" diye konuştu.

"Hepimiz aynı geminin içindeyiz" diyen Unakıtan şöyle konşutu," Bu geminin ileri gitmesi için hepimize görevler düşüyor. Bu sene 46 milyar YTL faiz ödüyoruz. Bu faiz oranlarını indirmemize rağmen bu noktada. 20 yıl önce 3-4 milyar YTL idi. Bunu hiç ödemezsek bu parayla ne yapılmaz sorarım size. Şu anda haraç gibi bize borç verenlere faiz ödüyoruz. 'Maliye Bakanı gelsin ama elemanları gelmesin deniyor' Benim arkadaşlarımdan korkmayın. Şimdi birazda değişik teknik çalışıyorlar. Denetim elemanlarının hepsine 1 bilgisayar verdim. Risk analizleri yapıyorlar. Nerede kayıp kaçak varsa bilgisalardan tesbit edip oraya gidiyorlar."

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da, Türkiye'de zaman zaman 'Benim hesabını veremeyeceğim yok' diyen bazı babayiğitler çıktığına işaret ederek, "Açık söyleyeyim Türkiye'de 'kimse hesabını veremez'. Ama kimse hesap vermek istemiyor. 'Bakan gelsin elemanları gelmesin' diyorlar. Demek ki sistemde çarpıklık var. Hesabın iyi sorulması lazım. Biz hesabımızı vermek istiyoruz alnımızın akıyla. Hesap veremeyen hesap soramaz" şeklinde konuştu.

Hisarcıklıoğlu, kamu harcamalarının 90 kat, milli gelirin 60 kat arttığının altını çizerek şunları ifade etti: "Harcamalar gelirden daha fazla. Böyle kalkınma olur mu? Aman devletden birşey istemeyin. İstedikçe bizden çıkıyor. Kamu harcamaları milli gelirden daha az olamayan hiçbir devlet ayakta kalamaz. 600 bin kurumlar vergisi mükellefi var. İlk 1000'i kurumlar vergisinin yüzde 85'ini ödüyor. Bu kayıt dışı ekonomiyi gösteriyor. Bunun için sistemi yeniden yapılandırmamız lazım. Verginin tabana yayılması lazım. Vergi kanunu yeniden yazılmalı."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious