Ekranlardaki kabus geri döndü

  • Giriş : 13.11.2006 / 00:00:00

Kaynana Semra, Hamit Türk ile Caner-Tülin ve benzerleri ekranları yine sardı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Çocukların ekran başında olduğu saatlerde evlerimize giren bu programlarda irdelenen konuların çarpıklığı herkesi rahatsız ediyor.

Cinayet, fuhuş, tecavüz gibi konuların milyonların önünde tartışıldığı seviyesiz diyaloglar, ısıtılıp ısıtılıp tekrar insanların önüne sunulan medyatik aşklar, kurgulanmış ve düzeysizliğiyle herkesin tepkisini çeken program içerikleri şimdi neredeyse toplumdaki herkese, “Böyle nereye gidecek?” sorusunu sorduruyor.

Oğlu Ata Türk ile katıldığı 'Gelinim Olur musun' yarışmasından sonra şöhret olan Semra Yücel, oğlunu uyuşturucuya kurban vermesine rağmen hâlâ bir reyting aracı olarak görülüyor. Geçtiğimiz günlerde kızı Seçil Türk'ün evi terk edip sevgilisine kaçmasının ardından yine gündeme gelen Semra Yücel, konuk olduğu programlarda milyonları sinirlendirmeye devam ediyor. Kaynana Semra’nın ekranda olduğu saatlerde bir başka kanalda eski eşi Hamit Türk, nişanlısı ile ekrana geliyor.

HEM KIZILIYOR HEM İZLENİYOR

Üç yıldır bir türlü evlenemeyen Tülin-Caner ikilisi de yeniden Seda Sayan programında ekranlara gelmeye başladı. Birbirlerine demediklerini bırakmayan ikili öyle büyük ilgi görüyor ki yüzde 30 reytingiyle, Seda Sayan'ın sunduğu 'Sabahların Sultanı' isimli programı zirveye taşıdı. Bu da toplumun hem kızdığını hem de izlemekten vazgeçmediğini kanıtlıyor. Peki RTÜK, özellikle sabahları ekrana gelen ve toplumu yozlaştıran tüm programlar için ne düşünüyor? Uzmanlar konu hakkında neler söylüyor? Vatandaşlar ise Radyo Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) yeni şikâyet hattı 444 1 178'in devreye girmesinin daha etkin bir denetim sağlanmasının aracı olması gerektiğini belirtiyor ve " Şikâyete gerek kalmadan inisiyatiflerini kullanmalılar” diyor

UZMANLAR: KİM DUR DİYECEK?

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Suat Gezgin: Bu tür programlar artık ayyuka çıktı. Bunların yerlerine belgesel gibi insanları bilgilendirici programlar koymak gerekir. Bunu da artık kanal yöneticisi mi belirler, Radyo Televizyon Üst Kurulu’mu belirler bilmiyorum. Reyting için bunları yayınlamak hiç etik bir davranış değil bakalım buna kim dur diyecek! Bunlar bir kere bizim örf ve adetlerimize aykırı programlar, saygınlığı kaybettiriyor. Reytingler ne derece doğru bu da tartışılır tabii. Nerelerde o cihazlar, kimler seyrediyor bunları da bilmek lâzım. Ben de bir iletişimciyim ama biz buradan öğrencilerimizi mezun ederken gidin bunlar gibi topluma aykırı programlar yapın demiyoruz. Bu şekilde de yetiştirmiyoruz. Medyanın anlamı topluma eğitici öğretici haberler, programlar sunmaktır. Psikiyatr Profesör Dr. Nevzat Tarhan: İnsanların iyiyi, doğruyu bilmeden seyretmesi bu kişilerin örnek alınmasına yol açar ve insanlar artık eğer ben de böyle olursam televizyonlar bana da rağbet gösterir diye düşünmeye başlıyorlar. Onun için bu tarz kişiler ve programlar toplumun ruh sağlığına zarar veriyorlar, yanlış kimlik modeli oluşturuyorlar.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious